1. bölüm.
Sırtıma vurulan başka bir darbe ile tekrardan dişlerimi sıktım.
İki aydır buradaydım ve işkence görüyordum, en son ne zaman yemek yedim hatırlamıyorum . Ama ne olursa olsun asla başımı yere eğmiyordum, çünkü bir türk askeri asla başını yere eğmezdi
Üzerimde sadece iç çamaşırlarım vardı
Duymaktan nefret ettiğim o sesini tekrar duydum
" Yazık be asger, bir kişi bile gelmedi seni bulmaya. Bir kişi bile aramadı seni , sen hala dayanıyormusun. Bak şöyle anlaşalım. Sen benim için çalış , benim göz bebeğim ol . Söz rahat bırakacağım seni ha ne dersin"
Düşünür gibi yaptım.
" yaklaş söyleyeyim fikrimi" .dediğim şey ile sırıtarak yaklaştı
Salak
Hemen burnuna kafa attım, inleyerek elini burnuna attı ve bir kaç adım geriledi
" Ulan şeref yoksunu, döl israfı pezevenk . Ben ailemi asla bırakmam ve benim ailem vatanımdır , milletimdir , toprağımdır . Ya işkenceye devam et, yada buradan siktir git "
Sinirden köpürmüştü, ama bana koymadı. Ben karagöz'düm . Gözüm kararınca hiç bir şey görmezdim, o an karşımda kim varsa analarından çıktıkları yere geri sokardım
Topal ,dışarı çıktığı an başım önüme düştü
Dayanacak gücüm kalmamıştı, yorulmuştum ama direniyordum
Bıçakla kesik açıp üzerine tuz, kolonya döküyorlar sonrada kızgın bıçak ile dağlıyorlardı.
Kemer ile dövüyor kemer izlerine kızgın demir bastırıyorlardı.
Sağ elimin serçe ve yüzük parmağımın tırnaklarını sökmüşlerdi .
Tecavüz etmemişlerdi, canlarını seviyorlardı. Ama zamanında dokunan dokunmuştu zaten
Adım rabia
Rabia Demirtaş
Kıdemli üsteğmen rabia demirtaş
Namım diğer , karagöz
İki yıl önce bulunduğum tim şehit düşünce tek başıma görev yapmaya baslamıştım. Dağlardaki adım karagöz dü
İki ay önce Topal ı almak için çıkmıştım bu göreve ama esir düşmüştüm.
Hasan albayın deli gibi beni aradığına emindim. Baba olmuştu o bana
Var olan ,ama asla baba gibi davranmayan kişi gibi değildi o.
Gerçek bir babaydı.
Kapı açıldığında aniden kafamı kaldırdım . İçeri puşi takan bir adam girince hafifçe güldüm
" ne o , dayak seansım bitmedi mi. " diye sordum
Gelip ellerimi çözerken konuştu
" hayır asker , dayak seansın tamamen bitti. Yüzbaşı sinan bozkurt "
Hemen tekmil verdim
" kıdemli üsteğmen rabia Demirtaş emredin komutanım "
Önüme kıyafet koydu ve arkasını döndü
" emir buradan çıkmamız . Üzerini giyin. Yürüyebilirmisin "
Üzerimi giyinirken konuştum
" yürürüm komutanım "
" tamam şuan etraf temiz çıkıyoruz "
" giyindim komutanım "
" yaraların ne durumda" diye sorduğunda omuz silktim
Kolunu belime sarıp destek verdiğinde dişlerimi sıktım, yarama bastırıyordu
" bir şey yok komutanım sadece iltihap kaptılar ve şuan yarama baskı uyguluyorsunuz. Tamam alışkınız, güçlüyüz ama biraz el insaf "
Elini hemen belimden çekti ve konuştu
" Kusura bakma asker "
" Ne kusuru komutanım "
Mağaradan çıktığımızda ilerlemeye başladık. Adım attıkça bacağımdaki yaralar sızlıyordu
Bir anda havalanınca şaşkınlıkla komutana döndüm
" komutanım yürüyebilirim "
" evet ama izin vermiyorum " kucağında değilmişim gibi ilerliyordu
" komutanım indirin be-"
" tek kelime daha edersen 5 ay rapor yazdırırım sana asker şimdi sus"
Anında susmuştum, ama çok geçmeden vücudumdaki yaralar daha fazla uyanık kalmama izin vermemişti
Başım güçsüzlükle komutanın omuzuna düşerken bilincimi daha fazla açık tutamadım , en son duyduğum şey ise komutanın sesiydi
" Bari omuzuma yaslanma be asker, hasretin zaten içimi kavuruyor. "
_____________________________________
Hafifçe gözlerimi araladım. Beyaz tavan ile bakışırken hastanede olduğumun farkına vardım
Saat kaç'tı. Başımı hafifçe çdvirince şaşkınlık bedenimi esir almıştı
Sinan yüzbaşı , tekli koltukta koluna dayanmış bana dönük bir şekilde uyuyordu
Yavaşça doğrulduğumda hemen uyandı
" iyimisin asker "
" iyiyim komutanım , neredeyiz şuan "
" Şırnaktayız .......... hastanesi "
Anladım dercesine başımı salladım.
