İnatlaşma

538 Words
Kapının menteşeleri yerinden sökülecekmiş gibi çarpıp gidişinin sesi, taş duvarların arasında hâlâ yankılanıyordu. Elimdeki rulo gazlı bez yere yuvarlanmış, masanın köşesindeki tentürdiyot şişesi titriyordu. Ben ise oturduğum taburede, bir yangının tam ortasında donakalmış gibi öylece kalmıştım. Göğsüm öyle bir hızla inip kalkıyordu ki kazağımın yakası boğazımı sıkıyordu. Parmak uçlarım... Tanrım, parmak uçlarım hâlâ alev alev yanıyordu! O yaralı, kaba, taş gibi sert elini tuttuğum o an; derisinin sıcaklığı, saçlarım elimin tersine döküldüğünde adamın gözlerinde patlayan o vahşi, zapt edilemez karanlık... Ve bana bakışı. Beni öpecekti. Kendimi kandıracak değildim; o bir karışlık mesafede, dudakları çenemin hizasındayken, gözleri dudaklarıma kilitlendiğinde içindeki o canavarın nasıl zincirlerini kopardığını görmüştüm. Nefesimi kesmişti. Hayatımda ilk defa bir erkeğin karşısında bacaklarımın bağı çözülmüş, kalbimin göğüs kafesimi delip geçeceğini sanmıştım. Ama sonra ne yapmıştı? Sanki ben ona veba bulaştırmışım gibi elimi fırlatıp atmış, kapıyı vurup kaçmıştı! "Korkak," diye fısıldadım odanın boşluğuna doğru. Sesim önce titredi, sonra hırsla çatallaştı. "Ödlek dağ ayısı!" Ayağa fırladım. Yerdeki sargı bezini hırsla tekmeledim. Odayı adımlarken beynimin içinde dün geceden beri çınlayan o zehirli cümle yeniden yankılandı: “Sen benim tipim bile değilsin Şehirli. Boş yere heveslenme.” "Tipin değilmişim..." Ellerimi saçıma daldırıp çektim, tırnaklarımı avuçlarıma geçirdim. Hâlâ hazmedemiyordum. O laf bir kılçık gibi boğazıma batıyordu, yutamıyordum. "Heveslenmeymiş! Kibir abidesi buzdolabı seni! Tipin değilmişim öyle mi?" Masanın üzerindeki küçük el aynasını kaptım. Aynadaki aksime baktım; yanaklarım öfkeden ve az önceki o yakınlaşmanın ateşinden al al olmuştu. Ela gözlerim çakmak çakmak parlıyor, saçlarım omuzlarıma darmadağınık dökülüyordu. "Neyim eksikmiş benim?" dedim aynadaki yüzüme hırsla fısıldayarak. "Neyim eksik be adam? Keçi gibi inatçıymışım, kibirliymişim, başına buyrukmuşum... Ama güzelliğime gelince dilini yuttun değil mi? 'Senin gibi...' deyip tıkandın! Az önce o taburede ağzının suyu aka aka dudaklarıma bakarken neredeydi o tip standartların?!" Geçmişini biliyordum, evet. Yüreğindeki o kanayan mezarı, Elif’i, doğmamış bebeğini dinlemiştim ve içim parçalanmıştı. Ona acımıştım, merhamet etmiştim. Ama bu... Bu başka bir şeydi! Bu adam o mezarın arkasına saklanıp bana hakaret edemezdi. Beni böyle yerin dibine sokup, sonra da nefesimi kesip arkasını dönüp gidemezdi! Hem beni deli gibi arzulayacak, hem de yüzüme karşı beni aşağılayacaktı, öyle mi? Aynayı masaya sertçe bıraktım. Çıkan ses taş odada bir yemin gibi yankılandı. Gözlerimi kısıp kapıya, onun az önce kaçtığı yöne doğru diktim bakışlarımı. İçimde daha önce hiç hissetmediğim, diş bileyen, vahşi bir kadın uyandı. O hayat dolu, neşeli, kırılgan Neva’nın içinden; o koca buz dağını yerle bir edecek bir volkan fışkırdı. "Görürsün sen Yüzbaşı Teoman Otman..." dedim tane tane, dişlerimin arasından bir ant içer gibi. "Görürsün sen tipin miyim, değil miyim!" Bir adım öne çıktım, işaret parmağımı boşluğa doğru salladım: "Seni kendime deli gibi aşık etmezsem... O aklını başından alıp seni Mecnun gibi bu dağlarda dolandırmazsam bana da Neva demesinler! O buzdan kalelerini tek tek yıkmazsam, o kibirli başını önümde eğdirmezsem namerdim!" Kalbim öfkeyle ve delice bir heyecanla çarpıyordu. Artık sadece bu dağdan çekip gitmek yoktu. Kaçmak yoktu. O beni bir sivil, bir zaafiyet, hafif bir heves sanıyordu; ona bir kadının nelere muktedir olduğunu gösterecektim. "Beni küçümsedin ya..." diye fısıldadım, dudaklarımda tehlikeli, meydan okuyan bir tebessüm yeşerirken. "Bana o lafı ettin ya... Yeminim olsun Teoman, o koca gövdenle, o eğilmez dediğin gururunla seni bu dizlerimin dibine çöktüreceğim. Karşımda af dileyerek, gözlerimin içine aşkla yalvararak diz çökeceksin. Ve ben o buzdan kalbini ellerimin arasında cayır cayır yakacağım!"
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD