Endişeli bakışlarım annemin yüzünde gezinirken sertçe yutkundum. İki adım geriye doğru adım attım. Neden gelmişti ki? Onunla yüzleşmeye hazır değildim. Sırtımdan aşağı yavaşça kayan ter damlasını hissettim, nefesim daralıyordu. Şimdi ne yapacaktım ben? "Ülkü olmasa, İstanbul'a geldiğinden haberim dahi olmayacak, küçük hanım! Telefonlarıma bile cevap vermiyorsun! Neden böyle davrandığını anlamıyorum!" Öfkeyle konuştuğu sırada bakışları gayriihtiyari göbeğime kaydı. Sesi sonlara doğru azalarak yok oldu. Gözleri açılırken donmuş bir vaziyette bana bakıyordu. Dizlerim korkuyla titriyor, her bir organım çığlık atıyordu. Bu kadar etkileneceğimi asla tahmin etmezdim. "Sen... Sen hamile misin? Bu... Bu nasıl olur?" Yaşadığı şoktan ötürü kısılmış sesiyle kesik kesik konuşurken, "A-anne ben..."

