"Fazla zamanım yok. Neler oluyor?" Bütün masa üyelerini toplatan Mehmet Çakırbey, fidanlığa geçer geçmez Nazlı soluğu Göktuğ'un Odasında almıştı. Kapıyı kapatarak ayakta onu bekleyen adamları süzdü ve tekrar konuştu. "Atlas? Göktuğ?" Göktuğ gözlüklerini gelişi güzel düzelterek odasının dört bir yanında kurulu olan bilgisayarlara öyle bir baktı. Ve yanaklarını şişirerek üfledi. "Yapmamalıyız." Sesi tek düz çıkmıştı. Ve lafının odağı da düşünceler içinde yüzünü ekşiten Atlas'aydı. Nazlı, kararsız bir şekilde çırpınan ikiliye baktıkça daha da çattı kaşlarını ve odanın ortasına kadar ilerleyerek Atlas'ın önünde durdu. "Bizim birbirimize sözümüz var ve bunu hiç bir zaman çiğnemedik. Şimdi dökülün?" Öyleydi. Mehmet Çakırbey'den hiç bir zaman bir şey kaçıramazlardı. Bu yüzden de üçü

