YEMEK

1508 Words

Cumartesi öğleden sonra Banu, oturma odasında sessizce kitap okurken kapı zili çaldı. Başını kaldırıp etrafına baktı ama Emirhan’ı göremedi. Az önce bir telefon görüşmesi yapmak için dışarı çıkmıştı; Banu’nun rahatça okuyabilmesi için onu yalnız bırakmıştı. Cam kapılardan dışarı baktığında hâlâ telefonda olduğunu gördü. Omuz silkti. Kapıyı kendisi açabilirdi. Kitabını kenara bırakıp kapıya doğru yürüdü. Yan cam panelden dışarı baktığında kapıda duran adamı fark etti. Uzundu—hatta Emirhan’dan bile daha uzun. Koyu siyah saçları ve derin, karanlık gözleri vardı. İçinden bunun Emirhan’ın üniversiteden bir arkadaşı olabileceğini geçirdi. Kilidi çevirip kapıyı açtı. “Merhaba.” Adam onu baştan aşağı süzdü. Ama bu bakış rahatsız edici değildi; en azından Banu öyle hissetmedi. Eğer öyle olsa

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD