Gösterişli mekanın içerisine girdiğinde ortadaki masa hariç bütün mekan boştu. Adamın restoranı kapattığını anladığında gözlerini devirerek seri adımlarla ilerlemeye devam etti. Çünkü zamanı çok azdı. Bilhassa Azraille yarışıyordu. "Nazlı, hoşgeldin." Genç kızı gördüğü andan beri gözleri parıl parıl parlayan adam henişçe gülümseyerek ayağa kalktığında içini kaplayan büyük heycanla baş etmeye çalışıyordu. Hemen karşı sandalyenin arkasına geçerek kızın oturması için sandalyeyi geri çektiğinde Nazlı adamın yüzüne tiksinircesine bakarak önünde durdu. "Sizin ısrarla beni aramanız, sık boğaz etmeniz annem yüzünden farkındayım. Ama.." "Lütfen otur. Öyle konuşalım." Bıkkınca nefes veren genç kızın midesi adamın beğeni dolu bakışlarından dolayı bulanmaya başladığında ufaktan da sinirlenmeye

