9.

3149 Words
Dudaklarım mirayın dudaklarına sertçe baskı uygularken iki adım ileriye gitmiştim. Mirayın bir eli yavaşça enseme çıkarken diğer eli ise omuzuma tutunmuştu. Alt dudağını dudaklarım arasına alıp sakince emdikten sonra aynı şeyi üst dudağına da yaptım. Bir elim, mirayın belindeyken, diğer elim ensesini kavradı. Mirayı daha fazla kendime çekerken olduğumuz yeri hatırlayıp dudaklarından ayrıldım. Alınlarımızı birbirine yaslayıp soluklandık. Başımı olumsuz anlamda salladım " sen beni öldüreceksin. Aklım çıktı, ne işin var burada. " " kuzey kavga etmiş, eve geldiğinde kaşı yarılmıştı. Hastaneye getirdim bende, şuan pansuman yapılıyor " Kaşlarımı çattım. Kuzey mi? Kavga mı? " kuzey bensiz kavgaya gitmez, gidecekse bile ya urazı çağırır yada meteyi " " salak işte, kendisine sor bunu " Alnımı mirayın alnından çektim. " doğruyu söyle, bu hastanede olacağımı biliyordun. " " evet çünkü sen söyledin " Duraksadım. " doğru ben söyledim " " onu bunu bırak, biz senle yarım saat olmadı konuşalı. Sen ne ara geldin " " senle konuştuktan sonra telefonu masaya bırakacağım an kuzey geldi. Baktım kaşı yarık, kanıyor. Dedim ne oldu. Dedi kavga ettim sanane, dedim mal, uraz kalktı baktı. Birlikte getirdik " " uraz şuan nerede " " eee, öhhmm, mmm, şeyy " " neey, uraz nerede " Baş ve işaret parmağını birlestirip ufak bir boşluk bıraktı. " benim azıcık, minni minnacık bir başım döndü açlıktan. Bana bir şeyler almaya gitmişti. " " nasıl açlıktan, sabah bir şey yemedin mi " Gözleri ben hariç her yerde gezinirken kaşlarım çatılmıştı. " miray, dün akşam da fazla bir şey yemedin, aç bırakma kendini. " " tamam yiyeceğim birazd- oha " " ne oldu " Mirayın baktığı yere bakarken tek kaşımı kaldırdım. Tekin bey, züleyha hanım ve tuğrul buradaydı. " alaz bildiğin kopyala yapıştır yapmışlar bu ne " " sorma, bu hastane onların " Gözlerini ne kadar açabilirse o kadar açıp aniden başını bana çevirdi. " yuhh, şakamı yapıyorsun. " " hayır. Gel tanıştırayım " " saçmalama, kombinim berbat, bu halde karşılarına çıkamam " Kısık sesli feryadına sırıttım. " zaten şuan görünmezsin miray değil mi " Sol omuzuma vurduğunda yalandan yüzümü buruşturdum. Sağ kolumla vurduğu yeri ovarken boşta kalan elimin işaret parmağını miraya salladım. " hanım hanım, bu omuz benim omuzum, omuzuma vurmak için önce beni öpmen gerekir " " seni döverim çocuk " Çapkınca göz kırptım. " fantezi türümü, tamam anne " " terbiyesiz, yürü bak ayıp oluyor " " ay kaynana evinde süzülen yeni gelin, misali birde elini öp tam olsun " Sırıttığında onların yanına sakince ilerlemeye başladık. Tekin, " kusura bakmayın, alaz öyle panikle odadan çıkınca bir şey oldu sandık o yüzden geldik. Gidiyoruz siz rahat takılın " " alaz değil tugay " dedim. " anlamadım " diye cevap aldığımda açıklama ihtiyacı hissettim " ismimi tugay diye seslenirseniz daha mutlu olurum. " " tabi de bir sorun mu oldu " tekin beyin sorusunun, cevabını tuğrul vermişti " değer vermedikleri alaz ismini diyemiyordur kesin " " hayır aslında, değer vermediklerim benim ismimi seslenme cüretini gösteremezler ve buna cesaret edemezler. Sorunun cevabı ise, alaz ismimi bir tek miray söylüyor, ona özel olmasını istiyorum " Tugrul afallayınca yüzünü göstermemek için, arkasını dönüp gitti. Züleyha hanım," merhaba, ben züleyha " diyerek miraya elini uzattı. Miray ise hemen elini sıkarak karşılık verdi " bende miray, çok memnun oldum, siz büyük ihtimal alaz'ın biyolojik annesisiniz değil mi " Başını olumlu anlamda salladı. " sende galiba... " " evet, sevgilisiyim " " bende, memnun oldum. " Tekin bey gülümseyerek miraya elini uzattı, " ben tekin, tugayın biyolojik babasıyım " " memnun oldum, maşaallah baya genç duruyorsunuz allah elden ayaktan düşürmesin " " amin kızım teşekkür ederim " " abla ! " Kuzeyin sesini duyunca o yöne döndüm Sol kaşında iki parmak büyüklüğünde sargı bandı vardı. Sağ gözünün altı hafiften morarmaya yüz tutmuş, dudağının sol köşesi patlamıştı. Yanında elinde poşey ile birlikte ilerleyen uraz vardı. Miray, kuzeyin sesini duyar duymaz göz devirip kibar halinden çıktı. " ne var be gereksiz " Tekin bey ve züleyha hanım, mirayın bu ani değişimine şaşırmışlardı. Bugün 3. Gündü... Kuzey beni gördüğünde hemen başka yere bakmıştı. Biliyordu kızacağımı. " kuzeyciğim " dedim kendimi belli etmek isteyen bir ses ile. " abiciğim " dedi aynı şekilde Yüzünü incelerken boynumu kıtlattım. " bu ne hal " diye sorduğumda ensesini kaşımıştı. " abi, şimdi şey oldu " " ne oldu " " gaipten sesler duyuyorum, onlara bir bakıp geleyim ben " tam arkasını dönüp gidecekti ki ensesinden kavradım ve kendime doğru çektim. " ulan salih amca görse ne diyecek bu haline ! " biraz yükseldiğimde başını önüne eğdi. Gözlerimi kapattım ve derin nefes almaya başladım. Kuzey dışarıdayken bana emanetti. Abisiydim ben onun, koruyamayacaksam ne diye abi diyordu bana. " isim ver " dediğimde benim duyabileceğim bir sekilde fısıldadı. " batuhanın abisi " " evde konuşacağız tamam mı aslanım " saçlarından öptüğümde başını salladı. Kuzey duygusal bir çocuktu. Ufak bir azarlanmaya ağlayabilirdi, tıpkı şuan dokunsam ağlayacağı gibi. Bakışlarını yerden kaldırmadan mirayın yanına ilerledi. " abla " dedi sonraki a harfini uzatarak. " ne var " " babam ve anneme söylemesen, ben bir şekilde gizlesem olmaz mı " " olmaz tabikide, akşam eve gider gitmez söyleyeceğim " " ama abla " " koçum, sen git eve, ben halledeceğim tamam mı. Bakma sen ablana " " halledermisin ki abi " " ben ne zaman halletmedim " Hafiften tebessüm edip başını salladı. Uraza döndüm. " zahmet olmazsa kuzeyi eve bıraksan be kardeşim, burada kalmam lazım " " kes lan sesini, ne zahmeti. Senin kardeşin bizim kardeşimiz, ayrısı gayrısı mı var. Mesela senin sevgilin bizim yengemiz bak, değilmi yengem " Son iki kelimeyi miraya bakarak söylediğinde güldüm. " hı hı aynen aynen " diye geçiştirdi miray. Uraz miray için aldıklarını bana verdi ve kuzey ile birlikte çıkışa doğru ilerlediler. Telefonunu elime alıp w******p a girdim. 🗡Çete üyeleri🪓 -Batuhanın abisine ufak bir ziyaret yapın, bize büyük bir yanlışı oldu. Lan Tekim ve züleyha hanım hala buradalardı. Telefonumu cebime koyarken konuştum " kusura bakmayın, bazen ortamdan soyutlanıyoruz " dediğimde sorun yok der gibi başlarını salladılar. " mirayda gelsin, oturur sohbet ederiz isterse, " züleyha hanımın teklifine miray durdu mu... " tabi ki, olur bende sizinle tanışmak isterim. " Durmaz. " siz odaya geçin, mirayın bir şeyler yemesi gerek, daha sonra geliriz biz olur mu " " tabi tabi olur. Siz keyfinize bakın. Biliyorsun odanın yerini " Başımı onaylarcasına salladım ve mirayın elini tutup ilerlemeye başladım. Parmaklarımın arasından parmakları geçerken omuzuma yaslandı. Saçlarından öptüğümde elini bırakmadan kolumu omuzuna koyup kendime yasladım. " anneni çok sevdim " " iki cümle bile etmedin miray " " olabilir, ben seni görür görmez sevdim, cümle bile kurmadım " " o zaman züleyha hanım benim kumam mı oluyor " " olabilir, bilemiyorum " İkimizde gülerken arkamızda bize hayranlıkla gülümseyen çiftin farkında değildik... Miray bir şeyler yedikten sonra hastaneye geri dönmüştük. Asansör ile yukarıya çıkarken miray'ın, benzerlik yorumlarını, gülümseyerek dinliyordum. " alaz şaka gibi yani. " " bende görür görmez aynı şaşkınlığı yaşadım güzelim. " " alaz, sence kaç kardeşsin. Yani dediğine göre hem abilerin hem kardeşin var " " bilmiyorum güzelim ama en az 2 abim var galiba. " Asansör durduğunda indik, ve odaya doğru yürümeye başladık. " sana söylemeyi unuttum. Biyolojik amcam burada başhekim " " yok ebesinin devesinin hörgücü " " he valla " " bence siz iyi anlaşacaksınız. " " bilmiyorum miray, ama... galiba anlaşmak istiyorum " " içimde çok iyi hisler var, umarım hayal kırıklığı yaşamayız " " amin " Odanın kapısını tıklatıp içeri girdiğimde yerler değişmişti. Biyolojik annem ve babam tekli koltuklara geçmişlerdi. Tuğrul 3lü koltuğa geçmişti. Berire ve tufan ise aynı yerlerdeydi. Çetin bey ise gözlüğünü takmış bilgisayarında bir şeyler yapıyordu. İçeri girip kapıyı kapattığımda bakışlar bize dönmüştü. Züleyha hanım başıyla selam verdiğinde, mirayı 3lü koltuğa yönelttim. Tuğrul un yanına ben oturup yanıma mirayı almıştım. " tekrar merhaba, ben miray " " ben çetin. Tugayın biyolojik amcasıyım memnun oldum " " bende, çok memnun oldum " " ben tuğrul, memnun olup olmadığıma daha sonra karar vereceğim " " kalmadık " mirayın içinden fısıldadığı şeyi sadece ben duymamıştım ki tuğrulun ters bakışları miraya dönmüştü. Bir şey demeden göz devirerek önüne döndüğünde miray arkasına yaslanıp telefonunu eline almıştı. Yapmacık gelen öksürük sesiyle tufana döndüm, ama onun bakışları mirayın üzerindeydi. Sakin ol. Sakin ol. " ee bize merhaba yokmu, eski gelinim " " sahiplik eki getirme, fena olur " Uyarım onda bir etki yaratmamış ki miraya bakmaya devam etti. " buradaki insanlara zaten selam verdim, insan olmayanlarda pek umurumda değil. " " buradakilere güveniyorsan eğer çok yanılıyor-" " kimseye güvenmeme gerek yok, seni yenebilmem için karakterim yeter. " " çok konuşuyorsun sen. " Ağzımı açacakken mirayın elini elime bastırmasıyla sustum. " sende çok konuşuyorsun tufan öncü " Tufan tehtidkar bir tavırla tek kaşını kaldırınca mirayda aynı tepkiyi vermişti. " gel sustursana miray sancak, ne o, şimdi de sevgiline mi güveniyorsun. Önceki görüşmemizde neler olduğunu biliyoruz " Mirayın elimi tutan eli kasılmıştı. Boynumu kıtlatıp ayağa kalkınca benimle aynı anda tekin beyde kalkmış hatta çetin beyde onunla beraber kalkmıştı. " biraz daha konuşmaya devam etsene sen " Tufan'da ayağa kalkınca iki adım ilerledim. " ne konuşayım istersin. Söyle canım oğlum " Ağzımı açacakken başka yönden ses gelmesiyle kapatmıştım. " kimin oğluna oğlum dediğine dikkat et, ses tellerini mabad yerlerine sokmayayım senin " Miray hiç birimizi umursamayıp tufanın yanına gitti. Ne yapacağını anladığımda ufak bir kahkaha attım. " aslında o gün, alaz gelmeseydi sana ne yapacağımı göstereyim mi " " göster bakalım minik or..." Miray, tufanın sözünü tamamlamasına isin vermeden bir adım geriye çekildi ve sağ ayağının etrafında dönüp sol ayağıyla tufanın boynuna tekme attı. Tufan iki seksen yerde yatarken bilinci var ile yok arasıydı. Miray saçını savurup tişörtünü düzeltti ve bana döndü. " senin öğrettiğin gibi yaptım, nasıldı sevgilim " Başımı sağa doğru yatırıp gülümsedim. " senin yaptığın hiç bir şey kötü olmaz bebeğim, şimdi ondan üç adım uzaklaşmazsan ölümcül darbe benden gelecek o yüzden gel buraya " Kolumu kaldırdığımda miray hemen gelip kolumun arasına girmişti. Saçına öpücük kondurduğumda koltuğa oturmuştuk. Tekin ve çetin bey ise gülmemek için kendilerini zor tutarlarken oturduklarında berire, tufanı yerden kaldırmakla uğraşıyordu. Tuğrul ise ayrı bir alemde, miraya şaşkınlıkla bakıyordu. İfadesiz bakışlarımı tuğrula çevirdiğimde göz kırpıp başımı salladım. " hayırdır ne bakıyon. " " bir şey yok " " o zaman dön önüne " Göz devirip telefonuyla ilgilenmeye devam ettiğinde bende göz devirip miraya döndüm. " o nasıl hareketti be, kimin sevgilisi " Miray saçlarını arkaya atınca yanağından öptüm. " salih amcaya haber verdin mi burada olduğunu " ( mirayın babası ) " sen bana su almaya gittiğinde annem aradı, ona söyledim. Bu arada eğer akşam planın yoksa bize yemeğe gelecekmişsin annem söyledi " " gülsüm teyze çağırırda gitmem mi diyeceğim ama bilmiyorum " ( mirayın annesi ) " haber verirsin o zaman " Başımı salladığımda arkamıza yaslandık. Bir süre telefonla oynadığımda gözlerim ağırlaşmaya başlamıştı. Dün gece stresten fazla uyuyamamıştım zaten, şimdi ise mirayın kokusu mayıştırmıştı. Gözlerim kapanıp başım mirayın omuzuna düştüğünde uyku alemi beni içine çekmişti... . . . . . . Miray'dan Alazın başı, omuzuma düştüğünde ona baktım. Uyumuştu... Bu şekilde boynu ağrırdı. Biraz geriye kayıp alazın başını göğsüme düşürdüm, boynunun ağrımayacağı şekilde ayarlayınca dizlerine koyduğu ceketini tek kolumla omuzuna örtmeye çalıştım. Yetişemediğim zaman elimden ceketin alınmasıyla tekin beye baktım. " ben örterim kızım, sen yaslan, boynu ağrımasın " Başımı sallayıp geriye yaslandım. Tekin bey alazın üzerini örterken züleyha hanım dolu gözler ile alaza bakıyordu. " gece uyuyamadı, şimdide uykusuna yenik düştü " dediğimde tebessüm ederek başlarını sallamışlardı. Alazın elindeki telefonu aldığımda instagramda olduğunu fark ettim. telefonuyla ilgilenmeme kızmıuordu ve benim telefonumun şarjı azalmıştı. 65 kişiyi takip ediyordu. Bazıları çete grubundaki kişilerdi. Ben, kuzey, uraz, kitap yazarları, ortak hesabımız. İyi bari. Youtube girdim. ortak hesabımız, kitaplarherşeyim. Burada da tehlike yoktu. Google girdim Son zamanlarda arananlara baktığımda gözlerimin dolmasına engel olamadım. Hepsine, yavaşça, tek tek baktım İyi bir sevgili nasıl olmalı. Kız arkadaş nasıl mutlu edilir. Sevgiliya alınabilir hediyeler. Travmalar nasıl atlatılır. Güven problemi nasıl anlaşılır. Sevgili en güzel nasıl kaydedilir. Sevgi nasıl hissettirilir. Uzun ilişki için neler yapılmalı. Alt taraflara indiğimde yutkunamadığımı hissettim. İyi bir eş nasıl olunur. İyi bir baba nasıl olmalı. Öfke problemine ne iyi gelir Son aranan dört şeyde şoka girmiştim. Ciddi ilişki yüzüğü. Evlenme teklifi yüzüğü Evlilik teklifi organizasyonları Evlenme teklifi elbiseleri. Alaz bana evlenme mi teklif edecekti. Dudaklarımı dişleyip alaza döndüm. Şuan içim kıpır kıpırdı. Sevinçten çığlık atabilirdim. Ama umutlanmamam lazımdı. Babam izin vermişmiydi ki. Off unut Unut Unut. Alaz bana sürpriz yapacaktı belli ki ama ben bunu mahvetmiştim. Unutmam lazımdı. Gülümsememi bastıramadım. Dudaklarımı alazın sakağına bastırdığımda kalbim çok hızlı atıyordu. Alaz kıpırdadığında telefonundaki bana ait delilleri silip çantama koydum. Kolunu belime dolayıp başını göğsüme koyup uyumaya devam etmişti. Züleyha hanımın sesiyle ona döndüm. " rabbim huzurunuzu bozmasın, maşaallah çok güzelsiniz " " amin, teşekkür ederim " Ben alazın saçlarıyla oynarken saatler birbirlerini kovalamıştı. En sonunda bende alazın başına yaslanarak uyuyakalmıştım... ***** " hey, miray mısın nesin uyansana " " ne oluyor ya " Etrafımdaki seslerden dolayı uykumdan uyanmıştım. Gözlerimi açtığımda alaz hala uyuyordu. Tuğrul ise beni uyandırmaya çalışıyordu. " ne oldu " " sonuçlar çıktı, uyandır sevgilini hadi " Boynumu kıtlattığımda alazın kulağına yaklaştım. " sevgilim. Uyan canım " Kıpırdamayınca tekrar seslendim. " alaz, uyan aşkım " Kıpırdandığı zaman yanağından öpünce gözlerini araladı. Uyuduğu için kızaran burnu ve yanakları, şişmiş ve kızarmış dudakları, karışan saçı ile aşırı tatlı duruyordu. " güzelim. " " kalk hadi, sonuçlar çıkmış " " pozitiftir uyumaya devam edelim hadi " Dedikten sonra başını tekrar göğsüme yasladı. " alaz kalk ama, gidicez hadi " " nereye " " nereye istersin " " eve, gidip uyuyalım " " kalk uykucu hadi " " ooffff offf, sövücem haa " Bıkkınlıkla kalktığında yüzünü ovalamıştı. Bende doğrulup belimi kıtlattım. " açıklayında gidelim hadi, patladık burada " sinirli çıkan sesinin ardında tatlı bir yüzü duruyordu Çetin bey zarfı açarken bildiğim şeyin neden beni bu kadar heyecanlandırdığını bilmiyordum. " pozitif. Alaz tugay, tekin kılıçın oğlu. Ailemize hoş geldin alaz tugay kılıç " Alazın ifadesiz gözleri boşluğa dalmıştı. Ne düşündüğünü anlayamıyordum ama iyi şeyler olmadığı kesin di. Boynundaki ve alnındaki damar kendini belli etmeye başlayınca arkamda bir yerde kıpırdaşma oldu. Tufan ve berire birbirlerine tedirginlikle bakıp alaza dönmüşlerdi. Alazın nefesleri derinleşmeye başladığında sinirlendiğini anlamıştım. Ne olduğunu anlamamıştım. " alaz iyimisin " Gözleri bana döndüğünde mavilerindeki öfke ile kaşlarımı çattım. Ama gözleri bende bir saniye durduktan sonra aniden ayağa kalkıp tufana doğru yürüdü. Sinirlendiği bir şey olmuştu. Tufan bir şey yapmıştı. Tekin beyde sorguluyordu, ama ne olduğunu bulamıyordu. Alaz birden tufanın boğazına yapışınca hepsi ileri atılıp alazı durdurmak istediler ama ben engel oldum. Şuan hiç bir şey görmüyordu gözü. Beni bile görmezdi. " bırakın ters bir şeyler oluyor. " " öldürücek bu p*çi " çetin bey çıkıştığında alazın söylediği şey ile hepimizin kanı donmuştu. " oğlunu sen öldürttün. Bilerek yaptın, oğlun onların elinde olmasın diye. Beni aldın, ama kendine yediremedin, oğlunun onlarla büyümesini istemedin, daha çok acı çektirmek istedin onlara, bu yüzden beni değil kendi oğlunu öldürmeyi seçtin " . . . . . . . Alaz tugay'dan " oğlunu öldürmeyi seçtin " Bana o gün dedikleri kulaklarımda tekrarlanıyordu. Eğer bizim çocuğumuz sen olsaydın seni elbette severdik, ne zannettin. Benim oğlum senin yüzünden öldü, sen doğmasaydın çocuğumu öldürmeyecekti bu herif, allah senin belanı versin lanet çocuk Onların acı çekmesi için kendi çocuğumu öldürdim ama zerre etkilemedi onları, bende onların mutluluğuna karşılık sana acı çektirmeyi seçtim. Hatırlıyormusun sana bir çocuk gösterdim, ailesiyle birlikte okul mezuniyetini kutluyorlardı, o senin gerçek abin. Ve ben o gece seni döverek komaya sokmuştum, onların her gülümsemesi sana bir tokata mâl oldu. Onların acı şekmesi sana bağlı, çünkü çocukluğu ölen bir genci, ailesiz büyüyen bir genci iyileştiremezsin. Çabalarsın ama başaramazsın. Bende senin çocukluğunu öldürdüm tugay, ne yaparlarsa yapsınlar içindeki korku gitmeyecek, bana zarar verirlermi diye soracaksın içinden. Ve işte benim zaferim de bu... " allahın belası p*ç herif " yumruklarımı art arda yüzüne indirmeye başladığımda tiz bir çığlık duymuştum ama algılayamıyordum. Senin yüzünden masum bir çocuk öldü tugay, sen bir katilsin Katil olan birisi baba olmaya bile layık değil sen hala miray ile birlikte hayal mi kuruyorsun Miray bir gün senden sıkılacak, korkacak, çünkü ne ekersen onu biçersin, ben senin içine kendimi ektim. Sende filizlerini suluyorsun. Tufan elimde bilincini kaybederkeen ben hala vurmaya devam ediyordum. Bir kaç kişinin beni tutmaya çalıştığını hissediyordum. Birileri bana sesleniyordu. Ama kim olduğunu seçemiyordum. Birisi yüzümü elleri arasına aldığında gözlerimiz birleşmişti. Hayatım olan kahveler bana bir şeyler söylüyordu ama kulaklarım uğulduyordu. Birisi iğneye gerek yok ben sakinleştireceğim diyordu Ben bir katilmiydim. Sesler birbirine karışırken beynimin içindeki sesler yükseliyordu Sen bir katilsin. Senin yüzünden bir bebek öldü. Katil olan birisi baba olamaz. Miray senden nefret edecek. " benden nefret etme miray " diye mırildandığımın farkında değildim. Sen baba olamazsın. Senden iyi bir eş olmaz Dudaklarımda hissettiğim baskıyla beynimin içindeki sesler azalıyordu. Dudaklarımdaki dudaklar hızlıca hareket ederken bir kaç adım gerilediğimi hissettim. seni bu zamana kadar kimse sevmedi, kimse sevmeyecek. herkes geçmişini öğrendiğinde senden nefret edecek dudaklarımdaki baskı artarken zihnimdeki sesler, uğultu gibi geliyordu. Kafamın içindeki sesler tamamen durduğunda dudaklarımın üzerindeki hareket eden dudaklara yavaşça karşılık vermeye başladım. Dudakları dudaklarımdayken elleri ensemdeydi ve saçlarımla oynayıp sakinleşmemi sağlıyordu. " sakin ol alaz, buradayım, seni çok seviyorum. Sakin ol, buradayım, yalnız değilsin. Seni bırakmayacağım, çok seviyorum " Nefesim düzenleşirken miray beni kendine çekip sıkıca sarılmıştı. Başımı boynuna sokup nefeslenmeye çalıştım. Başımı kaldırıp tufana bakmak isterken miray beni engellemişti. Çetin beyin sesini duydum. " kışkırtma yaşandı, gencin sevgilisine ağır hakaret edip sözlü taciz etti biz şahidiz " Benim için yalandan şahitlik ediyorlardı. Neden peki. Neden böyle bir şey yapıyorlardı. Beni neden önemsiyorlardı. " olan var olmayan var kardeşim yeter ayrılın " tuğrulun sesiyle miraydan ayrıldığımda tekin bey tuğrulun başına fazla sert olmayacak şekilde vurdu. " seninde olsun o zaman oğlum, ne diye çocuklara karışıyorsun " " özür dilerim, kontrölümü kaybettim kusura bakmayın, benim yüzümden yalandan şahitl- " " 1 yalan değildi, ufak bir pembe beyaz bir şeydi. 2 sen dalmasaydın ben dalacaktım o yüzden sıkıntı yok. 3 artık çıkalım, cafeye falan gidelim, hatunumun canı çikolatalı pasta çekmişti " Züleyha hanım şaşkınlıkla kocasına baktı " ne zaman çekmişti canım " " sabah 9 gibi güzelim " " saat kaç tekin " " 3 45 hayatım " " şimdimi aklına geldi pasta almak " " hatunum şimdi test falan vardı " " sus tekin " Tekin bey sustuğunda miray ile göz göze geldik. Kime çektiğim belli oluyordu. " her zaman derim, hanımcılık kazanacak " mirayın gururlu konuşması ile güldüm. " şimdi ne yapıyoruz. " dediğimde tekin bey bana döndü. " cafeye gidip konuşalım, bir karara varalım. " " tamam olur " Mirayın elimi tutması ile ona baktım. " elin çok kötü soyulmuş " " bir şey olmaz, bakarız sonra " " bende mi geleceğim sizinle " Tekin beyin dediği şey ile mirayın yanakları kızarmıştı. " heralde kızım, müstakbel gelinimizsin seninlede tanışmış, kaynaşmış oluruz " " o-olur ama siz özel konuşacaksınızdır " " miray, sanki eve gittiğimizde kelime kelime anlatmayacakmışım gibi " Hepsi ufak bir kıkırtı bırakırken miray bana dönüp gözlerini açmakla meşguldu. " hadi o zaman çıkalım mı " tekin beye başımı sallayıp cevap verdim " olur çıkalım " Mirayın elini elime kilitleyip kendime çektiğimde tekin beyinde züleyha hanıma aynısını yaptığını gördüm. Belki geleceğimizin kopyasıydı. Kim bilirdi...
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD