"O ne olursa olsun, Selim'e kıyamaz. Onun seni gerçekten sevdiğini görünce yumuşayacaktır." Zeytinliklerin arasında küçük adımlarla dolaşıyorduk Yağmur ile. Annesinin anlaşılır mesafeli tavrının özrü sanki Yağmur da gibiydi. Durup durup annesini savunuyor, her şeyin kolay olacağına ikna olmam için sürekli anlatıyordu. Sadece on gün önce evlilik teklifi almış olmam, parmağıma taktığım tek taş yüzüğün sahibinin Selim oluşu, beni o evde hemen baş köşeye taşıyacak şeyler değildi, bunu biliyordum. Elbette, aile yapıları benim bildiğimden farklıydı, oğluna hastalık derecesinde tutkun bir kadının ona kolay kolay herkesi layık bulamayacak olması, onun dışındaki herkesin kadının tavırlarına tampon rolünü üstlenmelerine neden oluyordu. "Bu zeytinler ne zaman olur?" diye sordum konuyu değiştirmek i

