SERHAT’TAN… Nisan’ın telefonundan sonra Amerika’daki işlerimi aldığım ihaleleri oradaki sekreterime devredip ilk uçakla Türkiye’ye geldim. Eve gelmeden önce Sencileyin Mimarlığa uğramak sanırım yapılacak en iyi şeydi. Şirketten içeri girdiğimde gördüklerime inanamadım normal şartlarda burası ana baba günü olurdu. Projesini çizdirmek isteyen inşaatını yaptırmak peyzajına ya da herhangi bir bakımına el atmamızı isteyen bir sürü insanlar gelip giderlerdi. Çalışan mimarlar, mühendisler genelde kalabalık olan ofis şu anda öyle boş öyle sessiz görünüyordu ki kapıda karşılayan kimse olmaması açıkçası içimi acıttı. Biz burayı Akın’la dişimizle tırnağımızla sıfırdan var etmiştik. Geceler boyu ikimiz de deli gibi çalıştık. Bulduğumuz her işi layıkıyla yaptık hakkını vererek. Yapılan her iş bize

