Öğle güneşi Yalçın Holding’in cam cephesine sert bir açıyla vuruyordu. Binanın devasa cam panelleri ışığı kırıp şehir manzarasının üzerine yansıtıyor, içerideki parlak mermer zeminde uzun ışık çizgileri oluşturuyordu. Dışarıdan bakıldığında her şey olağan görünüyordu. Ama içerideki hava öyle değildi. Gerilim, binanın duvarlarına sinmiş gibiydi. Asansör kapıları açıldığında koridordaki fısıltılar bir anlığına kesildi. İnsanların sesleri bir anda boğazlarında düğümlenmiş gibi sustu. Karan Yalçın yürürken kimse zaten yüksek sesle konuşmazdı. Şirket çalışanları onun varlığının yarattığı ağırlığa alışkındı. Ama bugün farklıydı. Bugün bakışlar farklıydı. Bilen bakışlar. Tahmin eden bakışlar. Yargılayan bakışlar. Dün akşam yönetim toplantısında yaşananlar şirket içinde yıldırım gibi yayıl

