Aslan Sessizlik odanın içinde asılı kalmış olan gerilimle birleşince vakit geçmek bilmez bir hal almıştı. Sedirin üzerindeki ince battaniyeye sarılmış, sırtımı o sert deriye yaslamış bir halde karanlığın içinde parlayan tavandaki oymaları izliyordum. Yan taraftaki o devasa yatakta, Berfin’in düzensiz, ürkek nefes alışverişlerini duyabiliyordum. O uyumuyordu, ben de uyumuyordum. Aramızda sadece birkaç metrelik bir mesafe vardı ama bu mesafe, Mardin ovasını boydan boya kat edecek bir uçurum kadar derindi. Zihnimde hala o anın izleri vardı. Teninin sıcaklığı, o gül kokusu ve boynunda bıraktığım o mor iz… Bir kadına, üstelik abimin emanetine karşı hissettiğim bu vahşi arzu, kendime olan öfkemle birleşip içimde devasa bir yangın çıkarıyordu. Kadınlardan nefret ediyordum. Onların her bir bakış

