Kontrollerden geçtikten sonra avukatlarımızla buluşup duruşmanın görüleceği salona geçtik. Az ilerimizde babamın avukatları, annem, halam ve amcam vardı. Avucumdaki inciyi parmaklarımda dolaştırırken nefesimi düzenlemeye çalıştım. "Ercüment nerede?" Amir gözlerini benden ayırmıyordu. Bakışlarını üzerimde hissediyordum. "Birazdan burada olur." Tayyar'da ortadan kaybolmuştu. Kendi işleriyle alakalı olmalıydı. "Nefes alamıyormuşum gibi hissediyorum. Bu inciyi yutsam daha fazla mı güç alırım." Dedim sıkıntılı bir gülüşle. Beyaz dişlerini göstererek dikkatimi dağıtmasını çok iyi biliyordu. "Gel yanıma." Aramızdaki bir adımlık mesafeyi kapatınca belimden tutarak bedenimi ona yaslamamı sağlamıştı. "Gözlerini kapatarak benimle beraber nefes alıp ver." Temasıyla titremem azalarak bitmiş. Mır

