1 Kasım 1998... Zaman su gibi akar derler ama Züleyha için bir ay bin yılmış gibi geçmişti. Kocasının ölümünden sonra hayattaki bütün umutları yerle bir olmuştu. Geriye gittiğinde onu aşkıyla sarıp sarmalayacağı adam yoktu artık ve bu genç kadının nefes almasını güçleştiriyordu. Züleyha ölmek istiyordu. Artık dayanamıyordu. Kendini öldürmek istiyordu. Ama onu tutan canından çok sevdiği ve tutunduğu iki evladı vardı. Onlar için yaşamalıydı. Küçük Demir annesinin son zamanlardaki halini hiç sevmiyordu. Annesi artık oğluyla konuşmuyordu bile. Yaptığı tek şey oğluna sıkıca sarılmaktı. Artık masallar da anlatmıyordu. Sadece oğlunu kollarına alıp gece boyunca ağlıyordu. Demir, babasının öldüğünü bilmiyordu. Küçük Demir, annesinin yanından ayrılıp onun için ayrılan odaya girdiğinde, küçük

