Kollarımı gögsümün üzerinde bağlamış, yaslandığım duvardan hasta yatağında yatan Okanı izliyordum.. Hala uyanmamış olsada, doktor durumunun iyiye gittiğini söyleyerek hepimizin yüreğine su serpmişti.. Ara ara acıyla inliyor ve çoğunlukla "anne" diyerek inliyordu.. Gökhan abimi ameliyathanenin önünde görmemin üzerinden, dört gün geçmişti.. Bu dört günde annemi telefonla arayıp, Okanın durumu hakkında bilgi alıyor ve geri kapatıyordu.. Onun dışında ne odasında ziyarete gelmişti, nede hastanede beklemişti.. Halletmesi gereken işleri varmış demişti annem ama, ben bu işlerin Okanın kazasıyla alakalı olduğunu anlayabiliyordum.. Çünkü Alperende sık sık elinde telefon ile ortadan kayboluyor ve sonrasında onu sık boğaz etmemem için daha nereye kaybolduğunu sormadan basit kaçamak konuşmalar yapı

