ALEM GECESİ

1316 Words
Yazar'dan Asena uyurken bile tetikteydi. Axton'a ne kadar güvenilmesi gerektiğinden emin değildi. Bir mafyaya ne kadar güvenebilirdi? Şu an onun inindeydi, gelirken İlker komutana bile haber vermemişti. Çünkü biliyordu İlker komutanın üstleri ile sorun yaşayacağını. O yüzden ondan habersiz gelmişti. Derin bir nefes alıp odadan çıktı. Etrafta bakındı kimseyi görmeyince oturma odasından bahçeye baktı. Anne oğul orda oturmuş sohbet ediyorlardı. Asena ikilinin pek birbirine benzemediğini fark etse de belki babasına benziyor olabilir diye düşündü. Sonuçta herkes anne yada babaya benzemek zorunda değildi. Çıkış kapısına yönelip bahçeye çıktı. Onlara doğru yürürken Axton onu fark etti. Yanlarına gidince "Günaydın" dedi. "Günaydın otursana" diyen adamla oturdu. Yaşlı kadın ona başını sallayınca, Asena da aynı şekilde karşılık verdi. "Rahat uyuyabildin mi?" diye sordu Axton Asena'nın yüzünü incelerken. Uykusuz olduğu belliydi. Bunun için derin bir iç çekti, kendisi ona iyi davranırken kızın hiç umrundaymış gibi değildi. "Teşekkür ederim" diyerek geçiştirdi Asena. Kısa süre de masa kahvaltı için hazır olmuştu. Kahvaltı Asena'nın sessizliği, anne oğul konuşmasıyla geçmişti. Kahvaltı bitince yaşlı kadın içeriye geçerken Axton ve Asena yanlız kalmıştı. Axton boğazını temizleyip "İstersen sana bu şehrin en güzel yerlerini gezdirebilirim?" diye bir teklif sundu. Asena yüz ifadesini hiç bozmadan. "Üzgünüm ama buraya tatil yapmaya gelmedim" dedi reddederek. "Hayatta keyif alarak yaptığın bir şey var mı?" "Var, terörist avı" dedi. Axton'un tek kaşı ilgiyle havalandı. "Başka?" "Vatan hainlerini pusuya düşürmek" "Başka"? " " Tacizcileri pataklamak" "Başka?" Asena'nın kaşları çatıldı. "Güçsüz olanı korumak" dedi. "Kişisel olarak keyif aldığın hiç mi bir şey yok" "Kum torbası yumruklamak" "Ve birde tekmelemek" Axton sert bir soluk bırakıp "Şiddet canlısı" dedi. "Savunma" dedi. "Hem kendimi, hem mağdur olanları savunuyorum" diye ekledi. "Bir gün canını yakacaklar Asena" diyen adamla Asena'nın ifadesi sertleşti. "Bedenime aldığım darbe beni acıtmaz, ama susup oturduklarım canımı acıtır" dedi. Axton bir süre boş boş baktı. Ne demek istemişti? "Dünyayı sen kurtaramazsın Asena" "Kimin dünyasını? Bu dünya sizin için bay Axton, birde masumların dünyası var. Ben boşuna asker olmadım" dedi Asena kendinden emin bir şekilde. "Neyse" dedi Axton. Asena ayağa kalkıp etrafta göz gezdirdi. "Buralarda olacağım" diyerek yürümeye başladı. Axton geriye yaslanıp gidişini izledi. "Düşüncelisin mafya?" diye dalga geçen annesiyle Axton'un kaşları çatıldı. "Sence de bu hikaye de duygusuz olması gereken kişi ben değil miyim anne" diye sordu samimiyetle annesine. Annesi hoş bir kahkaha atıp "Kadınları geçebileceğiniz hiç bir alan yok Axton. Bunu sana o öğretecek" dedi. "Sonunda yumuşamayacak mı yani?" Annesi Asena'yı şöyle bir süzüp "Saldırgan olmasının bir nedeni var diye düşünüyorum ve aldığı ağır bir yara... İyileşirse oda yumuşayacaktır" "Onunla ciddi düşünmüyorum" diyen Axton ile annesi ona döndü. "Gecelik ilişkilerine devam et o zaman" "Bunun anlamı?" "Yaşa ve öğren" Yaşamak ve öğrenmek? Denemeye değerdi. Akşam saatlerinde Axton'dan İçeriye gelen seslerle kimlerin geldiğini anlamak zor değildi. Gürültücü takım, yani arkadaşlarım gelmişti. 