Alparslan'ın panik haliyle kan dolaşımı hızlanan genç kızın nefesi sıklaştığında hiç bir şey sormadı. Çünkü bir aksilik olduğunu anlamamak için deli olmak gerekirdi. Dün gece salona bıraktığı telefonunu alarak hızla evden çıktığında Cesur'u aracın kapısını açmış bir vaziyette beklerken bulurken Alpaslan, şöfor koltuğuna çoktan geçmişti bile. O da aynı aceleyle arabaya yerleştiğinde boğazını sıkan bir eli gevşetmek ister gibi yavaştan titremeye başlayan eliyle boğazını ovdu. Süratle bahçeden çıkarak ilerleyen aracın hakimiyetini ele alan adamı inceleyen Nazlı, nefesinin düzene girmesini beklemeden arabanın ölüm gibi sessizliğini bozdu. "M-Meh... Mehmet i-iyi mi?" Kalbi ağzında atmaya başladığında ellerini iki yanına indirerek deri koltuğu sıkmaya başlamıştı. Duyacağı şey onu korkutu

