Miray'dan
Alaz gideli 2 saate yakın olmuştu. Telefonlarını açmıyordu.
Sabahtan beri morali bozuktu zaten , anlıyordum ama üstüne gitmek istememiştim.
Tekrar aradığımda yine o lanet kadın konuşmuştu
*aradığınız kişiye şuanda ulaşılamıyor lütfen daha sonra tekrar deneyini-*
Telefonu kapatıp koltuğa çöktüm ve başımı ellerim arasına aldım.
" ne oldu yavrum, açmadımı yine "
Başımı olumsuz olarak salladım.
Annem gelip beni göğsüne çekti.
" gelir yavrum o, endişelenme. "
Kapı çaldığı zaman hemen kalkıp kapıyı açmaya koştum.
Kapıyı açtığımda babam karşımdaydı.
Benim halimi görünce hemen içeri girdi yanağımdaki yaşları silerken konuştu
" kızım ne oldu babacığım. Hatun ne oldu "
Babam annemden cevap beklerken ben konuştum
" alaz telefonlarını açmıyor baba "
Duraksadı.
Anladı o da , çünkü alaz telefonunu hiç bir zaman kapatmazdı.
Veya haber verirdi.
" bir şey olmamıştır , işi vardır oğlanın. "
" baba 2 saat oldu gideli, onların yanına gidecekti. Bir şey konuşacaklarmış dedi. Beni bıraktı eve sonra gitti, fazla uzun sürmez demişti . şimdi açmıyor telefonunu "
Yere oturup ağlamaya başladım.
Bir şey olmuştu. Hissediyordum.
Babamın telefonu çaldığında telefonuna baktı ve hemen açtı telefonu.
" tugay neredesin oğlum " hemen ayağa kalktım ve telefona yaklaştım.
Telefonu elime almak gibi bir saygısızlık yapmadım.
" iyimi, nasıl, ne diyor"
Babam bir dakika işareti yaptı. Ve dinlemeye başladı
" iyisin dimi oğlum "
.....
" bak bizlik bir sorun yok ama iyi olduğuna eminmisin sesin kötü geliyor."
.....
" tamam veriyorum."
Telefonu bana uzatınca hemen aldım ve kulağıma koydum. Babam annemle içeri geçtikleri zaman hemen konuştum
" neredesin alaz, iyimisin, neden açmadın telefonlarımı "
Burnunu çektiğini işittim. Kaşlarım çatılırken yorgun , kısık ve ağlamaktan boğuklaşmış sesini duydum.
" iyiyim ben, kusura bakma sarjım bitmişti yeni açtım telefonu. Seni aradıma ama duymadın galiba." telefonuma bakınca aramış olduğunu gördüm
" görmemişim , sen neredesin "
" evdeyim gülüm. Biraz tartıştık işte, yorgunum. Gelecektim yemeğe ama... Neyse bebeğim. Ben kapatayım olurmu "
" alaz ne oldu. Bak bir şey olmuş söyle bana ne olur "
" bir şey olmadı bebeğim. Yorgunum sadece , bak sende ağlamışsın , kaç kere dedim üzülme benim için. "
" alaz sende ağlamışsın , bende anlıyorum, senin yanında olayım alaz ne olur. İzin ver sarayım yaralarını "
Takrar burnunu çektiğinde gözlerimi yumdum.
Bir süre sessiz kaldı.
Ağzından hıçkırık kaçtığında konuştu
" seni üzmek istemiyorum ama... Sana ihtiyacım var miray'ım. "
Hemen telefonu kapatıp içeri koştum
" kızım ne old-"
Hic istemesemde babamın sözünü kestim
" alazın bana ihtiyacı var benim çıkmam lazım. Bu gece onun yanındayım sizi seviyorum "
Cevaplarını beklemeden motorun anahtarını aldım ve evden çıktım.
Alazın aldığı motordu
Yamaha R25
Hemen motora atladım ve kaskımı taktım.
Gaza basarak evimizin yolunu tuttum
Evimizdi orası.
Birlikte yapmıştık, bazen orada kalıyorduk. Gerçek ev gibiydi.
Her türlü şey vardı.
10 dakika sonra varmıştım
Huzur apartmanı
Hemen binaya girip oturduğumuz kata çıktım
Bina 5 katlıydı, biz 3.katta oturuyorduk.
Asansörlüydü, ama beklemek istememiştim
Bina sakinleri bizi çok severlerdi, şayet bizde onları.
Kata geldiğimde karşı komşumuz kapıya çıktı.
" ay yavrum, bizde kavga ediyorsunuz zannetmiştik. "
" ne oldu melahat teyze "
Endişeyle sorduğum soruya oda biraz telaşla cevap verdi.
" eve geldiğinde morali bozuktu. Gözleri kan çanağına dönmüştü. Eve girdi bir kaç dakika sonra bir sürü ses geldi. Evi komple aşağı indirmiş galiba, bağıra bağıra ağladı. Kapıyı falan çaldık ama sorun olmadığını söyledi. Git bir bak kızım. Bir şey yapmasın kendine "
Melahat teyzenin abartısı olmazdı. O yüzden endişe tavan yapmıştı bende.
Ellerim titreye titreye kapıyı açtım ve içeri girip kapattım.
Heryer dağılmıştı.
Alaz... O neredeydi.
" alaz, sevgilim ben geldim "
Yatak odasına koştum orada değildi ama orasıda dağılmıştı.
Salona geldiğimde duvar kenarında çökmüş başını elleri arasına almış sessizce ağlıyordu.
Hemen yanına koştum ve kendime çekerek sıkıca sarıldım
Bana sıkıca sarılırken daha çok ağlamaya başladı. Onunla birlikte göz yaşlarım dökülürken daha çok sarılabilirmişim gibi daha fazla doladım kollarımı.
İçimde saklamak ister gibi.
Herkese sert olan birini, duygularını gizlemeye mecbur bırakılan birini, hep gülümsemeye zorlanılan birini, çocukken ağlaması yasak olan birini
Ne olursa olsun sevilmeyen ama sevmekten vazgeçmeyen birini bu halde görmek...
Tarif edilmeyecek kadar kötüydü
" ne oldu canım, yanlız değilsin, ben verım, anlat bana ne olduğunu hadi "
" bilerek yapmışlar." sesi beklediğimden kötüydü.
Bağıra çağıra feryat eden ama bir o kadarda sesi çıkmayan biriydi, alaz.
Avazı çıktığı kadar bağıran ama asla sesini duyurmayan biriydi
İsmi gibiydi. Ateşin parlak haliydi.
Kendi ateşinde yanan birisiydi.
Gerçek adı tugaydı, alaz ismini kullanmıyordu. Sadece bana özeldi.
Ben alaz dediğim zaman kim olduğunu, hatırladığını söylerdi.
" ney bilerekmiş canım. Atma içine anlat ne olur hadi "
" öz çocukları değilmişim. Doğduğum zaman düşmanlarmış. Bilerek hemşireye para vererek karıştırtmışlar beni. Bilerek o kadar şeyi yaşatmışlar. Bana yaptıkça onlara karşı içleri soğumuş "
Kanım donmuştu. Nasıl...
Bir aile nasıl bu kadar ...
Aklım almıyordu...
" canım acıyor miray... Çok acıyor "
" birlikte olacağız. Cok daha güçlü olacaksın bunu birlikte başaracağız tamam mı. "
Başını kaldırıp bana bakınca daha çok acımıştı canım. Gözlerinin maviliği gözükmüyordu kırmızılıktan "
Gözlerinden öptüm. Yanaklarından , şakağından, alnından , elle şekillendirilmiş burnundan. Biçimli , dolgun dudaklarından ... Yüzünün her bir köşesini öptüm.
Ama sorduğu soru içimdeki bir şeyin kalbime oturmasını sağlamıştı.
" ben ölürsem çok üzülürmüsün "
Kaskatı kesilmiştim
Ne demek ölürsem... Birşey
Söverdim bu işe.
" ben ölsem sen sevinirmisin " diye bir soru sordum
" hayır tabi ki neden böyle bir ş-"
" o zaman bir daha ölüm kelimesini aklına getirme. Ha gelirse de benimle gelsin aklına ki vaz geç . ve şunu unutma, sen ölsen hemen arkandan ben gelirim "
Bakışları titredi.
" tamam ... ölüm yok. " derin bir nefes verdim.
Yanakları kızarıyordu
Ellerimi yanaklarına ve alnına değdirdiğim zaman gözlerini yavaşça kapattı.
" ateşin var . yanıyorsun alaz kalk."
" yatalım sadece ne olur "
" kalk hadi yatacağız sonra kalk. " koluna girdim ve ayağa kaldırdım.
Banyoya gittim, alazı klozete oturtup duşa kabine ilerledim ve ılık suyu açtım.
" gel sevgilim hadi , azcık sürecek sonra yatıcaz hadi.
" ama üşüyorum ben " çocuk gibi söylenmesiyle gülümsedim.
" tamam az sürecek tamammı "
" tamam " yanına gidip sweetini çıkarttım.
Elimi pantolonuna atarken ikimizde yutkunduk.
Yavaşça düğmesin açtım ve fermuarını indirdim.
Pantolonu yavaşça indirirken karnının içeri göçtüğünü görünce dudağımı dişledim
Boxer ına dokunmadan tutup ayağa kaldırdım ve duşakabine girdik.
Girdik. Yanlız bırakmazdım çünkü.
Su onun bedenini titretirken başımızdan aşağı akışını izledim.
Aşağı tarafına bakamıyordum. Çünkü illaki kendini belli ediyordu.
" çık sen. Ben gelirim sonra "
" niye " sorduğum soruya karşı yutkundu.
" boşver sen"
Düşünmeden sorduğum soruya tekrar yutkundu.
" neyi boş vereyim "
" miray çık sen "
" çıkmıyorum yaa "
" miray şey olur bak çık "
" ney olur. "
Yutkunuşunu izledim. Dudaklarını dişledi.
" şey olur "
" ney olur söyle "
" söylimmi yani , açık açık "
" evet "
" o zaman bu olur "
Ne olduğunu anlamadan sırtımı duşakabinin camında, ellerini iki yanımda , dudaklarını dudaklarımda buldum.