Beklemek en acı halidir sevdanın
Natalie bir müddet daha Vera’ya bakıp bekledi.
"tamam çıkabilirsin" dedi.
Serra ellerini ovuşturarak Vera’ya bakıp
"uyurgezer planı başlasın!" diye bağırdı.
Bu Serra’nın tüm yaramazlıklarına bulduğu kılıftı...öyle ki psikologu bile uyurgezer olduğuna inandırmıştı.
Vera korku ile "napacaksın uyurgezer taklidi ile kapısına mı dayanacaksın?" deyince
Serra " saçmalama viyana kapısı mı bu, kaleyi zorlayacağım , koçbaşı ile kapıyı kırıp tüm tershanelerine nüfus edicem!" demişti...
Vera yatakta utançla kafasını battaniyeye gömdü
"senden nefret ediyorummmm" diyerek kendini saklamaya çalışıyordu...
Serra için bekleme zamanı gelmişti. Üzerine beyaz geceliği giymişti. Hem masum görünümlü hem de çok seksi dantel saten karışımı bir gecelik bulmuştu, hatta alışverişte tek beden kalan bu gecelik için kızın birisini acımadan ekarte etmişti.
Mete'nin arabasını gördüğünde hemen role girdi. Ve gecelikle salona geçti.
Mete 2. Kata çıktığında korkuluğun kenarındaki Vera’yı gördü. Koşarak Vera’yı tuttu çünkü Vera korkuluğa takılmış adımlamaya çalışıyordu.
Başını avucunun arasına aldı
"Vera!" diye seslendi usulca.
Vera’nın gözleri tek noktadaydı.
"Ha siktir uyuyor, Vera güzelim düşeceksin, seni buradan almam lazım" deyip koluna girip yönünü değiştirdi ve odasına doğru götürdü Vera’yı
Girdiğinde Vera bir müddet sanki bir şey karıştırıyor gibi yaptı, sonra köşeye gitti elleri ile komodini yoklayıp su doldurdu içti, Mete ise dikkatle onu izliyordu ki birden açık kapıdan dışarı terasa doğru yürüdüğünü gördü Vera’nın.
Koşarak önüne geçti
"yavrum çıkma" dedi sık sık soluyarak, sesi s*x yaparken çıkar gibi çıkıyordu Mete’nin.
Tahrik olduğunun farkındaydı. Vera bir müddet Mete’nin önünde adımlamaya çalışıp sonra ellerini önce Mete”nin karnına sonra göğsüne götürdü sanki itip çıkmaya çalışıyor gibi yaparken bir eli ile de kapı kulpunu arıyor gibi yapıp aletine dokunuyordu,
'ımmmmh!!!' dedi Mete Vera’nın erkekliğine dokunan elini tutarak,
-allahım beni neyle sınıyorsun?- deyip bir daha Vera’ya baktı...
Serra tüm bunları yaparken Vera görmek istemediği için yatakta başını yorganın altına sokmuştu.
Mete alnını kızın alnına dayadı, bedenlerinin arasında 30 santim fark vardı.
Mete kalçasını terasın mermer korkuluğuna yaslayınca Vera’nın hizasına inmişti. bacaklarını ayırdı ve Vera bacaklarının içine girip birkaç adım daha ilerlemeye çalışıyordu tıpkı bir nesneye takılıp ilerleyemeyen robot süpürge gibi davranıyor arada sağa sola döneceği zaman Mete onu durdurup tekrar kendine çeviriyordu.
Vera’ya baktı koyu siyah gözleri, dalgalı saçı , kusursuz zariflikteki boynu,teni, bacaklarının arasına sıkıştırdığı kendine doğru adımlamaya çalışması, pembe dudaklarına takılıyordu sürekli gözü.
Tekrar erekte olmuştu, içinden
- ne kadar rezil bir adamsın sen, lanet olsun sana- derken Selen ile sexten sonra bitirdikleri alkol bu düşüncelerini bastırmasına sebep oluyordu. Ansızın Vera’nın irkilmeye başladığını fark etti
Yüzünü hızla buruşturup gözünü kapatıp açtı ve Serra kusursuz bir oyunculuk sergiledi gözlerini doldurarak
"neredenyim Mete?" dedi ve adamın boynuna sarılarak
Mete kabarıp inen göğsüne sımsıkı bastırdı Vera’yı. Vera burnunu Mete”nin boyun girintisine gömüp
"yine mi uykumda yürüdüm?" dedi
Mete zor bela "evet" dedi hırıltılı çıkan sesi ile... Vera, Mete’den ayrılıp gözlerine baktı,
"iyi görünmüyorsun" elini adamın yanağına koyup baş parmağı ile yüzüne masaj yaparak
" neyin var?" dediğinde Mete tüm kontrolü çoktan kaybetmişti.