Konağın demir kapıları gıcırdayarak açıldığında, avluya çöken sessizlik cenaze evinin o soğuk ve ağır havasını daha da ağırlaştırıyordu. Aslan, kucağında bir kuş tüyü kadar hafif ama bir o kadar da cansız duran Berfin’le birlikte arabadan indi. Kollarındaki kadının başı göğsüne yaslıydı siyah yazmasının altından firar eden birkaç tutam saç, Aslan’ın gömleğine takılmıştı.
“Odaya çıkarayım mı ana?” diye sordu Aslan, sesi yorgunluktan ve acıdan kısılmış bir halde.
Esma Hanım, elindeki mendille gözlerini silerken başıyla yukarıyı işaret etti. “Çıkar oğlum, çıkar. Kendi odasına, Adar’ımın odasına yatır. Gelinimizdir, emanetimizdir. Şifa hanım da bir baksın, tansiyonu mu düştü nesi var anlarız.”
Aslan, merdivenleri ağır adımlarla tırmanırken kucağındaki kadının yüzüne bakmamaya çalışıyordu. Ama her adımda Adar’ın o hırıltılı sesi kulaklarında yankılanıyordu. ”Berfin sana emanetimdir… Ona hiç doku…” Bu vasiyetin yarım kalmışlığı, Aslan’ın yüreğine bir kor gibi oturmuştu. Üstelik o “Adar Abi” feryadı… Bir kadın, helali olduğu adama neden ölürken “abi” diye seslenirdi?
Odanın kapısını ayağıyla hafifçe itip içeri girdi. Burası ağabeyinin odasıydı her köşesi onun kokusunu, onun varlığını taşıyordu. Berfin’i yavaşça, o büyük oymalı yatağın üzerine bıraktı. Genç kızın yüzündeki o masum ama kederli ifade, Aslan’ın içindeki huzursuzluğu daha da körüklüyordu. Berfin, bu koca konakta geçirdiği bir yıl boyunca ne yaşamıştı?
Aslan, yatağın kenarındaki örtüyü Berfin’in üzerine örterken parmakları yanlışlıkla kızın buz gibi eline değdi. O an Berfin, sanki bir kabustan uyanır gibi irkilerek gözlerini araladı. Bakışları önce tavanın ahşap işlemelerinde, sonra odanın loş köşelerinde gezindi ve en sonunda başucunda dikilen Aslan’ın sert çehresine çakılı kaldı.
“Aslan abi?” dedi Berfin sesi bir fısıltıdan farksızdı. Doğrulmaya çalıştı ama başının dönmesiyle tekrar yastığa düştü. “Ben… Ben neden buradayım? Adar Abi nerede?”
Aslan, “Adar Abi” hitabını bu kez çok daha net duymuştu. Kaşlarını hafifçe çattı, yatağın yanındaki sandalyeye çöktü. “Gittik, defnettik geldik Berfin. Mezarlıkta bayıldın, ben getirdim seni.”
Berfin’in gözleri anında yeniden doldu. Dudakları titremeye başladı. “Bitti mi gerçekten? O da mı gitti? Kimsem kalmadı mı artık bu devasa taşların arasında?”
Aslan, bu yakarıştaki o derin yalnızlığı hissetmişti. “Biz varız,” dedi tok bir sesle. “Anam var, babam var. Ben varım. Abimin emanetisin sen bize.”
Berfin, yaşlı gözlerini Aslan’ın gözlerine dikti. Bakışlarında öyle bir ifade vardı ki sanki bir sırrı haykırmak istiyor ama boğazına düğümlenen o töre zincirleri buna engel oluyordu. “Emanet mi?” dedi acı bir gülümsemeyle. “Adar Abi de öyle derdi. ‘Sen bana bu hayatın borcusun Berfin, seni korumak benim boynumun borcu’ derdi.”
Aslan dayanamadı, sormak için yanıp tutuştuğu o soru dudaklarından dökülüverdi: “Berfin… Sen ona neden ‘abi’ diyorsun? Bir yıldır karısı değil miydin onun? Bu konağa gelin gelmedin mi?”
Berfin, bu soruyla birlikte kaskatı kesildi. Bakışlarını hızla kaçırdı, elleriyle yorganın kenarını sımsıkı kavradı. Odanın içindeki sessizlik, dışarıdaki ağıt seslerini bile bastıracak kadar gergin bir hal aldı. Berfin tam ağzını açıp bir şey söyleyecekken, kapı aniden açıldı ve içeriye elinde bir tepsiyle Esma Hanım girdi.
“Uyanmışsın kuzum,” dedi Esma Hanım, sesi otoriter ama şefkatli bir tonla. “İç şu şerbeti, kendine gel. Aslan, baban seni aşağıda bekler. Aşiret ağaları taziyeye gelmeye başladı, kapıda durman gerek. Abinin yokluğunu aratmayasın.”
Aslan, Berfin’in üzerindeki o gizemli örtüyü aralamak üzereyken gelen bu müdahaleyle geri çekilmek zorunda kaldı. Ayağa kalktı, son bir kez yatakta büzülmüş duran küçük yengesine baktı. Berfin’in gözlerindeki o korku ve minnet karışımı ifadeyi ömrü boyunca unutmayacaktı.
Aşağı inerken zihninde sadece tek bir düşünce vardı. Adar’ın ölmeden önce söyleyemediği o “dokunma” uyarısı, sadece Berfin’i korumak için miydi, yoksa saklanan çok daha büyük bir hakikatin perdesi miydi? Aslan, artık sadece abisinin yasını tutmayacaktı o, bu konağın duvarları arasına gizlenmiş o büyük sırrın peşine düşecekti.