Mucize, Kadıköy’deki kafede masaları silip siparişleri masalara taşırken, kafasındaki tüm o Soykan enkazını ve Serkan’ın şüphe dolu bakışlarını unutmaya çalışıyordu. Önünde önlüğü, elinde tepsisiyle ne kadar sıradan görünmek istese de, kahve fincanını masaya bırakışındaki zarafet bile kafeye gelen müşterilerin dikkatini çekiyordu.
Akşamüstü kafenin kapısındaki çıngırak sertçe çaldı. Mucize başını kaldırdığında, kapının eşiğinde öfkeden gözü dönmüş bir halde duran Serkan’ı gördü. Can’ın piyano dersini aniden bırakmasının ardından Defne’yi sıkıştırmış, Mucize’nin burada çalışmaya başladığını öğrenir öğrenmez soluğu Kadıköy’de almıştı.
Serkan, lüks ve şatafatlı dünyasından çıkıp bu küçük kafenin ortasına adım attığında, Mucize’yi elinde bezle bir masayı temizlerken görünce içi acıdı. Adımlarını hızlandırıp doğrudan onun yanına gitti ve elindeki bezi hızla çekip aldı.
"Ne yapıyorsun sen Mucize?" diye sordu Serkan, sesindeki öfkeyi bastırmaya çalışarak. "Kardeşime piyano dersi vermeyi bırakıp, burada garsonluk mu yapıyorsun? Sırf benden kaçmak için mi yaptın bunu?"
Mucize, masmavi badem gözlerini Serkan’a dikti. Yüzündeki o asil ve mesafeli duruşu hiç bozmadan sordu: "Siparişiniz neydi Serkan Bey? Eğer kahve içmeyecekseniz lütfen işimi yapmama izin verin. Ben buraya çalışmaya ve hayatımı kazanmaya geldim."
Serkan ve Mucize kafenin ortasında böylece karşı karşıya gelmişken, sokağın hemen karşısında, camları tamamen filmli olan simsiyah lüks spor arabanın içinde bir çift göz daha onları izliyordu. Rüzgâr, direksiyona vurduğu yumruğuyla dişlerini sıktı.
Kuzeni Mucize’nin, İzmir’in en köklü ailesinin el bebek gül bebek büyütülmüş kızının bir kafede sipariş taşıması canını yakıyordu. Ama asıl canını sıkan, okulda onun için kavga eden şu zengin çocuğun, yani Serkan’ın şimdi de kafeye gelip onun etrafında pervane olmasıydı. Rüzgâr arabadan inip Serkan’ın yakasına yapışmamak için kendini zor tuttu. Babası Kenan Bey’e verdiği sözü hatırladı; Mucize asla onun burada olduğunu bilmemeliydi. Şimdilik sadece bir gölge gibi bekleyecekti ama o çocuğun Mucize’yi daha fazla üzmesine izin vermeyecekti.