* Yüzünde dolaşan parmak uçlarıyla huylanan Nazlı, burnunu kırıştırarak yüzünü ekşittiğinde adamın erkeksi gülüşünü işitti. Ve anında uyku mahmuru yeşil gözlerini açtı. Gücünü dirseğinin üzerine vererek yumruk yaptığı eline başını yaslayan Mehmet, yanında yatan genç kızın yüzünü Sevgiyle izliyordu. Yaşadıkları onca şeye rağmen kollarında olması ona muzice gibi geliyordu. "Günaydın Nazlı çiçeğim." Dudakları geniş bir gülümsemeye esir olan Nazlı, tembelce ellerini kaldırarak adamın yüzüne yerleştirdi. Tıpkı onu taklit ederek yanaklarını usul usul sevdi. "Günaydın sevgilim." "Güya sabahtan toplantımız vardı, bu ne uykusu böyle Nazlı hanım." Adamın imalı ses tonuyla akşam Erva'ya söylediği şu yalan toplantıyı kast ettiğini anlamıştı. Geniş gülümsemesi sinsi bir hal alırken adamın y