" hasan albayın bulunduğumdan haberi varmı "
" hastaneye geldiğimizde söyledim, buraya geliyor "
" saolun komutanım " söylediğim şeye şaşırmıştı
" ne için "
" Kurtardığınız için "
Tebessüm etti. Şuan aşırı çekici göründüğünden haberi varmıydı
Tövbe estağfurullah rabia , adam belki evli barklı
" biz türk askeriyiz , arkamızda adam bırakmayız. Gerçi sen kadınsın ama olsun"
Güldüğüm zaman gözleri gülüşümde oyalandı.
Öksürerek olduğu yerde dikleşti.
" neyse ben doktora haber vereyim "
başımı salladığım sırada odadan çıkmıştı.
O sırada kapı tekrar açıldı ve içeriye hasan albay girdi
Hemen ayağa kalkıp tekmil verdim
" KIDEMLİ ÜSTEĞMEN RABİA DEMİRTAŞ EMREDİN KOMUTANIM "
" rahat asker , bu bir emirdir hemen yat "
" EMREDERSİNİZ KOMUTANIM"
hemen yatağa yattım ve oturur pozisyona geldim
" Çok korktuk kızım " gelip sarıldığında baba kız ilişkisine girmiştik.
Bende kollarımı ona sardığımda içeriye doktor ve sinan yüzbaşı girdi
" rabia hanım geçmiş olsun. Öncelikle durumunuz iyi, yazdığım kremleri düzenli bir şekilde kullanın. Taburcu olabilirsiniz "
" bem çıkış işlemlerini halledeyim " diyerek hasan albay ayağa kalkacakken sinan yüzbaşının sesi ile durmuştu
" ben hallettim komutanım "
" tamam yüzbaşı sen gidebilirsin "
İtiraz edecekken hasan albay nasıl baktıysa olduğu yere sindi
" emredersiniz komutanım. Rabia bir şeye ihtiyacın olursa aramaktan çekinme ... Bende senin abinim "
Son cümleyi hasan albaya baktıktan sonra söyleyip odadan çıktı
" hadi kızım bir şeyler getirdim , giyin sonra yola çıkalım. "
" tamam komutanım "
Poşeti alıp banyoya geçtim
______________________________________
Arabada ilerlerken telefonumu açmıştım.
O sırada tanımadığım bir numaradan 1 ay önce mesaj gelmişti
Rabia hanım merhaba ............ Hastanesinden yazıyorum , 27 yıl önce hastanemizde yaşanan bebek karışması sebebiyle hastanemize gelip DNA testi yaptırmanızı istiyoruz . Müsait olduğunuz zaman bize ulaşırsanız seviniriz...
( nasıl yazılır bilmiyorum o yüzden kafadan attım )
" Komutanım "
" efendim rabia "
" b-ben. "
" iyimisin kızım "
" bem bebekken baska bir ailenin bebeği ile karıştırılmışım "
" NE "
" DNA testi için ......... Hastanesine çağırıyorlar "
" ne zaman"
" müsait olduğunuz zaman diyor"
" yarın gider yaptırırsın kızım olurmu"
" emredersiniz komutanım "
Başımı cama yaslayıp gözlerimi kapattım ve geçmiş zamanımı düşünmeye başladım.
Gözümden akan bir damla yaş ile camı açtım.
Ben düşerek kalkmayı, ağlayarak güçlenmeyi öğrenmiştim
Ama artık ağlamayacaktım
Yeni ailem olsa bile sans vermeyecektim çünkü hepsi aynıydı.
Benim tek bir ailem vardı o da vatanımdı.