Arzu

1963 Words
~Işıl~ Riskli bir plan ama başarabilirsek istediğimizi almış olucağız. "Tamam , Ateşin planını uygulayacağız." dedim kararlılıkla. Umarım herşey planladığımız gibi olur... "Birdakika, bu Ateşle birlikte burda kalıcağın anlamına mı geliyor?" dedi Ömer şaşkınlıkla. "Anlaşma mu değil miydi?" diye sordum. "O bana geçerliydi! En azından ben öyle düşünmüştüm..." dedi kendini acındırmaya çalışarak. "Olum siktir git!" diyip yakasından tuttu Ateş ve kapıya sürükledi. Ömer Ateşin önünde durup "ama bir dakika bir konuşmama izin ver ." dedi aceleyle konuşmaya çalışarak. Sonra bana bakıp hemen yanıma geldi ve "bak ben size hiç yük olmam, şuracıkta oturur varlığımı bile hissettirmem." dedi bana kedi gibi bakarak. İnanan varmı? Şahsen ben inanmadım da. 'Bilmem' gibi omuz silkip "bu teklifi sunan sendin, kurallarınada uy." dedim. Ateş onu yine tutup sürüklüyordu ki kendini ondan kurtarıp ellerini göğüsünde birleştirdi ve "seni bu herifle burda yalnız bırakmam! Hiç biryere gitmiyorum!" dedi. Ateşin yeşilleri sinirden parladı. "Açın şu kapıyı!" diye bağırdı Ömer. Evet üçüncü saniyede Ömer kendisini kapının önüne bulmuştu. "Olmayan beynine ettiğimin malı!" diyip koltuğa oturdu Ateş. Kapıya vurması kesilmişti , sanırım gittmişti. Ateşe şaşkınlıkla baktım. "Ne?" dedi bakışlarıma anlam veremeyerek. "Ömere ders olsun diye böyle bir tepki vermiştim , sen gerçekten bu akşam burda mı kalıcaksın?" diye sordum. "Anlaşma bu değil miydi?" diyip alttan alttan beni taklit etti. Sakin kalıp "öyleydi ama ona nispet olsun diye! Gidebilirisin." diyip odama gidecektim ki kolumdan tutup beni koltuğa çekti. "Ne yapıyorsun be!" diye bağırdım. Yanına çektiği için çok yakındık ve bu beni tedirgin ediyordu. "Sadece konuşmak istiyorum." dedi gözlerimin içine bakarak. "Sinemada konuşmamız bittmemişti." diyede ekledi. İç çekip "daha söylemek istediğin bişey mi var?" diye sordum. "Bence bu sefer sıra sende." diyip ciddiyetle bana baktı. "Beni affedebilecek misin?" diye sordu. Yutkundum. "Şuan zamanı değil." dedim ve bakışlarımı önüme çevirdim. Çenemi tutup yüzümü kendisine çevirdi ve "bence tam zamanı" dedi. "Ne duymayı istiyorsun?" diye sordum. "Beni affettiğini, benimle birlikte olmak istediğini , beni sevdiğini... herşeyi." dedi dudaklarıma bakarak. Hayır sakın onun dudaklarına bakma... Çenemi ondan çekip "o kadar kolay değil" dedim. "Daha ne yapmam gerekiyor Işıl? Sana hiç göstermediğim tarafımı gösterdim aslında öyle bir taraf bile bende mevcut değildi ama senin yüzünden öyle bir taraf mevcut oldu." dedi açıklama yaparak. Ayağa kalktım ve "bunu Gamzeye de söyledin mi?" diyip ona baktım. Kaşlarını çattı ve sadece dinledi. "Düşünsene , ben seninle olmadan önce Ömerle birlikteydim ve bunu da sana söylemedim ama sen bir şekilde bunu öğrendin. Nasıl bir tepki verirdin?" diye sordum duygusuzca. Ayağa kalktı ve kaşları çattık bir şekilde bana baktı "o it herifle kendini nasıl yakıştırıyorsun?" dedi dişlerini sıkarak. "Neden? Sen kendini Gamzeyle yakıştırmışsın ya." dedim kolarımı göğüsümde birleştirerek. "Daha kaç kere söylemem gerekiyor Işıl! O benim için hiç birşey ifade ettmedi ettmeyecekte! İşimin parçası olarak gördüm onu o kadar!" sesi yavaş yavaş yükseliyordu. "Yinede onunla yattın!" diye bağırdım. "Senin karşına geçmeden önceydi! Ozamanlar benden etkilenmiyordun bile!" diye bağırdı. "Sorun da bu! Etkileniyordum! Bu zamana kadar beni tek ektileyen kişi sendin ve bu hiç değişmedi!" diye bağırdım. İkimiz nefes nefese gözlerimize bakıyorduk. "Neden ya? Neden Gamze neden ?! Neden başka biri değilde o!" dedim bağırarak. Ateş gözlerini kapattı ve derince iç çekti. "Ateş git." dedim ona bakarak. Gözlerini hemen açıp sinirle bana baktı ve "gitmiyorum!" dedi. Şaşkınca ona baktım. "Bıktım artık bu belirsizlikten! Her şeyi yaptım daha ne istiyorsun?! Ayağına kapanmamı mı? Eğer bunu bekliyorsan çok beklersin Işıl! Ben senin köpeğin değil seni seven adamım. Evet anlıyorum sana yalan söyledim, 'arkadaşınla' yattım her boku yaptım ve bunun içinde üzgünüm ama senin anlamadığın şu onunla olan ilişkim senden önceydi! Anla bunu!" diye bağırdı. Kaşlarımı çattım ve "bağırmayı kes!" dedim. "Kesmiyorum lan! Her istediğini yaptım da ne oldu? Gözünde Gamzeden farkım yok. Bir hafta içinde gideceğimi söylüyorum ama sen bir tepki vermeden öylece duruyorsun ardından beni bu boktan gurup çalışmasına çağırıyorsun." diyip çenemi sıkıca tutup kendisine çekti "benimle ne yaptığının farkında bile değilsin. Şu kafamın içinden çıkmak bilmiyorsun, sana hem kızıyorum, hem hak veriyorum , hemde abarttığını düşünüyorum." dedi ve saçımı kulağımın arkasına sıkıştırarak. "Bende ne tür bir dengesiz olduğumu bilmiyorum , ama tek bildiğim şey seni istemem ve köpek gibi sevmem." dedi ve gözlerini kapatıp "benim ol..." diye fısıldadı. Onun olmak... Onu ittirip "tam bir beyinsizsin!" dedim. "Tepkisiz durmuşmuşumda bilmem ne! Gideceğini söylediğin an dünyam başıma yıkıldı ya benim! Ne biliyor da konuşuyorsun! Şu aklım seni bırakmaya okadar hazır ki ama kalbim değil maalesef!" diye bağırdım. Hemen yanıma gelip yüzümü ellerinin arasına aldı ve "neden bize karşı çıkıyorsun o halde? Neden bize bunu yapıyorsun?" diye sordu. "Hazmedemiyorum..." dedim ellerini tutarak. "Neyi hazmedemiyorsun? Benim gözlerim senden başka bir kadını görmüyor göremezde! Dünyadaki en değerli varlığım sensin diyorum neden sözlerime inanmıyorsun!" dedi gözlerime bakarak. Cevap vermeyip dudaklarına yapıştım. Hemen karşılık verip beni daha da kendisine çekti ve dilerimizi buluşturdu. Kalbim yerinden çıkacakmış gibi atıyordu. Ceketini çıkardım ve yere düşmesini sağladım, ardından onu göğüsünden odama doğru ittirmeye başladım. Daha fazla beklemek istemiyordum. "Dur." dedi Ateş odamın içinde ve "eğer ileri gidersek kendimi geri çekemem." dedi. "Çekme ozaman." diyip yine dudaklarına yapıştım. Gömleğini düğmelerini acıyordum ki ellerimi nazikçe tutup "buna hazır olduğuna emin misin?" diye sordu endişeyle. Evet öyleydim onu arzuluyordum. Hemde çok. "Evet hazırım, seni istiyorum." dedim dayanamayarak ve dudaklarına yine kapandım. Onay verdiğimi duyduğunda kontrolü almaya başlayıp beni yatağa yatırdı ve boğazımı emip üstümdeki tişörtü çıkarmaya başladı. Durmayıp dudaklarıyla ağışa indi ve taytımı çıkarıp karnımı öpmeye başladı. Yukarı çıktığında dudaklarıma yapıştı ve sütyenimi ortadan yırtıp yere attı. Sanırım arzusu benimki kadar büyüktü. Göğüslerime bakıp onlara dokundu ve yutkundu "çok güzelsin..." diyip birini ağızının içine aldı. Gözlerimi kapatıp inledim. Diğerini de ağzını aldığında ellerim otomatikmen gömleğine gitti ve düğmelerini açmaya başladı. Gömleği omuzlarından yere düştüğünde karın kaslarına baktım, çok sert ve belirginlerdi. Döğmeleride vardı ama şuan oraya konsantre olamıyordum. Yine dudaklarıma kapandı ama bu sefer eli iç çamaşırıma gitti ve onu da bir hışımla yırtıp kendini oraya verdi. Dilini hissettiğimde bağırmamak için kendimi zor tuttum , sadece seslice inliyordum. İşini okadar iyi yapıyordu çıldırmamak elde değildi. "Ah Ateş!" boşalmak üzereydim. "Ahh!" tam geliyordum ki dilini ordan çekti ve pis sırıtışıyla yine yüzüme yaklaştı "şimdi boşalmana izin veremem." diyip vücudumu süzdü ve "sandığımdan da güzelsin Işıl..." diyip yutkundu. Dayanamayıp onu yatağa yatırıp üstene oturdum ve "sıra bende" diyip kemerini çözmeye başladım. Dudaklarına yapışıp pantolonunu çıkarıp boxerle kalmasını sağladım. Boxerine uzanıyordum ki beni altına aldı ve kulağıma "yöneltilmeyi değil yönetmeyi seviyorum." diye fısıldayıp boxerini ağışa indirdi. Yönetildiğin zamanlarda gelir Ateş Arslanoğlu. Gözlerime bakıp "hazır mısın?" diye sordu, benden onay istiyordu. Beklemeyip "evet" dedim ve hamlesini bekledim. Dudaklarıma yapıştı ve çok geçmeden altımdaki baskıyı hissettim. Omuzlarını sıkıp gözlerimi kapattım ve artık acımaması için bekledim. Ateş birden kendini benden çekip "sen bakire misin?" diye sordu şok olmuş bir vaziyette. Gözlerimi devirip "erkek arkadaşım hiç olmadığına göre?" dedim. İnanmazca bana baktı ama ardından kendisini toplamış olacak ki alnımı öptü ve "benimsin, sadece benim." diyip dudağımı öptü. "Bunu istediğine gerçekten emin misin?" diye sordu. "Sormayı bırak ve yap artık." dedim sabırsızca. Sırıtıp boğazımı emmeye başladı. Erkekliğini girişime yavaşça itti omuzunu acıdan sıktığımda durdu ve alışmam için kendisini içimde bıraktı. Çok acıyordu, sandığımdan daha çok. Birden bütün erkekliğini içime itti ağzımdan bir çığlık koptu ve gözlerimden yaşlar gelmeye başladı. "Şşş birazdan geçecek." diyip beni rahatlatmak için beni öptü ve yaşlarımı sildi. Bir süre böyle kaldık nefes alışverişlerimi düzene sokmaya çalıştım ama hâlâ çok acıyordu. Kendisini tamamen geri çekip yine kendisini tamamen içime itti. "Ahh!" çıktı ağzımdan , yine acıyordu ama az önceki kadar değil. "Alışmayı dene bebeğim" dedi Ateş sabırla bekleyerek. Kendimi iyi hissedeyim diye biryerlerimi öpüyor ve beni rahatlatmaya çalışıyordu. Kendini yavaşça geri çekip yine içime girdi ve bunu bir kaç kes yaptı. "Gevşe biraz , ikimizde rahatlayalım." dedi dişlerinin arasında. Kendini geri çekti ve bana bakıp "şimdi gevşe" dedi ve dudağımı öpmeye başladı. Kendimi rahat hissedip kendimi kasıklarımdaki acıya rağmen gevşetmeye çalıştım. Kendisini birden içime itti ama bu sefer acıdan daha çok o arzuyu hissettiğim için inledim. "Aferin güzelime." diye inledi Ateş ve hızlanmaya başladı. "Daha hızlı" dedim inleyerek o da beni dinleyip hızlanmaya başladı. "Siktir" dedi Ateş boğazıma doğru. "Çok darsın bebeğim." diye inledi Ateş. Gözlerim arzudan kaymaya başlıyordu , birazdan boşalacaktım. "Ahh Ateş!" diye çığlık attım. Ağzımı ağzıyla kapatıp öptü ve "herkesi başımıza toplayacaksın." dedi. Dinlemeyip seslice inlemeye devam ettim ve çok geçmeden de sona yaklaştım. "D-dayanamıyorum." diyip dudaklarımı kanayana kadar ısırdım ve tırnaklarımı Ateşin sırtına geçirdim. "Boşal küçüğüm " diye inledi Ateş. Damarlarının atmasını hissediyordum o da boşalacaktı. Dayanamayıp boşalmaya başladım "A-hh Ateş!" diye inledim , Ateş ise "evet bebeğim o güzel ağzınla ismimi inle." dedi inleyerek ve dudaklarıma yapışarak. Ateş çok geçmeden sıcak sıvısını içime akıttı ve kendini üstüme bırakıp nefes alışverişlerini düzene sokmaya çalıştı, ikimizde çalıştık. Siktir! Kendimi hiç böyle hissetmemiştim. Ateş yüzümü eline alıp uzunca alnımı öptü ve "uyuyalım" diyip beni üstüne çekti. Yorgunluktan hareket edemediğim için ona uyup üstünde uyumaya çalıştım. Ateş saçımı okşuyor ve öpüyordu bu da beni mayıştırıyordu. "Seni seviyorum Ateş." diyip gözümü tamamen kapattım ve birşey demesini bekledim. Tebessüm ettiğini duydum "bende seni seviyorum küçüğüm, hayal edemeyeceğin kadar çok." diyip yanağımı öptü ve "uyu artık çok yoruldun." bunu duymayı bekliyormuş gibi kendimi o yorgunlukla uykunun kollarına teslim ettim.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD