Yumurtayı tedavi etmek istiyorsa yılan ırkından gelen kişileri bulması gerek. Nagalar belden aşağı yılan üstü insan olan yarı insan yarı canavar olan bu ırk batıda ki yağmur ormanlarında bulunur. Oraya bu şekilde gitmek her ne kadar Nacaal'ın onayını almış olsa da intaardan farksız olurdu.
Nagalar geniş fikirli bir ırk değildi. Daha çok kendi içinde yaşamayı severler yabancılardan hoşlanmazlar. Bu yüzden tüccar loncasında görev alıp Nagalar ile ticaret yapan kervana katılmak en güvenli yol. Uzun süreli ilişkileri olan tüccarlarla ticaret yaptıkları tanıdıklarla gitmek hiç yoktan düşmanlık çekmeyecektir. Ticaret loncasında hangi tüccarın bu işi yaptığı ve o tüccardan bir iş bulmak içinse tüm söylenti ve dedikoduların olduğu handan başka yerde olamaz.
Akai kalmak için ücret ödeyip rahat bir oda kiralamanın bu işin kreması olarak düşünerek ilerledi.
Karasakal bar ve han olarak iki türlü hizmet veren eski bir yapıydı.
İçerisi tarihi meyhanelere benzer taş masalar tahta sandayler ile döşeliydi. Duvarlarda ki alev topları yerine meşale olsaydı Akai 18.yy da bir bara geldiğini düşünürdü.
Bar tezgahına yaklaşana kadar bir çok göz onu izledi. Üzerine gelmeden üç puana aldığı siyah şapkalı pelerine şükretmeden edemedi.
"Yedi artı iki dokuz eder"
Saçma bir ilk öğretim matematiği söylediğinde tezgahta ki adamın ifadesi değişmeden gümüş anahtatlardan farklı altın renkte ki anahtarı verdi.
"Üçüncü kat en sonda ki oda"
Akai ne kadar sakin görünse de oyunda ki bilginin geçerliliğine emin olmadığı için gerginlikten atan kalbi sakinleşti. Altın anahtarı aldığında kalabalık han içeriye girdiğinden beri süren kısa süreli sessizliği bozup gürültülü hale geldi.
Üçüncü kat son oda karasakal bar sahibinin bilgi alış verişinde bulunduğu yerdi.
Bir kaç kez bilgisiz çıktığı görevlerde ölümle yüz yüze gelerek öğrendiği kolaylıktı. Puanları harcamaya değer bir yer eğer hayatına önem veriyorsan. Beyaz saçlar ve deniz mavisi gözler karasakal lakabından zıt bir görünüme sahip soylu.
Liam Arlock unvanı keskin pençe bir likan soyundan gelen kurt adam dönüşümü geçirebilen Savaşcı şuan ki seviyesi doğru hatırlıyorsa orta seviye savaşçı olmalı ki bu tüm statü puanlarının elliden aşağı olmadığını gösterir.
Savaşçılar başlangıç orta seviye ileri seviye ve uzman olarak ilk etapta dört adıma ayrılır. Bir Uzman bir savaşçı daha sonra kılıç topuz balta mızrak gibi kullandığı silahına göre derecelendirilmeye başlar. Uzman savaşçılar silah ruhu uyandırabilirler öyle ki uzman olduktan sonra ki seviyelerde silah olmadan sıradan bir tahta çubuğu kullanarak kayayı ikiye ayırabilir. Hatta bir ağaç yaprağı ile insan öldürebilir.
İlk on kat içinde uzman bir savaşçıya denk gelmek neyse ki imkansız.
"Oh bir müşteri... Size nasıl yardımcı olabilirim?"
Akai her ne kadar hayatına puanlardan daha fazla değer verse de puanları kullanacağı bir çok yer vardı. Puan harcamadan bilgi alış verişinde bulunmayı hedeflediği için gergin ve ürkek görünüm sergilemek istemedi.
