UMUT’TAN… “Akın beni anlamıyorsun” dedim yeniden. “Bana değil sana ihtiyacı var nişanı bile sen gelirde durdurursun diye kabul etti. Salonda bugün seni aradı seni bekledi.” Derince bir iç çekti. “Benim gibi bir adam ona ne verebilir?” “Yapma Nisan’ı tanımıyor musun?” “Aksine ciğerini biliyorum ve ömrünü sakat bir adama vakfetmesine dayanamam.” “O seni çok seviyor” dedim isyanla. “Bende onu çok seviyorum.” Akın ile ilk tanışmamız 13 yıl öncesine dayanıyordu. Beni bulduğunda Amerika’da yaşayan bir gençtim. Babası tarafından terk edilmiş annesini ve kız kardeşini geride bırakıp onlara konforlu bir hayat sürmek için daha lise çağlarında bir yolunu bulup buraya yerleşmiştim. Nisan beni burada doğdum büyüdüm zannediyordu. Oysa önce kendi hayatını kurtarmak sonra da annesine ve kız karde

