Balgün yatağına uzanıp yorganına sarıldı. Kollarıyla bacakları yorganın yumuşaklığına dolanmışken onu Savaş gibi hayal ediyordu. Adamdan aldığı sıcaklık uzun zamandır göremediği şefkatin aynısıydı. Sızlayan gözlerini kapatıp başını yastığına gömdü. Karanlık ve sessiz evinde rahatsız bir uykuya dalarken ne zaman gerçek anlamda huzura kavuşacağını bilmiyordu. Uykuya daldıktan sonra rüyasında Savaş'ı görmeye başladı ve bu defa kollarını ondan hiç ayırmadı. Savaş Balgün'ün kapısından gitmedi. Gidemedi. Arabasını apartmanın uzağına park edip sabaha kadar gözünü bile kırpmadan Balgün’ün pencerelerini izledi. O, kimsenin kapısında nöbet tutacak bir adam değildi ama Balgün başkaydı. İçindeki hislere anlam veremiyordu. Kızla tanışalı bir ay bile olmamıştı fakat yanından ayrılamıyordu. Kimi zaman

