bilinmezlik...

4000 Words
☆☆☆ Son ana dek direndim ona ama kendine gelip sıcacık ellerini yüzümde gezdirdiğinde, sıcak nefesini boynumda hissettiğimde çelikten bir iradem olsa bile dayanamayacağımı biliyordum. Belinden bastırıp kendime çektim, bir elimi sırtından kafasına dek çıkartıp gözlerine baktım. Tüm arzumla bakışlarım yüzünde gezerken onun da dudaklarıma baktığını gördüm. Sonra gözüme baktı, gözlerim kısılmış dikkatle izliyordum, kendini çekmesi için ona zaman verdim çünkü ben şuan bunu yapacak iradede değildim ki tekrar dudağıma bakıp bana doğru yaklaşmaya başladı, asla ilk hamleyi yapmadım, ona bıraktım... o isterse... sıcak, yumuşacık dolgun dudağını dudağımda hissettiğimde elimle kafasından bastırarak dudaklarını dudaklarıma gömdüm. Bacaklarımın arasına kenetleyip o hayalini kurduğum dudakları emmeye başladım. Sanki dudaklarını emmiyor da çilek yemiştim, ağzım içi çilek ferahlığı, lezzeti ile dolmuştu. Bu beni daha da tahrik etti ve ayağa kalkıp kucağıma alıp odaya geçirdim. Bir an tekrar göz göze geldiğimizde ona baktım, bana şaşkınlıkla bakıyordu ama korkmuş görünmüyordu hatta benim kadar istediğine eminim, bakışımla onay istedim, kafasını evet anlamında belli belirsiz oynattığında artık benim için bu gecenin dönüşü yoktu. İncecik saten tül karışımı geceliğini sıyırdığımda önümde sadece alt çamaşırı ile kalmıştı. Göğüsleri tıpkı dudağı gibiydi, aynı renk göğüs uçları... Elimle boynundan gerdanına, göğüslerinin arasından karnına doğru yol yaptım. Parmaklarımın dokunduğu yerler tozpembe bir renk alıyordu "ah Vera, ah sen bana ne yaptın?" deyip hızla soyup yatağa attım. Üzerine çıkıp dudağına öyle bir kapandım ki dudakları, ağzının için yanakları Alev alev yanıyordu. Elim göğsünde bir yandan da soyuyorum. Her şey bittiğinde çırılçıplak uzanıyor dağılmış yatakta. Karnı , göğsü inip inip kalkıyordu. Elimle karnına dokunduğunda dalgalandı, kasılıp içine doğru çekti. Üzerine uzandım şehvetle gülümseyip "sen bana ne yaptın?" dedim tekrar "Vera... Vera istiyor musun?" dedim dudaklarımı boynuna gömüp, "çok zor ama dururum bana söyle, istiyor musun yavrum?" Konuşmuyordu, inliyordu belli belirsiz ve bu beni daha da çığrımdan çıkarıyordu Gözlerine baktım "söylemen gerek istiyor musun?" dediğimde inleme gibi bir sesle “evet” dediğini duyduğum anda dudaklarına kapanmam bir oldu, daha sert , daha aç... Dilim ağzının içindeydi ama yetmiyordu amına koyayım, daha derine inebilsem inerdim, daha fazla dayanamayıp göğsüne indim. Ellerimle ağzını kapattım. Çok inliyordu, birisi duysun istemiyordum. " yavaş yavrum, yavaş birisi duyacak, yavaş!" derken "kimse yok... da- dayım şehir dışında...3 gün sonra gelecek, annen ameliyat için... Ankara’ya gitmiş" dedi kelimeler ağzından titrek, arzu dolu , kısık bir sesle dökülüyordu. O an ellerimi ağzından çekip bir daha dudağına kapandım. Bir müddet bakıp yüzüne boynundan başlayarak göğüslerine indim. Bir yandan göğsünü sıkıp emiyor diğer yandan gördüğüm o muazzam kalçayı avuçluyor olmanın hazzını yaşıyordum. Bir an “napıyorsun Mete, Vera lan Vera Vera!” desem de kendimi durduramayacağımı biliyordum. Öyle de oldu. Durmadım,duramadım... göğüsleri kızarmış bazı yerleri morarmıştı, boynuna gömdüm kendimi ve alnımı alnına dayadım son olarak “Vera sormak zorundayım, daha önce ...” dedim sustum. Kapalı gözlerini açtı ürkek bir şekilde bakıyordu “hayır” dedi “hayır olmadı kimse” Neden bu cevap bu kadar hoşuma gitmişti, yüzümde engel olamadığım bir tebessüm oluştu. “Emin misin?” dedim - evet - der gibi başını salladı “canın biraz yanacak” dedim yine kafasını salladı. Sonra boxerımı çıkartıp bacağının arasını ayırdım ve kadınlığına yerleştim. Önce hissetmesini istedim. Başını yana doğru kaçırıp gözlerini kapatarak inledi. Dudaklarımı ,dişimi boynuna geçirdim emdim biraz, doğrulup elime tükürdüm ve aletimi ıslattım, sonra tekrar elime tükürüp bacak arasına yaydım sonra üzerine kapaklandım, beni anlamayarak izliyordu. “kolay girmem için yavrum tahriş etmemeye çalışıyorum” dedim -anladım -der gibi kafasını salladı Bir elim ile ağzını kapattım “Ne yaparsam yapayım acıyacak, özür dilerim ama sonra zevk alacaksın söz veriyorum, sana hayatındaki en büyük zevki yaşatacağım yavrum” deyip aleti girişine dayadım. Bir iki defa sokup çektikten sonra gerçekten zor olacağını anlamıştı. daha ucunu sokmaya çalışmama rağmen boynundaki damarlar kasılarak çıkıyor, ellerimle kapattığım ağzından acı dolu inlemeler yükseliyordu, gözünden akan yaşlar ise beni mahvediyordu... Canın o kadar acıyor olmasına içimden söverek devam ettim, daha derine sokmaya başladım ama o kadar dardı ki, o kadar zor ilerliyordum ki Vera’nın ellerimin altında ağzı kapalı inleyişi beni daha da çığırından çıkarmıştı. Normalde hepsini sokmayacaktım çok canı yanmasın diye ama öyle bir altımda inleyip titredi ki onun canını tekrar acıtmadan bir seferde halletmeye karar verdim. Hafif çekip kanamasını da aldım aletime daha kaygan olmasını sağlayarak tekrar soktum. Nerde ise içine yarısını almıştı ki rahim duvarına dayandığımı hissetmiştim. Bir müddet öylece kaldım. Altımda titriyordu... öyle titriyordu ki, yanaklarından. akan yaşlar yatağı ıslatmış, boğazı çektiği acıyı haykırırcasına daha da şişmiş damarları gırtlağı gerilmiş, o güzel teni pembeye dönmüştü... İnlemesi gözyaşı ve öksürüğü birbirine karışıyordu. Durmuyordu acı inlemeleri bir türlü ve aletimde korkunç bir basınç hissediyordum. Rahmi aletimi sıkıp sıkıp bırakıyordu, ateş gibiydi, "yavrum sakinleş, yavrum sakinleş çok darsın sağıyorsun beni az rahatlamaya çalış" dediğimde " elimi çekeceğim tamam mı" dedim gözlerini " tamam " der gibi kapattı Elimi ağzından çektiğimde başının iki tarafına kattım “hahhh” diye inledim kendimi kontrol edemeyerek. Boşalmamıştım ama rahmindeki kasılma ile öyle bir sıkmıştı ki aletimi acı ve zevkle inlemek bu demek ki diye düşündüm. İnip çıkan göğüs kafesim, aldığım nefes hiç birisini kontrol edemiyordum, “hay sikeyim,ah sikeyimmmm bu nasıl birşey” dedim ve altımda yatan kıza baktığımda korku ile baktığını gördüm, dişleri kilitlenmişti “ Sakinleş yavrum sakinleş” dedim alnımı alnına dayayıp. “O kadar sağıyorsun ki içinde git gel yapmadan boşalabilirim, ah sağıyorsun beni yavrum” dedim kulağına. Boynunu öptüm “sakinleş yavrum sakinleş” dedim yüzünü avuçlarımın arasına aldım “sakinleş yavrum” rahminin içindeki atımları azalmak yerine atmıştı, daha da kabarmıştı içi “devam ediyorum” dedim Tepkisizdi, sadece başını sallıyordu. Zorlukla kendimi çektiğimde inleme sesini duydum “sakinleş yavrum sakinleş” deyip santimlik