Evdeki Huzur

210 Words
Aynı akşam Mucize, Fatih’teki o yüksek tavanlı eski dairesinde tuvalinin başındaydı. İstanbul’a geldiğinden beri ilk kez içini ısıtan bir dostluğa sahip olduğunu hissederek telefonunu eline aldı ve Defne’yi aradı. "Defne, bu akşam bana gelsene. Hem biraz lafızlarız hem de sana güzel bir kahve yaparım," dedi. Defne bu daveti bekliyormuş gibi hemen kabul etti. Bir saat sonra elinde atıştırmalıklarla kapıda belirdi. İçeri girdiğinde evin o sade, abartıdan uzak ama buram buram sanat kokan havasına hayran kaldı. Salonun ortasındaki devasa şövale ve yerdeki boya tüpleri tam Mucize’likti. Sedire yerleştiklerinde Defne lafı hemen okulda dönen fırtınalara getirdi. "Kızım, bugün Serkan yanıma geldi," dedi Mucize’nin gözlerinin içine bakarak. "Çocuk senin hakkında sorular sordu. İnan bana, gözlerinde o kibirli zengin çocuklarının ifadesi yoktu. Resmen senin için endişeleniyor, seni tanımak istiyor. Neden ona bir şans vermiyorsun?" Mucize’nin yüzündeki gülümseme anında dondu. Başını iki yana salladı. "Defne, lütfen. Ben bu şehre aşk oyunları oynamaya gelmedim. Annesini aşk yüzünden kaybetmiş bir kızım ben. Kalbimi bir erkeğe teslim edip sonumun onun gibi olmasına izin vermem. Serkan ve onun çevresi... Selen gibiler... Onlar beni kendi dünyalarında küçük görebilirler, bu umrumda bile değil. Ama benim o pırıltılı, yalan dünyalarla işim olmaz." Defne arkadaşının gözlerindeki o derin acıyı görünce üstelemedi ama içinden, "Bu buzları ancak Serkan eritebilir" diye düşünmekten de geri durmadı.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD