İzmir körfezinin suları, akşamın alacakaranlığında mor ve lacivert tonlara bürünürken Alsancak’taki lüks bir restoranda Başsalcı İlaç’ın Ege distribütörleri onuruna verilen akşam yemeği tüm hızıyla devam ediyordu. Masanın başköşesinde oturan Güney Başsalcı önündeki tabağa neredeyse hiç dokunmamıştı. Çevresindeki adamların sektörel büyüme rakamları, pazar payları ve kâr marjları üzerine yaptığı hararetli konuşmalar kulağına sadece boğuk bir gürültü olarak ulaşıyodu. Koyu renkli şık takım elbisenin içinde her zamanki gibi kusursuz ve mesafeli görünse de zihni tamamen başka bir frekanstaydı. Gözü gayriihtiyari cebindeki telefona kayıyordu. Hayatında ilk kez, birinin ona atacağı alaycı bir mesaja bu kadar ihtiyaç duyduğunu hissetmek canını sıkıyordu. Kendine kızmasına rağmen o mesajı deli