çekip santimlik itiyordum kendimi ancak o kadar hareket ettirebiliyordum artık. Bir süre daha santimlik git gel yapıp daha fazla dayanamayacağımı anladığında tam çıkacaktım ki “yapma” dedi ilk defa sesli iletişim kurdu, titreyen sesi ile “yapma içime boşal” dedi, Şaşkınlıkla bakmıştım. “Emin misin?” dediğimde “ ilaç alırım” diye titreyerek konuşuyordu “her anını senle olması gerektiği gibi yaşamak istiyorum.” Alnını öptüm, haklıydı, ilk sevişmesiydi kendini kullanılmış hissetmek istemiyordu, sadece benim keyif alacağım bir şey değildi bu, şuan belki de tek önemli olan altımda kendini bana teslim eden kızdı “meleğim benim” deyip gidip gelmeye başladım ve çok sürmeden inleyerek boşaltım. Her şey bittikten sonra güçlükle ayrıldım. Rahmi o kadar şişmişti ki bu kadar taze dar bir girişe ben ilk gece için çok iriydim. Çıktıktan sonra kanamasını takip ettim. Benim sıvım ile karışan kanı bir müddet aktı ama sonra durdu. Çok şükür! Hunharca sevişirken, kendimi tamamenniçine sokarken kanamasının durmayabileceği aklıma gelmemişti. Çok sonradan bu detayı hatırlamıştım. Yanına uzandım. Sevişirken titrediğinden 2 kat daha fazla titriyor kasılıyordu. Kollarımın arasına aldım, sarıldım, O kadar titremesi normal miydi bilemiyorum ama o an çok farklı duygular yaşıyordum. Tenim sanki ilk defa bir tene biat etmişti. Bacakları, yatak çarşafı kan içindeydi. Onu bu şekilde yatırmak istemedim. Titremesi hafif azalınca göğsümden ayırıp gözlerine baktım. Saçını okşayarak, başını öperek sakinleştirdiğim güzeller güzeli kadınıma. Biraz sakinleştiğini anladığımda temizlemek için banyoya götürmek istedim ama dizlerinin tutamayacağını biliyordum. Kucağıma aldım -nereye- der gibi baktı “banyoya güzelim banyoya götürüyorum seni “ dedim, başını göğsüme gömdü kafasını saklamak ister gibi. Az önce altımda her hareketin için onay aldığım bana tutuklu ile bakarak onay veren kız gitmiş başını göğsümde saklamaya çalışan Vera gelmişti. Bu hali hem çok hoşuma gitmiş hem de bana çok tuhaf hissettirmişti. Kucağımdan indirmeden suyu açtım sonra onla birlikte suyun altına girdim. Titriyordu, ılık su vücuduna aktıkça titremesi azaldı. Tüm vücudumuz ıslandı...benden saçımdan, göğsümden akan sular Vera’yı buluyordu. Kucağımda uyuyor gibiydi bir müddet, uzunca bir müddet onu bu şekilde yıkadım. Sonra getirip koltuğuna oturttum. Otururken bir şey batmış gibi doğruldu acı içinde ayağa kalktı ahhh diye içini çekerek acı bir nida attı, dizleri titremeye başladı bacaklarının arasından tekrar kan süzüldü, korkmuştu. “Tamam yavrum tamam güzelim bak bana, Vera bunlar normal, tamam” deyip hemen hızla iç çamaşırını buldum ve “pedin var mı?” dedim bana şaşkınlıkla bakıyordu. “Yavrum pedin nerde?” dedim ama konuşacak halde değildi bende bir paket peçete çıkartıp iç çamaşırına katıp ona giydirdim ıslak mendil alıp geldim, titreyen bacaklarından akan kanı sildim. “Yavrum bana bak normal böyle olması” dedim korku içinde titreyen küçük kadınıma. Sonra göğsüme çektim. Başını öptüm. Buz gibi olmuştu teni. Hemen bornozunu giydirip kucağıma alıp kaldırdım. “Nereye?” dedi ürkek bakışları ile gözüme kaçamak bakışlar atarak “benim odama, oturamazsın canın acır uzanman lazım” dedim itiraz etmedi, yine göğsüme sakladı başını. Bu hareketine bitiyordum. Usulca yatağa yatırdım. Her hareketinde kasığını tutuyor acı ile yüzünü buruşturuyordu. Çekmeceden sıcak su torbasını alıp mutfağa indim. Sıcak su ısıtıp kattım. Yukarı çıkıp güzeller güzeli kadınımın yanına geldim. Yatağıma ne kadar yakıştığını o an fark etmiştim. Sıcak su torbasını verdim. Uyandı gözlerini açtı “Mete odam!” dedi, “anlayacaklar...” Korkuyordu, benimle yaşadığı şeyden değil birileri anlayacak diye korkuyordu. Alnını öptüm. “ Şimdi gidip hallediyorum uyu sen. Yanına geleceğim” dedim. Boxerımın üstüne eşofman altımı çekip odasına gittiğimde etrafa saçılmış iç çamaşırlarını toplayıp kirli sepetine kattım, yatağın üstündeki çarşafları yatak pedini topladım aldım. Komodindeki yedek pedlerinden çıkartıp serdim. Toplarken fark etmiştim ne kadar çok kanaması olmuş.. Çok dardı, daha hazır değildi... o kadar girmek için zorlamamalıydım. Odaya gittiğimde ilk iş üstünü açıp bacağında kanama var mı diye bakmak oldu. Baktım kanaması yok. Yanına uzanıp ikimizin üstüne çarşafı çektim, kolumla belini kavrayıp kendime çektim, uyanıp o da kendini bana doğru dayadı. Koklayarak öpüyordum başını, ilk defa bir kadınla s*x yapıp ,hadi güle güle, deyip kalkıp gitmedim, sarıldım. Canının acıması ilk defa umurumda oluyordu, ilk defa rahatladıktan sonra kendimi bir kadının saçını koklayarak uyuma isteği ile dolu hissettim ondan sonra. Hepsinden önemlisi ilk defa bir kadına böyle sahip olmuştum. Daha önce bir kız arkadaşımla daha ilk birlikteliğini yaşamıştım ama böyle hissetmemiştim. Naptın bana sen ufaklık. Naptın böyle. Daha önemlisi ben sana ne yaptım? 2 hafta sonra Hakkâri’ye gideceğim ben sana naptım? Kahretsin! ☆☆☆ ☆☆☆ Vera titreyerek uzanıyordu yatağında. Tam anlamı ile soyunduğunda o kadar korkmuştu ki Serra’nın duygularını bastırıp beden kontrolünü eline geçirmişti. Mete üzerindeydi, kendisini soymuştu ve göğsünü emiyordu. Gözleri tavana odaklandı. Avizeye bakıyordu, vücudunun kasıldığını, kasığında henüz içine girmemesine rağmen korkunç kramplar kapladığını hissediyordu. Serra “çok istiyoruz o yüzden o kramp, kütük gibi durma adama. Karşılık ver” diyordu ama Vera tek bir ses bile çıkaramıyordu. Mete içine girmek için izin istediğinde başını sallayarak verebilmişti onayı, ve sonra Mete’ye baktı, eline tükürüp aletini ovalayışına,sonra birdaha tükürüp kendini ovalamasına... Serra Vera’nın kulağına gelip korkmaması için ayrıntı veriyordu “yeterince kayganlaşmazsan çok canın yanar, az yansın diye uğraşıyor, aç gözünü Vera. Biz bu adamla sevişiyoruz şu harika vücuda bak, şu adonislere bak. Dokunsana adonisine!” diyordu ama Vera kapkatıydı ve korkunç derecede titriyordu Mete içine girmeye başladığına sessiz çığlıklar attı boğazında düğümlenen. Vera Çok canım acıdı o kadar acıdı ki, daha önce hiç bıçaklanmadım ama ayağıma çivi batmıştı, tıpkı o çivinin canımı yakması gibi canım yanıyordu Serra ise zevkten kendini kaybetmişti “daha derine girsin, daha da girsin” deyip duruyordu inleyerek. Acı içinde inlemelerim bazen Serra’nın arzu dolu inlemeleri ile karışınca Mete daha da ateşleniyor ve haşinleşiyordu. Titremem artınca da duruyordu. Bir müddet Serra’nın arzusunu bastırdım ama vücudum acı ile zevk arasında kasılırken kontrolü Serra’ya devrettiğini fark ettim. Başını zevk ile inleyerek arkaya attı, boğazındaki tüm damarlar çıkmıştı, bir müddet sonra Mete’ye “hayır içime boşal en doğal halini yaşamak istiyorum” dediğinde ikimizde bedenimizdeki acıyla zevkin esiri olmuştuk. Mete’den içime boşalmasını istedi o da yaptı. O kadar titriyordum ki ne ara tekrar bedenimde kontrol koltuğuna geçtiğimi hatırlamıyorum. Sahneler sırasız akmaya başladı ... hangisi nerede nasıl olduğunu hatırlamadığım anılar gibi. Gözlerim kapandı açıldı banyoda üzerimden ılık su akıyordu, Son açmamda koltuktan acı içinde kalkmıştım. Ne kadar uyudum biliyorum, uyudum mu onu da bilmiyorum. Mete'nin kollarındaydım, sıcak su torbası vardı kasıklarımda ve bana sarılarak uyuduğunu fark ettim. Saat 5.45 di. Doğrulmak istedim ama yine canım acıdı. Acı ile inlediğimde Mete uyanmış “yavrum” diyerek alnımı öpmeye başlamıştı “yavrum iyi misin ?” “Acıyor” dedim gözlerimden akan yaşlara engel olamayarak. “Bebeğim benim” dedi göğsüne bastırdı su torbama dokundu “soğumuş,ver bana” dedi ve gitti. Bende tekrar uzandım. Bir süre sonra sıcak su torbası,ağrıkesici sandviç,meyvesuyu ile geldi.sıcak su torbasını kasığıma katarken bornozun altından bana baktı. “Neye bakıyorsun?” dediğimde Mete “kanaman var mı diye” dedi “var mı?” dedim güldü “yok güzelim. Sana çorap ve kıyafet getireceğim” dedi üzerine hızlıca tişört geçirip. Odamdan pijama çorap iç çamaşırı ile gelince hiç direnmeye gerek görmeden yerimi Serra 'ya bırakmıştım. Mete iç çamaşırımı değiştirmek istedi, “tamam” dedim altımı çıkarttı akşam kattığı peçeteye çok az kanamam olmuştu. Dikkatle onu izliyordum. Bakışımı yakalamış olacak ki , noldu , der gibi gülümsedi. “Bırak tiksinme ben yaparım” deyince iç çamaşırımı yukarı çekerek bacağımın, baldırımın iç kısmına bir öpücük kondurdu. Uzun ve derin bir öpücük, dudağıma geldi burnumun ucuna bir öpücük kondurdu ve “ne saçmalıyorsun sen?” dedi. Sonra da sutyenimi giydirip tişörtümü, şortumu giydirdi. Çıkardığı peçeteyi çöpe attı, iç çamaşırımı çantasının bir gözüne kattı. Bakışımı görünce gülümsedi. Yanıma gelip uzandı. Boynumu öptü defalarca. Vera bize bakamıyor dışarıyı izliyordu. “Bir gecede hava mı soğudu?” dedim güldü “buralar böyle olur. Yağmur yağacak ” Aklıma Natalie geldi ve hızla kalkmak istedim durdurdu “ama Natalie!” dedim. “Üst katlara biz inmediğim sürece çıkamaz,ayrıca evde olacağım rahatsız etme dedim” dedi. " Annemlerin katı ile aşağı katı temizler " dedi. “Yengem ne zaman gelir acaba” dediğimde “mesaj atmış, ameliyat geçiren üst düzey bir bürokratmış. Bu gün yoğun bakım süresini takip edip yarın odasına çıktıktan sonra gelecekmiş” dedi omzumu öperek. “Artık sakin olur musun?” Vera ile göz göze geldiğimizde ilk defa yaptığım bir şeyden Vera’nın pişmanlık duymadığını fark etmiştim. Sonra usulca uyumayı seçti. Baş başaydık sonunda Mete ile. Mete’yi Vera’dan kendi iç benliğimden kıskanmam normal mi? Yüzümü ona döndüm. O kadar çekici bir yüzü vardı ki, kusursuzdu? Teninin her yeri aynı renkti, ellerim yanağında gezindi, hafif çıkan sakalları ellerimi gıdıklıyor hışırtılı bir ses çıkartıyordu. O ise gözlerini kapamış kıvrılmış dudakları ile yüzündeki hareketlerime izin veriyordu. “Sen ne ara bu kadar büyüdün?” dedi Gözlerini açtığında yemyeşil gözleri ile karşı karşıya geldim. Çok tuhaf,utandığımı hissettim. Bu hissi genelde Vera üstlenirdi, bacaklarımı iki bacağının arasına soktu bedenimi kendine çekip başımı göğsüne bastırdı. “Vera” diye mükemmel tınılı sesi çıktı. Adım ilk defa bu kadar güzel geldi kulağıma. Gerçi, Serra’yı tercih ederdim ama yapacak birşey yok, alt karakteriz sonuçta “efendim” dedim. “Efendin senin için ölür!” dedi başıma defalarca öpücük kondurarak. Bir erkekle cinsellik yaşayacaktık ama bunun bu kadar özel olabileceğini ne Vera ne de ben tahmin edemezdik. Elleri sırtımda geziyor, saçlarımı okşuyordu. Dün sevişirken hırçınlaşıp sıkıp avuçladığı kalçalarımı bile o kadar naif okşuyordu ki. “bana ne oldu anlamadım Vera, sihir gibi günah gibi işledin içime... karşı koyamadım. Pişman değilsin değil mi?” deyip benden uzaklaşıp yüzümü çenemden tutup kendine baktırdı ve “değilim de!” dedi aksini duymaya mecali yok gibi... Kafamı hayır anlamında salladım ve sarıldım. Başımı gömdüm göğsüne. “Mete” dedim “Söyle güzelim, söyle bir tanem... söyle benim küçük kadınım” dedi “Mete nereye gideceksin?” dediğimde beni tutan kollarının daha sert kavradığını hissettim bedenimi. “Hakkâri’ye yavrum” dedi soğuk bir sesle. “Bu ilk ve son muydu?” dedim.Bana baktı, çenemden tutarak kaldırdı başımı, kaşlarını sert şekilde çattı “Senden vazgeçmem mümkün değil Vera! Ama eğer sen istemezsen o zaman ...” “isterim” dedim. Kocaman güldü. “Sen benim için bir gecelik kaçamak değilsin Vera, sen benim nefesimsin artık. Birkaç hafta her fırsatta yanına geleceğim. Sonra da...” dedi ben devam ettim “sonra?” Alnımı öptü “Vera benim olmanı istiyorum” dedi. “Benim karım olmanı. Hazır değilim istemiyorum bekleyelim dersen sabrederim ama eğer bende istiyorum dersen 3 ay içinde...” dedi. “3 ay mı?” dedim güldü “yavrum senden daha uzun vadede uzak kalamam” dedi. “3 ay sonra iznim var geldiğimde evleniriz. 30 gün sonra ben herkese Vera’yı seviyorum evleneceğim derim” dedi. “kimlikte 19 sun değil mi?” “evet” dedim alnımdan öptü defalarca “tamam sorun yok” dedi. “Ne gibi sorun olacaktı?” “prosedürler” Sonra başını omuz girintime sokup uyuduğunu hafif ritminde seyreden kalp atışlarından anladım. Tam huzur ile gözümü kapatacaktım ki üstümde kapanmış saları saçlarıma karışmış Vera’yı buldum “ne demek tamam? Biz hukuk kazandık alooo okuyacağız biz, senin uçkur sevdan yüzünden okulumdan olamam ben!” dedi. Bir an irkilmiştim “manyak gelirken haber versene ne ara uyandın sen koltukta uyuyordun” dedim korkudan içime kaçmış sesimle, yandan yandan Mete’ye bakarak irkilmemden uyanmamıştı neyse ki! “ baktım sen eline götüne neren önüne çıkarsa bize kına yakıyorsun değil gözüm 8, 10 duyu organım, geçmişim, geleceğim, ebemin gözü bile açıldı be... sakın bana 8- 10 duyu organı yok deme ne yaşıyorsak karesini alacaksın. 5 benden 5 senden. Bak bir daha söylüyorum hayatta olmaz kızım!” deyip odada dört dönmeye başladı “ben hakime hanım olacağım, tokmak sallayacağım. Kaldır kaldır o koca pipiliyi söyle biz okuyacağız de, alsın pipisini başına çalsın ! onun yüzünden kasığım bacağım belim her yerim ağrıyor zatennnnnn!” dedi “koca pipili mi?” dedim “ha siktir ben küfür ettim!” deyip bir daha küfür ettiğini fark edip “yuh amına koyim” diyip hızla eli ile ağzını kapattı “Vera noluyor lan susstun sustun bekaretimi kaybettiğim sabah kombo yapasın mı tuttu küfürde?” dedim. Yanıma sıçrayarak oturdu “Serra ben niye küfür ettim o sana ait bir özellik değil miydi?” dedi. Ben “dur sakin ol, dün baya bir deneyim yaşadık bizde kafa daha ayıkmadı” deyince Vera gözünü dikip “bir bedende iki kişiyiz sabah akşam kiralanan ev gibi kullanıyoruz bedeni, daha ne kadar ayık olabilir kafamız. Sende bir şey var mı?” dedi “ben utandım” dedim “afedersin noldun?” dedi bende “utandım işte!” dedim “höhhh be kardeşimmmm, utanmazsın ki sen!” dedi “sağol ya!”dedim“Ne kadar iyisin.” “Ha siktir şimdi de bozuldun, ha siktir küfür ettim” dedi ağzını tuttu. “Kızım bu Mete bizi değil bizim aramızı sikti” dedim. “Aynı anda iki kişi seviştik adamla şaka bu kadar “ dedi Vera uzanıp uyuyan Mete’ye bakarak. “Yakışıklı çocuk ama kaymak gibi” dedi... “Hıı yerim ben onu” dedim “Höst biz napıcaz?” dedi “Vera kıskandın mı sen dedim?” “Ya sikicem ama ya noluyor bize?” dedi “kalk kalk” dedi hızla. “Noluyor be?” dedim “şuna birşey bahane et online psikologumuza, il meclis üyesi,ihtiyar heyeti, itfaye, belediye, cimer,antopolog, sosoyolog, ürolog, herbokolog, ne kadar siktiğimin devler dairesi ile lok lu log lu bilim insanı varsa yaz mail at dilekçe ver bize yardım etsinler . Şu online paramızı tırtıklayan zibididen başla” dedi... “kızım ne bahane edicem?” dedim “adam bu gün bizi bırakır mı sence, centilmen adam iyi hissetmemiz için yanımızda durur” dedim. “O zaman yaz yaz!” dedi “git al telefonu; bir adam bizi sikti ama ayarımızın da amına koydu yaz” dedi. Mecbur Vera’nın dediğini yapacaktım çünkü bu gerçekten tuhaf bir durumdu. Mete uyandı “noldu yavrum?” dedi “telefonumu alacaktım” deyince “nerde?” dedi “odamda” dedim “tamam getiririm ben” dedi gitti telefonumu getirdi verdi yanağıma kocaman bir öpücük kondurup uyudu gerdanımda. “Haydaaa!” dedi Vera burnunun dibine kadar sokulup Mete'nin “e bu burda uyudu” dedi “hııı” dedim “ha! Nolcak?” dedi “az bekleyeceğiz “ dedim. Ellerimi saçına attım saçlarını karıştırmaya başladım. Gülümsediğini hissettim “özür dilerim uyandırdım mı?” dediğimde “hayır devam et” dedi... devam ettim. Vera ise bır bır bır söyleniyordu “aynen aynen devam et, iyice uyut adamı e mi?” Öğleye doğru olmuştu Mete kalkmış duşa girmişti bende odama geçmiştim. Psikologuma yazdım. “Hocam bizim acil sorunumuz var” diye. Bir randevusu iptal edilmiş onun yerine konferans görüşmeye aldı bizi. “ Merhaba mayoz bölünenler” dedi “merhaba” dedim “ yine güne ışık saçıyor konuşmak için can atıyor ( kinaye yapıyordu) Serra ile konuşuyorum sanırım” dedi “hocam bizde tam onun için aradık, o hatta bir karışıklık var”dedim. “Nasıl yani?” dedi “valla dün biz bir adamla seviştik” deyince psikoloğumun yüzünde şaşkınlık ifadesi oluştu ve her saniye anlattıklarımızla büyümeye devam etti.... Psikolog: peki nasıldı ? Vera: acayip iydi! Serra: onu sormuyor salak Psikolog: kızlar sırası ile konuşalım. Her soruma ilk Vera sonra Serra cevap versin Serra: "tabi zaten hep önce Vera cevaplasın Serra kim ki”deyince psikolog gözleri hayretle açılıp Serra’ya baktı ve “Serra sen üzüldün mü ?” dedi Vera: maşallah bu da leb demeden leblebiyi anladı, hocammmm çarşı Pazar karışık diyoruz anlamadın mı, pirinç ile bulgur karıştııııı... Psikolog bu konuşan Vera mıydı deyince Vera” adam mala bağladı ya la!” dedi. Serra; hocam