Akşam içtimadan sonra herkes yataklara çekilmişti ama benim aklım hâlâ bugündeydi. Sürekli Aras’la aramızdaki rekabeti düşünüyordum. Evet, beni zorluyordu… ama bu sayede daha iyi olduğumun da farkındaydım. Yine de içimde adını koyamadığım, bambaşka bir şey kıpırdanıyordu. Alt ranzada sırtüstü yatmış, gözlerimi üst demirlere dikmiştim. Düşünceler beynimde dönüp duruyordu. Tam o sırada sessizliği Efsun’un sesi bozdu. “Şşşt, Liya!” diye fısıldayarak yanıma sokuldu. Kaşlarımı çattım. “Ne var Efsun?” O ise her zamanki gibi gevşek bir sırıtışla eğildi. “Kanka, hani sınıftan şu beyaz var ya… onunla iki arkadaşı arka bahçede buluşacakmış. Ellerine bi’şeyler geçmiş, içecek falan. Bize de haber saldılar. Geliyor musun?” Derin bir nefes alıp başımı yastığa yasladım. “Sen ciddi misin? Yasak oldu

