"Hadi hanımlar! Bir hazırlanamadınız gitti! Geç kalacağız!" Düğün için giydiği mürdüm rengi elbisenin omuzlarını düzelterek saçlarını geriye attı. Elbisenin çan eteği beline oturduktan sonra açılarak bileklerine kadar iniyordu. Giydiği rugan topukluları ile çantasını aldı. Üstüne alacağı kaban yatağının üstünde dururken babasının evi inleten sesi ile aceleyle uzanıp aldı ve kapının kolunu çevirdi. Karşı kapı aynı anda açıldı ve cebine cüzdanını sıkıştıran Bülent ile göz göze geldi. Bülent, onu görür görmez bir ıslık çaldı. Ellerini ceplerine sokup koridora ilk adımını attı, bu tatlı ıslığına nazaran oldukça uyuz laflar söylemek için ağzını açtı. "Bakıyorum da yine ateş ediyorsun. Bak mahallenin diline düşeceksin! Hemen sana damat arayacaklar, bekar kızımız var everelim diye!" "Evliyim

