Konağın koridorlarında yankılanan neşe, Leyla’nın odasının kapısında bıçak gibi kesiliyordu. Dışarıda bir hayat, bir hazırlık ve büyük bir heyecan vardı; içeride ise sadece derin bir sessizlik ve saatin tiktakları... Leyla, pencerenin kenarındaki sedirde oturmuş, bahçedeki hummalı çalışmayı izliyordu. Barış ve Ela, el ele tutuşmuş, bahçeye kurulacak olan takın yerini seçiyorlardı. Barış’ın gözlerindeki o parıltıyı Leyla çok iyi tanıyordu; bir zamanlar kendisine de öyle bakmıştı. Ama şimdi o bakışların adresi değişmiş, üzerine bir de "erkek bebek" müjdesinin gururu eklenmişti. Poyraz Bey ve Hazen Hanım, müstakbel gelinleri Ela’nın etrafında adeta pervane oluyorlardı. Hazen Hanım’ın elinde gümüş bir tepsiyle Ela’ya meyve yedirmeye çalışması, Poyraz Bey’in ise şimdiden doğacak torunu için a