Rahat bir görünüm sergileyerek oyunda binlerce kez gördüğü soylu selamını verdi. masanın önünde ki koltuğa davet edilmeden oturdu.
"Sör Liam sizlerin bu şubeye baktığından habersizdim."
Liam yeni müşterinin biraz bilgili olduğunu fark edince davranışlarına tek kaşını kaldırdı.
"Sizlere ne diye hitap etmeliyim leydim?"
Konuşmada hitap şekli müşteriden leydi olarak değişmiş olsa da Akai rahatlamadı. Eğer ismini verirse bir kaç dakika içinde denemeden çıkan bir vasıfsız insan olduğunu öğreneceğinin farkında olarak kıkırdadı.
"Benim ismim önemli değil müşteri olmak daha iyi Sör Liam. Buraya gelme sebebine gelirsek"
Parmağı ile yanında ki çalışma masasında ritim tuttu.
"Nagalar"
Liam bu sabah enteresan olayların günüymüş gibi yaşıyordu. Önce denemeden yeni çıkan kahir adında bir insan onun adını biliyordu. Şimdi ise ismini bile vermeyen bir genç kız gelmişti.
İsminin bu kadar yayılıp yayımladığı şüpheli. En ilginç olanı ise yeni oluşturduğu iki günlük şifre bu iki kişi tarafından biliniyordu.
"Nagalar?"
Akai sakin bir ifade ile oyunda ki Liam'ın önem verdiği konuları düşündü.
"Sana açık artırma salonunda çıkacak son nesneyi söyleyebilirim. Yanılmıyorsam açık artırma duyurusu bir kaç gün önce yapıldı."
Liam'ın yüz ifadesi değişti.
Akai içten içe mutluluk çığlıkları atarken sakin kalmaya çalıştı. Hadi sor ve ilgilen (!)
"Galiba bu herkes tarafından bilinen bir bilgi oldu."
Şaşırma sırası Akai'deydi.
"Nasıl? Daha bir kaç gün oldu. Başka biri daha mı geldi?"
Akai'nin şaşkınlığına Liam gülümseyerek yanıtladı.
"Evet sizden bir kaç saat önce bu bilgiyi birinden satın aldım."
Akai kaşlarını çattı. Oyunda böyle bir şey olmadı. İlk defa oyun dışında gelişen bir olay var. Bu da kendisi gibi oyunu oynamış biri olabilir mi? Hayır bunlar bir rüya olmasa bile kendi gelişi çok gizemli farklı biri olsa daha fazla iz bırakmalı. Ancak farklı bir kapı seçtiyse...
"Bu kişinin adı yada görünümü nedir?"
Liam iki parmağını kaldırdı.
"Yirmi puana söylerim"
Akai ayak üstü soygunculuğa eş değer rakama gözlerini devirdi.
"Neyse boşver nasıl olsa benim geldiğim yerdense daha sonra karşılaşırız. O halde başka bir bilgi sunacağım."
Akai ağrıyan başını ovdu. Bu bilgiyi kendine saklayıp saklamamak arasında gidip geliyordu.
Liam sessizce ona eşlik ederek içten içe yaşadığı mücadeleyi izlerken beyni ayrı bir şekilde çalıştı." Benim geldiğim yerden "
Onun geldiği yer neresiydi ki bir açık artırma salonunun gizli son eşyası biliniyordu. Sarı Altın açık artırma salonu bu şehrin lorduna aitti. Ve gizli bir eşya olacağı haberi iki gün önce duyuruldu. Denemeden gelen o adam ve bu kız ikisinin bunu bilme sebebi Lord ile bir bağlantıları olması olabilir mi? O halde neden gelir gelmez lorda gelmektense lordun işine taş koyacak bilgiyi buraya satmayı tercih ediyorlardı?
Lordun gücünü göz önüne almıyorlar mıydı?
"Sanırım Sör Liam Arlock kontluğu şu aralar bir problem yaşıyorlar."
Akai'nin sözleri Liam'ın dağılmış dikkatini tekrar topladı.
"Lordun sevgilisi Güney bölgesinde ki küçük vahada."
Liam oturduğu yerden kalktı. Bir kaç hafta önce Lord ve sevgilisi büyük bir tartışma yaşadılar. Bu yüzden eşi ortalıktan kayboldu. Lord Arlock kontluğuna onu bulma emri verdi. Bu yüzden başı ağrıyordu. Binlerce işi arasında birde lordun sevgilisini bulmak zorunda kalmak...
"Doğru mu söylüyorsun?"
Akai iki elini yana açtı.
"Bugün bir işim için Kader Yıldızı'nın iki ucunu harcamış oldum."
Kader yıldızı oyunda var olan bir başarım ödülüydü. Bir kişiye Gelecekte olabilecek olayları öğrenmek için beş hak veren bir yetenek. Beş defa kullanıldığında yok olur. Eğer bu bilgileri nereden bilgini açıklayamasaydı konu o lorda kadar giderdi.
Liam gözlerini irice açtı.
"Kader Yıldızı demek!"
Tüm soruların anahtarını bulmuş gibiydi.
"Sabah ki adam ve sen ikiniz de bu yüzden bu bilgileri biliyordunuz (!)"
Akai sabah gelen kişinin bir erkek olduğunu öğrenmiş oldu. Bu yeterli olmasa da beleş bilgi bilgidir.
"Sabah ki adamı bilmiyorum ama benim bir hakkımı onun yüzünden boşa harcadım. Her neyse küçük vaha merkeze en yakın olan. Orada bulabilirsiniz."
Liam öncekinden daha sıcakkanlı bir tavırla masa da ki zili çaldı.
"Çay kahve ne içersiniz sevgili müşterim"
Müşteri kelimesinin önünde ki ek ve ikramlar onun burada ki konumunun bir Level atladığının kanıtıydı.
Akai tatlı bir gülümseme gösterdi. İlk adım başarılı olmuştu.
***
Kahir doğu bölgesinin dağlık arazisinde yürürken elinde ki haritayı inceledi. Bunu bu sabah açık artırma salonunun bilgisini paylaşarak ücretsiz almıştı.
Usta Cüce Payzen önce ki hayatında ona en iyi silahı yapan demirciydi. Ne yazık ki onunla karşılaşmaları otuz kat sonra olduğu için şuan nerede olduğunu bilmiyordu. Tüm puanları kıyafetler ve kılıcı için gerekli parçalar için harcamıştı. Beş yüz puandan geriye otuz kadar bir şey kalmıştı. Bu yüzden karasakal barına giderek Liam ile bilgi alış verişinde bulunmak zorunda kalmıştı.
Bu hayatında öncekinden daha güçlü olmalıydı.
Orta seviye denemeyi geçen iri kıyım adam hana girdiğinde elinde kalan puan kırktı. Deneme bir tür et obur kurtlardan oluşuyordu. Sürüde beş kurt vardı. Orta seviyeyi geçmek için ön kişi bu sürüyü tamamen ortadan kaldırması gerekiyordu.
İlk zamanlar savaşmaktan korktukları için takip edildiler. Daha sonra ise ormanlık alanda tuzaklar kurup beş kişilik sürüden üçünü öldürdüler. Üç kurt beraberinde dört insanı da götürmüştü. Kalan Altı kişiden beşi iki kurt ile savaşırken değil ormanlık alanda var olan zehirli böcek ve bitkiler yüzünden öldü. Genç bir çocukla birlikte Son kurtu avlamak için harekete geçtikleri gece statü ekranı ortaya çıktı. Gencin oyun düşkünü olmasından kaynaklı bir keşifti. O zaman bu denemede de adının İhtiyar olarak kayıt edildiğini fark etti. Bunun sebebinin o çocuk olduğunu düşündü. Tüm savaş boyunca etrafında ona ihtiyar diye seslenerek dolaştığı için takımda ki kişilerde ihtiyar demeye başlamıştı. Son kurt öldürmeye çalıştıklarında genci tüm zaman boyunca gizlice korumasına rağmen tuzağın içine atıldı.
"İhtiyar bu oyunda en güçlü ben olmalıyım. Emekli olmalısın"
Çukur büyük değildi ancak onun çıkması için yeterince derindi.
Kurdun çukura düştükten sonra kendisine saldırmaktansa çukurdan çıkmak için bir basamak olarak kullanıp genç çocuğa doğru gitmesi hayatta ki tüm şansının bugün için toplandığını düşündürttü.
Daha sonra kulenin sesini duydu.
[Kule seni şaşkınlıkla izler]
[Kule şansın için seni tebrik eder.]
[Yeni Başarım oluştu. Şans Tanrısı'nın Piçi seni onayladı.]
[Her savaşta ölümden kritik bir anda kaçabilmeye devam etmen için Şans Tanrısı Piçi'nin kutsamasını aldın]
[İsim: İhtiyar
Ünvan :yok
Irk:insan
Güç :7
Dayanıklık :5
Çeviklik :3
Mana :3
Yetenek :yok
Pasif yetenekler : Şans Tanrısı Piçi'nin onayı (her savaşta bir kez ölümden kritik bir anda kurtulabilirsin)
***
Liam çayı düşünceli bir şekilde yudumladı.
"Adamlarımı dediğin vahaya gönderdim. Eğer doğru çıkarsa seni istediğin gibi Nagalar ile uzun süre ticaret yapan kervana işe sokacağım. Neden bir süre misafirim olarak kalmıyorsun?"
Akai uzun süre boyunca içmeyeceğine emin olduğu lüks çaydan keyif aldı.
" Pekala bu han içinde bir oda ayarlayabilirsin. Yemekte misafirliğe dahil değil mi? "
Liam kızın bu kadar cimri olmasını beklenmedik bularak onayladı.
" Elbette "
Akai liam'ın yanından ayrıldığında kalacağı oda ve akşam yemeğini beleşe getirmenin mutluluğunu yaşıyordu.
Mutluluk çokta uzun sürmedi. Oyunun baş kahramanı Kahir'in yoldaşı olan adamın burada ne işi var?
Şaşkın bir şekilde "İhtiyar burada ne işin var?"
İhtiyar kelimesi adamın gözlerinin acımasızca parlamasına paslı kılıcı çekip kıza doğrultmasına neden oldu.
"Oh bu kılıç..."
Üzerinde ki siyah işaret siyah kapı da ki denemeden olduğunu gösteriyordu. Bu kahramanın başlangıç kılıcıydı(!)
"Kahir'in kılıcı değil mi? Sende ne işi var?"
Kahir?
İhtiyar kılıcı ona veren genç adamı hatırladı.
"Onu tanıyor musun?"
Akai yaptığı hatayı o zaman fark etti.
Gerçekten de büyük çuvallamıştı.
"Hayır onu tanımıyorum. Seni de tanımıyorum ben sadece bir yabancıyım. İyi günler bayım."
Kaçma denemesi bir kez daha ona doğrultulan kılıç ile engellendi.
"Ah... gerçekten!"
Akai çığlık atmak istedi. Neden kahramanın ilk yoldaşı kahramanın yanında değilde ondan ayrı onun kılıcı ile takılıyor?
"Önce bir sakinleş olur mu? İsmin ne bu arada?"
Her ne kadar adının ihtiyar olarak kaldığını ve gelecekte aldığı soy adını isim olarak kullanacağını bilse de bu sefer aynı hataya düşmek istemedi.
"Bana ihtiyar demeye devam edebilirsin. Sen kimsin?"
Akai iç çekti.
Masallardan birini gösterdi.
"Önce oturup konuşalım."
----------------------------------------