3'ü de çocukluk arkadaşımdı. Üçlü içeriye girince ayağa kalktım. Üçü de yanıma gelip elimi sıkıp tek tek koltuğa otururken "Bize geldiğini daha erken söylemeliydin Axton" diye sitemlerini dinledim. "Annem rahatsız olduğu için ona ayırdım zamanımı. Sizinle bugün takılabilirim" diyerek kendimi savundum. "Bu gece bizden kolay kurtulamazsın zaten" "Annem sizi akşam yemeğine davet etti" derken annem odaya döndü. 3lü hızla onu kucaklarken annem gülüyordu. "Bu 3lü nefes kesici" dediği zaman hepsi kahkaha attı. "Sende öylesin güzel" bayan diyerek annemi mutlu ettiler. Kısa bir şakalaşmanın ardından yemeğin hazır olduğunu söylediler. Hizmetçiye Asena'yı çağırmasını söyledim. İhtiyaçları dışında malikaneye girmiyordu. 3 şaşkın ve meraklı göz bana bakınca "Korumam" dedim. "Koruma? Sen ne zamandır bayan koruma alıyorsun işe?" "İşinde iyi. Şimdi herkes masaya" diyerek konuyu kapattım. Birlikte masaya geçtikten kısa süre sonra Asena yemek salonuna geldi. Herkese bir bakış atıp "Rahatsız etmemeyim, sonra yerim bay Axton" dedi. "Sorun yok otur" derken ağızları hafif açık 3lüye döndüm. Kaşlarım çatıldı sanki kadın görmemiş gibi Asena'ya bakıyorlardı. Boğazımı temizleyip dikkatlerini üzerime çektim. "Sen bu korumaya ne kadar ödüyorsun?" kaşlarım daha da çatıldı "Niye soruyorsun?" "İki katını verebilirim" diyince kaşım seyirmeye başlamıştı. Hemen yanında ki arkadaş onu dürtünce aklı başına gelmiş gibi "Mesaj alınmıştır, Ukrayna kızlarıyla devam" diyerek yemeğine döndü. Bende duruşumu düzeltip önüme döndüm. Arada Asena'ya bakıyordum, sadece yemeğine odaklıydı. Arkadaşlarım yakışıklı adamlardı ama Asena'nın etkilendiği bir erkek tipi yok gibiydi. Eğer olsaydı zaten ilk önce İlker komutanı görürdü. Adam benimle eş değer yakışıklılıktaydı. Benden daha uzun, daha kaslıydı. O bile ilgisini çekmediyse diğerlerinin hiç şansı olamazdı. Ona saygısı vardı, belki de kafası rahat olsaydı ona bir şans verirdi. Asena yemeğin sonunu zor bekledi. Yemek bitince hemen kalkıp bahçeye çıktı. Biz bir süre annemle takıldıktan sonra annem inzivaya çekildi. "Bu gece alem yapalım" dedi bir tanesi. "Bence de. Ukrayna kızlarını özlemişsindir?" hepsi aynı fikirde olunca kırmak istemedim. "O zaman bu gece alem yapalım" diyerek ayağa kalktım. 3ü aynı anda kalkınca birlikte bahçeye çıktık. Gözlerim aradığı kadını az ilerde bulmuştu. Asena seslere dönüp bana baktı. Ona doğru yürüyerek "Arkadaşlarla eğlenmeye gidiyoruz" dedim. Yüz ifadesini koruyarak başını salladı. Umursamaz ve soğuktu. Bu kadar soğukluk bana bile fazlaydı ve artık sinirimi bozuyordu. Önüme dönerken istemsiz bir sert soluk bıraktım. "İstersen onunla kal?" diye benimle dalga geçen arkadaşlara ters bir bakış atıp "O benim sevgilim değil" dedim. "İyi ki değil, yoksa ne olurdu?" diye dalga konusu uzayıp aralarında güldüler. Arabada aynı şakalaşma devam edince hepsini azarladım. Sonunda onlar sustu ve biz büyük bir eğlence yerine geldik. Ukrayna'ya ne zaman gelsek buraya mutlaka uğrardım. Kapıdan geçer geçmez hemen erotik müzikler, direkte dans eden seksi kızlar bizi karşıladı. Her zaman oturduğumuz locaya yöneldik. Merdivenleri çıkınca bize