Gözlerimi açtığımda bir arabanın içerisinde olduğumu fark etmek zor olmadı. Kafamı sola doğru çevirdiğimde P*ç Nickol'ü gördüm, o kadar halsiz hissediyordum ki ona bir kelime bile edebilecek halde değildim. Evin yanına kadar geldiğimizde, kapımı açıp beni kucağına aldı. Çantamda bulunan anahtar ile evin kapısını açıp beni odama kadar çıkarttı. Yanıma oturup: -Bugün olanlar için üzgünüm seninde istediğini düşündüm o yüzden o kadar ileri gittim, kendimi tutamadım. Lütfen bu olay aramızda kalsın yoksa tüm kariyerim yerle bir olur lüfen diyerek elimden tutuyordu. Söylediği şeylerin benim için bi önemi yoktu tek bildiğim büyük bir orospu çocuğu olduğuydu, sesimin yettiğince git artık diye kapıyı gösterdim. Arkasına bile bakmadan çıkıp gitti. Akşam olduğunda annem beni yemek yememiz için mutfağa çağırmıştı. Kendimi ne kadar kötü hissetsemde onlara bunu fark ettirmemeliydim, o yüzden elimi yüzümü yıkadıktan sonra yanlarına indim. Yemek yerken Fredy'nin gözleri hep üstümdeydi, acaba anlamışmıydı kötü şeyler olduğunu yemek boyunca gözleri üzerimdeydi. Yemeği yedikten sonra odama doğru giderken arkamdan gelip yavaşça kolumu tuttu. -Bir sorun mu var?
Ben: Yok yok hayır ne sorunu, nereden çıkarttın sadece biraz halsizim. Fredy: O adamla seni gördüm eve girerken, neden seni kuçağında taşıyordu. Ben: Önemli bişey değil. Fredy: Anlatmak istersen buradayım. Kolumu bırakıp odasına geçti. Anlatsam ne olacaktı ki, gözünde küçük düşecektim sadece. Sabah tekrar iş yerine gittiğimde, Nickolün bugün gelmediğini dün gece birisi tarafından saatlerce dövüldüğünü öğrendim. Adalet yerini bir gecede bulmuş ne büyük şans acaba bunu kim yaptı. Korku ile gittiğim ofiste duyduğum o haberden sonra neşem birazda olsa yerine gelmişti. Gün boyunca aklıma onu getirmeden işime odaklanıp işlerimi hallettim ve akşam evin yolunu tuttum. Eve gittiğimde yemek için sofraya geçtim. Fredy yemeği yerken gözüm parmaklarına takıldı, kan içinde kalmıştı. Dün gece için duyduğum o olaydan sonra acaba bunu yapan? Bu seferde Fredy odasına giderken ben kolundan tutup onu sorguya tuttum. Bana dün gece olanları bir bir anlattı, bende bir gariplik olduğunu anladığını vs Ve bende ona tüm gerçeği anlattıktan sonra bana kendisine güvenebileceğimi ve ne sorun olursa olsun yanına gidebileceğimi söyleyerek dudağıma bir öpücük kondurdu. Mutlu olmuştum onun bu tavrından sonra, odama çekilip gece boyu düşündüm. Sabah uyandığımda, bugün işe gitmek istemediğimi söylemek için muhasebeyi arayıp izin aldım. Bugünün özel bir gün olmasını istiyordum, Fredy'e teşekkür etmek için kahvaltı hazırlayacak ona minnetimi sergileyecektim. Kahvaltı hazırlamak için mutfağa indim, ona güzel bir kahvaltı hazırladıktan sonra güzel bir tepsinin üzerinde odasına doğru yol aldım. Odasından içeriye girdiğimde yarı açık çıplak bedeni ile karşımda duruyordu. Tepsiyi kenara koyup uyan hadi diyerek baş ucunda durdum. Gözlerini yavaşça açıp gülümsedi. Kokusunu aldığı kahvaltıya baktı, ayağa kalkıp çıplak bir şekilde boynumdan öpüp teşekkürlerini sundu ve elini yüzünü yıkamak için banyoya doğru ilerledi. Tekrar odaya girdiğinde ben hala aynı yerde onu beklediğimi görünce -Oturabilirsin. Diye hafif emir verici bir tavırla bana söylediği şeyi yaptırdı, nedense onun bu şekikde söylediği şeyler benim onu yapmam gerektiğini düşündürüyordu bana. Ona Emredersiniz diyerek gülümsedim ve yerime oturdum. Kahvaltısını yapmaya başladığında bana dönüp: -Burası rahat değil, masaya ihtiyacım var. Ben: Hemen getireyim istersen. Fredy: Getirmene gerek yok, sen olabilirsin.
Devamı diğer bölümde... Vote ve yorum atarsanız daha fazla bölüm gelir.