Aslan’ın ağırlığı bedenimi yatağa mıhlamıştı. Çıplak göğsü, tenimi alev alev yakıyordu. Aslan, dudaklarını boynumdan köprücük kemiklerime doğru yavaşça kaydırdı. Bütün dünyam, kocamın parmak uçlarının tenimde bıraktığı elektrik akımlarıyla sarsılıyordu. Gözlerimi sımsıkı kapattım, nefes almak bile başlı başına devasa bir savaşa dönüşmüştü. Aslan’ın dudakları göğüslerimin üzerindeki dantellerin sınırında gezinirken, ellerim istemsizce Aslan’ın saçlarına karıştı. Siyah, ince kumaşın üzerinden kayan sıcak parmakları, aklımı başımdan alacak kadar ustaydı. Karşımdaki adamın dokunuşları, içimde yıllardır uyuyan bütün arzuları vahşice uyandırmıştı. Dudaklarımın arasından süzülen iniltilere kesinlikle engel olamıyordum. Aslan, başını kaldırıp kapkara gözlerini gözlerime dikti. Şahmeran gibi tehli

