"karanlığı, karanlıkta kalana sor." * Çok güzel bir kadındı. Badem gözleri, uzun kirpikleri ve dudağının kenarında siyah minik bir beni vardı. Kocaman gülümseyişiyle mutluluktan gözlerinin içi nasıl da parlıyordu. Asya için Sorun bu değildi. Sorun, bir yıldan fazladır farkında olduğu adamın da aynı şekilde mutluluktan gözlerinin içinin parlamasıydı. Buzdan soğuk, taştan sert olan adamın bakışları mutluluktan parlıyordu. Onu gülerken de pek görmemiş olmanın verdiği hüzünle ağız dolusu gülen dudaklarında kaldı bakışları. Titreyen çenesiyle ve istemsizce büzdüğü dudaklarıyla çok sevimli bir kız çocuğu gibi görünsede içi volkan gibi patlamıştı. Lavları kalbinin en derinine kül ede ede inerken göz yaşlarıyla söndürmek istedi bu yangını. Kim bu kadın diye saçma bir şey elbette ki düşünmeyec

