Başım deli gibi ağrıyordu, çok fazla ışık vardı. Gözlerimi kırpıştırarak elimi ışığa götürdüm kapatmak için ama elimin üzerindeki şey canımı yakmıştı. Birisi elimi tutup indirdi. "Sidar ışığı kapat, kenardaki lambayı aç." Bora'nın sesiydi bu, iyi miydi? Işık azalınca gözlerimi açtım ve Bora'ya baktım. Yanı başımba bana bakıyordu, Barış da biraz gerisindeydi. Bütün herkes buradaydı, Eflal anne, Zenan babaanne, Mirza amca, Berfu, Dicle, Halil abi, Sidar abi, Berat küçük ağa bile burada yanıbaşımdaydı. Eflal anne Zenan babaanne Berfu ve Dicle ağlıyolardı, son zamanlarda çok ağlamışlardı. Elimin üzerindeki damaryolu iğnesine baktım, en son Baran'ın Ciwan'ı vurduğunu ve benim Berat'ın kollarına yığıldığımı hatırlıyordum. "İyi misin güzelim?" dedi Bora elimi öperek. Onunla konuşmak istemiyordu