biz devir daimle seviştikten sonra... Psikolog: nasıl yani? Vera “süre tuttuk sıra ile işte hoca ya, bir o sevişti bir ben” Psikolog “Vera sen Serra sevişirken kafanı bir yere saklamadın mı?” deyince Serra “aslında bir müddet sakladı, hatta arabanın garaja girişini ilk o hissetti, sonra garaj kapısını bana teslim etti” dedim Psikolog “ve bu sevişme boyunca devam etti...” Vera “aynen el attım, imece anlamında yoksa bizim birşey atacak halimiz kalmadı. Adam bize attı atacağını di mi Serra?” Serra “valla hocam bizde sabah fark ettik. Ben utandım bu da küfür etti... Psikolog gözlüğünü çıkarttı Serra “yarrağı yedik adam gözlüğünü çıkarttı” Vera “onu dün yedik dur az ara verelim” Psikolog “kızlar siz çok farklı bir vakasınız. Farklı kişiliklerin bu kadar iyi anlaşıp bu kadar koordineli vücut kavgası yapmadan bir birliktelik yürüttüğü ender görülür. Hatta ilk sizde görüldü diyebilirim ve şimdi siz, sizi ayıran özelliklerin birbirine geçtiğimi söylüyorsunuz...” Serra “yani tam geçmedi, ikimizde küfür ediyoruz mesela ben daha kallavi söverim ama utanıyorum az birşey ,bu da daha az küfür edip utanıyor yani azcık mix olduk sanırım... “ Psikolog düşünmeye devam etti. “Bunu bir araştırmalıyım” dedi. “Ben sizi birkaç meslektaşım ile fikir alışverişi yapıp arayacağım, bir düşüncem var ama onların da görüşünü almam lazım” dedi. “Görüşmek üzere” deyip görüşmeyi sonlandırdı. Vera “yalnız ben çok yoruldum böyle sürekli değişim olmaz. Bu gün ben uyuyayım sen ortalıkta dolaş zaten sayemde insanlığın 2.hissi olan utanmayı da öğrendin” dediğinde ona “ilk hissi de sen öğrendin de neyse tamam. Hadi git yat” dedim ve Vera’nın seke seke gidip kanepeye uzadığını izledim. “kızım bakma öyle bacak kökleri bel kasık ölüyorum” deyince bende “bir sıcak su torbası yapıp aşağı inip uzanayım bari” dedim. Tam dışarı çıkmıştım ki onu gördüm. Mete havluya saçını kurutarak çıkmış geliyordu. Beni görünce yüzü aydı, yanıma geldi sarıldı yüzümü göğsüne gömüp kafamı öptü. “kafa fetişin olabilir mi?” dediğimde kahkaha attı “her kafaya değil” dedi bu “kafa başka kafa” dedi... içeriden Vera’nın sesi geldi “herhalde olum 2 kadın yaşıyor o kafada.” “Yağmur başladı benimle odamda kavme içerek mi izlemek istersin aşağıda mı?” “Seninle terasta kahve içerek " deyince “tamam kahveleri getirdim battaniye al üzerine” dediğinde koltuğun üzerindeki battaniyeyi götünü yayıp yatmış Vera’nın altından alırken “noluyor lan?” dedi düşmeden önce... "İnsan gibi uyandırsana " diyerek söyleniyordu koşarak terasa gerken. “Oturalım mı?” dedim "olur " dedi. Uzandım ve başımı koydum omuzuna. Kahvelerimizden buhar çıkıyordu o kadar soğumuştu hava. Serra Tüm günü birimizle vakit geçirerek harcadık dün. “Bu gün Mete'nin bir işi vardı çıkması gerektiğini söyledi” dedim Vera’ya. Ben yaşarken o uyuduğu için olaylardan haberdar olmasını istedim. “Ne işi?” dedi bende “söylemedi ama galiba Selen'den ayrılacak” dedim Vera yarı uykulu hali ile kaşını kaldırıp ne alaka bakışı attı “dün defalarca aradı” dedim. “İyi bari” dedi “o zaman seni şöyle alalım “ deyip koltuğu gösterdi. “ Hale bak bedenimi 23 nisandaki belediye koltuğu gibi kullanıyoruz” dedi. Ben tüm gün uyanık olmanın yorgunluğu ile kendimi yatağa attım.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD