Bölüm 5
Sabah olmuştu. Güneş ışıkları pencereden içeri sızıyordu. Elena bütün gece uyanık kalmıştı. Eskiden olsa gözleri şişer, kızarır ve kapanmak için direnirdi. Ama şimdi… hiçbir yorgunluk belirtisi yoktu. Kendini şaşırtıcı derecede iyi hissediyordu.
Okula gitmek için hazırlandı. Kahvaltıya indi. Masaya oturdu, bir lokma alacaktı ki midesinde garip bir kasılma hissetti. Anlaşılan değişen sadece bedeni değil, beslenme alışkanlıklarıydı.
Okul sıradan geçmişti. Ama Elena için her şey farklıydı. Kim ne konuşuyor, kim kapılar ardında ne yapıyor… hepsini duyabiliyordu.
Akşam olduğunda ailesi yemek yerken Elena tabağına birkaç yiyecek doldurup “ders çalışacağım” bahanesiyle odasına çıktı.
Gece olmuştu. Ev sessizdi. Ailenin derin uykusunda yalnızca hafif nefes sesleri duyuluyordu.
Elena, odasında otururken boynundaki kolyenin hafif parıltısını izledi. Gecenin karanlığı, içindeki yeni güçleri ve kan arzusunu daha da belirginleştiriyordu.
Kalbi hızla çarptı. “Sadece izlemek… kimseye dokunmayacağım,” diye fısıldadı. Ama susamışlık, soğuk ve keskin bir his olarak yayılıyordu.
Dudakları titredi. Dudağının kenarında hafif bir gerilim oluştu.
Yavaş adımlarla annesinin odasına yöneldi. Kapıyı hafifçe araladı. İçeride annesi ve babası huzur içinde uyuyordu.
Bir insanın boynu ve bilekleri… Elena’nın kan arzusunu daha da artırıyordu.
Bir an nefesi kesildi. İçgüdüleri yaklaşmasını söylüyordu.
Elena durdu. Derin bir nefes aldı. Kolyeyi tuttu.
“Hayır… kontrol bende,” diye fısıldadı.
Sessizce yatağın kenarına eğildi. Sadece elini battaniyeye dokundurdu.
Kalbindeki susamışlık ve gerilim zirveye ulaşmıştı. Ama kimseye zarar vermedi.
Gerilimi yatıştırmak için sessizce odadan çıktı. Bahçeden karanlık ormana doğru ilerledi.
Ay ışığı ağaçların arasından sızarken Elena bir avın cazibesini hissetti.
İçindeki susamışlık artık kontrol edilebilir bir seviyedeydi. Ama hâlâ tatmin edici bir gerilim yaratıyordu.
Ormanda sessizce yürüdü. Avını gözledi. Birkaç adımda yaklaştı.
Derin nefesler alarak içgüdülerini takip etti. Ama kanını içmek yerine… sadece kokladı ve gözlemledi.
Bu onun için bir testti. Hem vampirliğini hissetmek hem de iradesini güçlendirmek.
Gece boyunca ormanda birkaç kez avlandı. Nefesini ve susamışlığını kontrol etti.
Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte eve döndü.
Kolyenin verdiği güven ve kontrol hissiyle… biraz daha olgunlaşmış, biraz daha güçlü hissediyordu.
O an Elena anladı: Vampirliğin cazibesi ve tehlikesi her zaman yanında olacaktı.
Ama kontrol etmek… tamamen onun elindeydi.