hemen seksi bir kız eşlik etmeye başladı. Bize locaya kadar eşlik edip istediğimiz içkileri getirdi. Saatlerce birlikte zaman geçirdikten sonra yavaş yavaş kalabalığa karıştılar. Bir süre onları kızlarla flörtleşirken izledim. Başımı geriye yaslayıp gözleri mi kapattım. Çalınan kapı ile gözlerimi açıp kapıya baktım. File çorap üzerine poposunun yarısını kapatan mini etek giymiş seksi bir sarışın odaya girdi. Büyük göğüslerini zor taşıyan mini crop ile bana yaklaşıp. "Kucak dansı istediğini söylediler" diyerek arkasını döndü. Giydiği tanga ile güzel poposu tamamen meydandaydı. "Kucak dansını severim" diyerek onu onayladım. Sisli bir kahkaha atıp beni baştan çıkaracak o hareketleri yapmaya başladı. Büyük poposunu kucağıma yerleştirince ortam iyice ısınmaya başladı... *** Malikaneye dönerken kafam iyice güzelleşmişti. Şöför olmasa büyük ihtimalle araba bile kullanamazdım. "Geldik efendim" diyen adam hızla inip arabamın kapısını açtı. Arabadan inip yalpalayarak yürürken "Yardım edebilirim isterseniz?" diye soran koruma ile "Kendim hallederim" diyerek malikanenin kapısına ulaştım. Kapıda ki şifreyi girerken bir kaç kez yanlış tuşlara bassam da sonunda şifreyi girip kapıyı açtım. Kapıyı kapatıp mutfağa doğru yöneldim. Hafif ışıkta mutfakta gördüğüm slüet ile kaşlarım çatıldı. "Anne" diye seslendim ve ışığı yaktım. Asena ile göz göze gelince onu süzdüm. Üzerinde bol bir askılı şort takımı vardı. "Bana da su verir misin?" diye sordum. Yanına yaklaşıp elinde ki yarım olan bardağı alınca kaşları çatıldı. Suyu onun gözünün içine bakarak içtim. Bardağı ona uzatınca sert bir soluk bıraktı. Bakışlarım dudaklarına kaydı. Bardağı yıkayıp yerine koyarken "Yeni mi geliyorsunuz bay Axton?" diye sordu. Ben onun bacaklarına bakarken o bana döndü. Bakışlarım hiç acele etmeden yukarı doğru çıkarken, sonunda çatık kaşlarının altında ki gözlerine baktım. Hafif sendeleyerek tezgaha tutununca kolumu tuttu. Bunu fırsat bilerek yine sendelemiş gibi yaptım. Sert nefesi kulağıma doldu. "Ya sabır" diyerek beni kaldırdı. "Size yardımcı olması için birini çağırayım" dedi. Tam giderken kolunu kavradım. "Kimseyi rahatsız etme" diyerek arkama döndüm. Bir iki adım attıktan sonra yine sendeledim. (yersen) Asena homurdanarak yanıma geldi kolumu tuttu. Birlikte yürümeye başladık. Kolumu kurtarıp kolumu üzerine, onu kolumun altına aldım. Bir anda durup sert bir soluk bıraktı. İçkili olsam da bilincim yerindeydi, yavaş yavaş sinirleniyordu. Ama sorun çıkarmadan beni üst kata çıkardı. Benim yönlendirmemle beni odamın kapısına kadar getirdi. Kapıyı açıp onunla odaya girdim yatağa yaklaşırken bir anda kolumun altından çıkıp kolumu tuttu. Oturmama yardımcı olduktan sonra sert bir soluk bıraktı. Daha sonra arkasını dönüp odadan ayrıldı. Gidişini izlerken onu yeniden süzdüm. O gidince ayağımda ki ayakkabıları çıkarıp ayağa kalktım. Üzerimde ki kıyafetleri zor da olsa çıkarıp kendimi yatağa bıraktım. Aklımı kurcalayan, gece rüyalarıma giren kadını düşünmemeye çalışıp gözlerimi kapattım. Yine de uykuya dalınca onu rüyamda görmekten kurtulamadım. Rüyamda ikimizde ter içinde kalıyorduk ama gerçek hayatta ona değmeme bile tahammülü yoktu.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD