“İç çamaşırımı bul”

2738 Words
~Işıl~ "Oyun sırasında gözlerini açamazsın aksi takdirde kazanan ben olurum." ben konuştuğumda Gamze ve Ömer yatağın altından çıkmışlardı , kapıya doğru gidiyorlardı ki Ateş yine bir kurt gibi koku almaya başladı. "Yine aynı koku..." dedi ve kaşarını çattı. Gamze hemen bir elini ağzına götürüp ses çıkarmamak için gayret etti. Ateş birden elini kravatına götürüp kravatı çözmeye başladı... Hemen birşey yapmalıyım yoksa bitterdim! "Ciddiyetini korumanı öneririm yoksa kazanan ben olurum." diyip elimi onun sert göğüsüne koyup onu yatağa ittim. Ona baktığımda sırıttığını gördüm hemen Gamzelere bakıp gittmeleri için işaret verdim. İkisi kapıya ulaşmıştı ki yine Ateş bişeylerden kuşkulandı. "Tam arkamda bişey kıpırdadı gerçekten duymuyor musun?" içimden bir 'off' çekip cevap verdim. "O bendim." Hemen iç çamaşırımı çantamın içine sıkıştırıp Gamzelere baktım , ikisi tablonun arkasındaki pulları kesiyorlardı. Şimdi zamanımıydı! "Biliyor musun güzelim, bu oyunu kazanacağını sandığına bile gülüyorum." diyip ayağa kalktı Ateş. Tedirgince yine Gamzelere baktım , burdan artık gerçekten çıkmalılardı başka bir zaman yine gelirdik ama şuan olmazdı! "Niye?" dedim Ateşe ama gözlerim hâlâ Gamzelerdeydi. "Bunca yıl seni bukadar istemişken, senin kokun için gebermişken, şu tenine dokunmak için ölmüşken..." diyip sanki beni görebiliyormuş gibi tam önümde durdu. "...kaybetmem imkansız." Güldüm. "Öyle mi?" "Öyle , benim hakkımda birşeyi bilmiyorsun küçüğüm" diyip ellerini cebine attı. "Neymiş o?" eğilip kafasını sanki beni görebiliyormuş gibi tam kulağımın yanına koydu ve "ben asla kaybetmem." diye fısıldayıp geri çekildi ardından arkasını dönüp sanırım iç çamaşırımı koklamaya çalıştı. Gamzelere baktığımı sonunda işlerinin bittiğini gördüm ve artık gittmelerini anlamaları için elimle 'git' işareti yaptım , onlarda hemen sessizce geldikleri kapıya gidip çıktılar. Oh şükür! sonunda! Oyunu fazla uzattığımı fark edip artık dayanamayıp çantamı aldım ve iç çamaşırımı çıkartım. Tam Ateşe veriyordumki Ateş elimi tutup elimdeki iç çamaşırımı kapalı gözlerle aldı ve başarıyla sırıttı. "Asla kaybettmediğimi söylemiştim." diyip kravatı gözünden çıkardı. Şok olmuş bir vaziyette ona bakıyordum. "Nasıl?" diyebildim sadece. O ise bu durumdan memnun olacak ki yüzüme alayla baktı. "Ödülümü istiyorum. Her ne istersem yapıcaksın böyle demiştin değil mi?" diliyle dudaklarını ıslattı ve bir adım atıp önüme geldi ama o sırada kapı çaldı. Ateş derince iç çekti. "Görünüşe göre şu beceriksiz personeller bensiz on dakika bir davetti idare edemiyorlar!" diyip bana baktı ve gülümsedi. "Bir dakika güzelim , hemen geleceğim." diyip kapıya gitti ve kapıyı actı. Gördüğüm kadarıyla Ateş benimleyken bakışları yumuşak ve daha samimi oluyordu ama başkalarına karşı robot gibiydi , çok sert ve soğuktu. Kapıya baktığımda kaslı bir çalışan vardı üstündeki isim etiketinde de "Toni" yazıyordu. "Umarım beni rahatsız ettmen için çok önemli bir açıklaman vardır Toni." dedi Ateş sertçe. Toni Ateşin elindeki iç çamaşırına bakıp konuşmaya başladı. "Zor durumda olabiliriz , kameralarda bazı teknik hatalar görüldü." Panik yapmamaya çalışıp derince nefes aldım. "Herşey kontrolünüz altında mı yoksa lazım mıyım?" Onlar konuşurken ben de üstümü giyinmeye başladım. "Bunu söylemek zorunda olduğum için üzgünüm ama lazımsınız. Ve bazı güvenlik sebeplerinden dolayı misafirinizde bizimle gelmeli." Kahretsin! Ya Gamzeyle Ömeri bulmuşlarsa ve o ikiside herşeyi itiraf etmişlerse? İşte o zaman bitterdim. "Problem değil nede olsa sakladığım birşey yok." dedim rahatça ama içim bunun tam tersini söylüyordu. "Neden burda kalamaz?" dedi Ateş bir kaşını havaya kaldırarak. "Foxun emri , üzgünüm efendim." dedi Toni ve başını yere eğdi. Ben daha fazla vakit kaybetmeden kapıya doğru yürütüp kapıdan çıktım ve Toninin yönlendirmesini bekledim. Toni gittmeye başladığında ben ve Ateşte arkasından yürümeye başladık. Durduğumuzda boynumdaki ter damlalarını hissetmeye başlamıştım. Toni önümüzdeki el elle tutuşmuş iki kadını gösterip "Bu iki kadının çantasında sprey bulduk ve bunlarda.." dedi ama Ateş lafını kesti. "Kızılötesi-Lazer-Güvenlik Sistemini etkiye sokabilir biliyorum." diyip bıkkınca spreyleri kontrol etti. "Yada gevşek saç tellerini düzeltmek içinde kullanılabilir. Gerçekten bunun için mi bizi rahatsız ettiniz?" ben de Gamzeleri bulduklarını sanıyordum. Yemin ederim ödüm kopmuştu! "Bu herşey değil. Bütün kameralar ektisiz hale getirilmiş sizce bu bir tesadüf mü?" dedi Toni. Boğazımdaki yumruğu yutmaya çalıştım. "Yada firma yine bize hasarlı eşya yolladı. Sinan şerefsizinin arızalı eşya verdiğini duydum , o eşyaları yine ona götürüp onarmamız o piçe daha fazla para demek." dedi Ateş yumruğunu sıkıp. "Evet ama bay Fox her şüphede size haber vermemizi söyledi. Zaten bütün misafirler çıkışta kontrol edilecek." dedi Toni. Kahretsin ya kahretsin! Ya Gamzenin üstünü ararlarsa? İşler raydan çıktı. Ateş sakin olmak için bir eliyle kafasına masaj yapmaya başladı. Bence Gamzeleri bulup gittme vakti gelmişti. "Konuyla çok alakasız ama eğer bir zararı yoksa tuvalete gidebilirmiyim?" diye sordum. "Yok bir zararı olmaz zaten hemen yanına gelirim." dedi Ateş ve ciddiyetle Toniye döndü. O ikisi devam konuşurken bende tuvaleti aramaya başladım. Tuvaletin önünde, telefonumu çıkarmıştım ki birden ikiside önümde belirdi. "Resmen başardık Işıl inanamıyorum!" dedi Gamze sevinçle. "Pullar hâlâ sende mi?" diye sordum aceleyle. "Elbette , çantamdalar." "İyi onları yerine geri koymalıyız." dedim. Ömer ve Gamze aynı anda "Ne?" dediler. "Asla olmaz, zaten birşey buldum." dedi Ömer ve konuşmaya devam etti. "Pulların arkasında ki imza ve davetiyedeki imza aynı. Yani bu demek oluyor ki Fox bu davette olabilir hatta Ateş bile olabilir." İç çektim. "Ömer bunun için zamanımız yok." Ömer beni duymamış gibi devam konuştu. "Şu pulları bir eve götürelim bu yazının kime ait olduğunu bulacağım." Sinirlendim. "Beni duymuyor musun Ömer! Olmaz diyorum bütün güvenlikçiler aktif halinde ve dışarda herkesi kontrol ettmekle meşguller yani yakalanmamız garanti!" Bu sefer Ömer sinirlendi. "Asla! O pulları geri koymayacağız." bir adım ona yaklaştım "Başka bir zaman gelir ve alırız şuan için bu mümkün değil! Hapse mi girmek istiyorsun?" dedim sesimi yükseltmemeye çalışarak. "Bilemiyorum..." dedi Gamze. "Onları geri yerine koymayacağız!" bunlar gerçekten kafayı yemiş. Yakalanıcağız diyorum dinlemiyorlar. "Ne bok yerseniz yiyin ben yokum ozaman bundan sonra. Size yakalanmakta iyi eğlenceler." diyip arkamı döndüm ve tam gidiyordum ki Gamze beni kolumdan tutup kendisine çekti. "Işıl bek- hayır! Sanırım güvenlikçi buraya doğru geliyor." Gamze panik olmuş gibi elini çantasına atıp pulları çıkarıp öylece elime tutuşturdu. "Gamze ne yapıyorsun?!" dedi Ömer ama Gamze onu perdenin arkasına çoktan çekmişti. Kendime gelip elimdeki pulları hemen sütyenimin arasına sıkıştırdım. Ateş ve Toni önümde durmuş bana bakıyorlardı. "Hanımefendi sizi kontrol ettmemiz gerekiyor." dedi Toni. Kahretsin! İşte şimdi bittim. Ateşe baktım ve içim biraz olsun rahatladı. Ateş benim üstümü aratmazdı. "Ee ne bekliyorsun Toni , hadi ara üstünü." Ne? Üstümü gerçekten aratıcak mı? Ben düşüncelerime dalmışken Toni çoktan üzerime gelmeye başlamıştı. "Birdakika." dedim . "Bir problem mi var?" dedi Toni. Off ne diyecektim ben şimdi? Birdakika ya. Toni sütyenimin içine bakamaz en azından buna Ateş bu sefer izin vermez. Evet doğru sütyenimin içine bakıcak hali yok ya. "Neyse yok birşey , üstümü arayabilirsiniz." Ateşe baktığımda gözlerimi incelediğini fark ettim. Çok derin bakıyordu sanki birşeyi anlamak istermiş gibi. Yavaş yavaş bacaklarımı ayırdım ve şu önümdeki iki adamın vücudumu incelediğini işittim. Toni kendine gelip elini bana uzattmaya kalkıştığında Ateş konuştu "buna gerek yok Toni." Toni affaladı "efendim?" "Ben kendim bu işle ilgilenirim." Toni hemen ellerini önünde birleştirip "siz nasıl isterseniz."dedi. Demekki ilk başta düşündüğüm şey doğru çıktı , Ateş üstümü arattırmadı. "Işıl benimle gel." diyip önden yürümeye başladı Ateş. Odaya geri geldiğimizde Ateş yine arkamızdan odayı kilitledi ve gözlerini hemen vücuduma indirdi. "Sence üstümü gerçekten araman gerekiyor mu?" diye sordum gülümseyerek. "Hırsızların bütün küçük oyunlarını tanıyorum ve sen bu odadan çıktığın için senin üstünü de aramam gerekiyor." diyip üzerime gelmeye başladı. Bu da bir sıkıntıydı en azından Toni sütyenimin içine bakamazdı ama Ateş bakabilirdi bu büyük bir riskti. "Ee ne yapmayı planlıyorsun?" diye sordum panik yapmamaya çalışarak. "Üstünü aramayı güzelim ." diyip elini çoktan belime koyup yavaşça ağışa doğru indirmeye başlamıştı. Vücuduma baktığında gözlerinde ki parlamayı görebiliyordum, vücudumu gerçekten beğeniyordu. Dokunuşları okadar akıl alıcıydı ki kendime hakim olmak çok zordu. Bacaklarımın titrediğine emindim. Artık dayanamayıp onu öpmeye kalktığımda dengemi kaybettim ve onu da çektiğim içim ikimizde yeri boyladık. Sütyenimin içindeki pullar yatağının altına düştüler. Başlayacağım böyle işe! Ateş birden üstüme eğilip kurt bakışlarıyla bana baktı. Karnıma değen sert erkekliğiyle içimden bir 'siktir' çektim. Vücudum onu arzuluyordu ama bunu şuan için bir kenara atıp işime konsantre olmalıydım. "Ödülümü unutmadım küçüğüm." diyip kulağıma eğildi ve "istediğim birşeyi yapıcaksın , ödülüm buydu." gülümsedim. "Dikkat etmeni öneririm Ateş , her kadının bir gizli silahı vardır." üstümden kalktı ve elini uzattı. "Biliyorum ama yinede ödülümü istiyorum." elini tuttum ve kendimi yukarı çektim. "Evet oyunu sen kazandın ama unutma sadece 1 istek hakkın var." Gözlerini kıstı ve konuştu "ne düşünüyorum biliyor musun?" sırıttım. "Ne düşünüyormuşsun?" "Oyunu kazanmamı içten içe istedin çünkü sana vereceğim görevi seve seve yapıcaksın." Resmen içimi okuyordu ama doğru. Gerçekten içten içe onun kazanmasını istedim çünkü benden isteyeceği şeyi isteyerek ve eğlenerek yapıcaktım. Birden Ateş arkama geçip gözümü kravatıyla kapattı. "Işıl..." diye fısıldadı kulağıma. "Üstündekiler benim için çıkarmanı emrediyorum." emredici ses tonu kadınlığımın sızlamasına neden oluyordu. Sırıtıp hızlıca elbisemi çıkarmaya başladım. Ateş elimi tutup hızımı düşürdü sanırım bütün hareketlerimi görmek istiyordu. Elbisemi üstümden çıkardıktan sonra artık iç çamaşırıyla önündeydim. Ateşin yutkunduğunu duydum. "Gerçekten çok güzelsin bebeğim. Sanat eseri gibi..." diyip parmağıyla karnımı okşadı. "Bu vücuda imzamı bırakıcağım." diyip kalbimin daha hızlı çarpmasına neden oldu. Çanta sesleri geliyordu , ne olduğunu göremiyordum ama sanırım çantasından birşey çıkarıyordu. Soğuk eli birden sütyen kopçamı buldu ve hiç beklemeden sütyen kopçamı açtı. Sütyenim yere düştüğünde Ateş yine bir parmağıyla göğüslerimi okşadı. "Gerçekten kendime hakim olamıyorum." dedi ve yumuşak birşeyi göğüsüme değdirdi. Bu da neydi? Gerçekten çok güzel hissettiriyordu. Sanki bir fırçaymış gibi... Mükemmel hissettiren bu oyuncak göğüs uçlarımın sertleşmesine neden oluyordu. Ateşin nefesini yüzümde hissediyordum dudakları benimkine çok yakındı. Aslında benden birbuçuk kafa büyüktü ama eğildiği için dudakları benimkilere değecekti. İki göğüsümlede işi bittiğinde elindeki oyuncağıyla karnıma indi aynı zamanda indiği yeri de öptü. Öpücükleride bittiğinde bir eliyle saçlarıma dokunmaya başladı. Birden dudaklarını alnımda hissettim . Gerçekten alnımı öpmüştü. Geri çekildiğini adım seslerinden anladığımda hemen gözümdeki kravatı biraz yukarı çekip yatağın altındaki pulları alıp saç tokamla saçımın arkasına sıkıştırdım. Ateş yine üzerime gelip gözlerimi açtı ve aç bir kurt gibi yine vücudumu inceledi. "Şu senin gizli silahına noldu?" 'bilmem' der gibi dudaklarımı büzdüm ve "demek ki hâlâ gizli silahımı bulamamışsın." dedim. Bir kaşı havaya kalktı. "Öyle mi? Tehlikeli biri olduğunu biliyorum , aynı benim gibi." bunu nerden biliyordu? Konuyu değiştirmem lazımdı. Güldüm. "Ha anladım bu yeni bir oyun ve bir rol seçmemi istiyorsun. Peki seri katil nasıl? Yada..." düşünür gibi yaptım. "Hırsıza ne dersin?" dedi birden Ateş. Kalbim hızla çarpmaya başladı , biliyor muydu? Ciddiyetle "ne demek istiyorsun?" dedim. Güldü. "Gerçekten ne yaptığını bilmediğimi mi sanıyorsun bebeğim?" yutkundum. "Gözlerim kapalıyken bu odada birşeyler çevirdin ve az önce odada yalnız değildik." Şok olmuş bir vaziyette sadece ona bakıyordum. Demek artık gerçekleri konuşuyorduk ozaman oyun oynamama gerek kalmıyordu. "Bana doğruyu söyle Ateş, şu Fox denen kişi sen misin?" Ateş gülmeye başladı. "Az önce burda olan kişileri sana 10 saniye içinde gösteririm. İyisin ama benim kadar değil. Belki biraz daha çalışırsan öğretmenin olabilirim." diyip sırıttı. Sinirlendim. "Öğretmenim mi?! Akıllı olabilirsin Ateş ama beni küçümseme." diyip aynaya döndüm ve saçımı düzelttim, çantamdan rujumu çıkarıp dudaklarıma sürdüm. "Beni kimse yönetemez helle ki erkekler, asla. Kurstaki 'daddy issues' lu sevgililerine benzemem ben." diyip aynanın ardından ona baktım. "Bu apaçık ortada Işıl inan bana." Ona dönüp dudağını bir öpücük kondurdum ve gülümseyerek "kendine iyi bak Ateş ama ben gidiyordum." diyip arkamı döndüm. Ateş kolumu tutmak için bir hamlede bulundu ama 3. saniyede bedeni yatağı buldu hemde bilinçsiz bir şekilde. Sırıtıp rujumu çantama geri koydum. "Söylediğim gibi her kadının gizli silahı vardır uyanık kurt." aklıma gelen fikirle gülümseyip Ateşin yanına gittim ve pantolonunu çıkardım. Boxerini de çıkarıp büyük ve sert aletini görmemle bakışlarımı kaçırdım. O ne büyüklüktü öyle... Bakmayarak erkekliğinin üstüne rujumla 'küçük kurt' yazdım. Hemen ardından üstümü giyinip odadaki dokunduğum bütün yerleri silip odadan çıktım ve evimin yolunu tuttum. ???????? Eve geldiğimde koltukta oturmuş bir adet Gamzeyle Ömer vardı. Gamzenin elinde benim evin yedek anahtarı vardı. "Resmen başardık, inanamıyorum." dedi Gamze sevinçle. Sonra mahçupca bana dönüp "Işıl özür dilerim ben panikten ne yaptığımın farkına varamadım. Kimi çektiğimi bile bilmiyordum." dedi. Aslında ona kızgındım ama gerçekten Gamze panikteyken nasıl davranıcağını bilmiyordu. "Tamam sorun yok , şu pulları bir kontrol edelim." diyip tokamı çıkarıp pulları Ömere uzattım. Ömer pulları kontrol ederken bende yanlarına oturdum ve Gamzenin bana sırıtmasına baktım. "Ne?" "Görünüşe göre ikinizin arasında birşeyler var ha?" diyip omuzuyla hafif omuzuma çarptı. "İşimin bir parçasıydı abartılacak birşey yok." diyip sırıttım. "Zaten şuan yatağında baygın birşekilde yatıyor." dedim. Gamze bana inanmayan bir bakış attı. "Beni kandıramazsın Işıl, resmen onunla iken eğlendin , istemediğin bir adamı sen yanına yaklaştırmazsın ama o resmen sana dokunabildi." tamam kabul ikimizin arasında bir elektriklenme var ama okadar. Hayatımda hiç birisiyle yatmamıştım, ee yaşımda gelmişti kesin ondan böyle tepkiler veriyordum. "Ateşmiş , Foxmuş kimin umrunda şu pullar en önemlisi." dedi Ömer araya girerek. Ömer büyüteçle pullara bakıyordu hemde bize laf yetiştiriyordu. "Bu ne lan!" dedi birde Ömer sinirle. "Noldu?" dedim ciddiyetle. "Bu pullar..." diyip bana baktı. "Sahte."
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD