Boğaz’dan esen tatlı deniz rüzgarı Peri’nin saçlarını savururken Güney’in telefonundaki video kaydı sona ermişti. Ekranda ikisinin yan yana durduğu, arkada Boğaz Köprüsü’nün ışıklarının parıldadığı o üç dakikalık video, aralarındaki kelimelerle anlatılamayan çekimin en net kanıtı gibiydi. Peri, bankta hafifçe geriye yaslanıp derin bir nefes aldı. "Aşırı derecede yorucu ama bir o kadar da garip bir gündü Güney Bey." dedi gözlerini denizin üzerindeki ışıklara dikerek. "Sabah holdingte casus kovalıyorduk, öğlen parkta çocuk sallıyorduk, akşam Galata’da kehanet bizi vurdu, gece yarısı da annemle babama yakalandık." Güney telefonu cebine koyup kızın yanına biraz daha yaklaştı. Yüzündeki o huzurlu, tutkulu tebessüm hiç silinmemişti. "Hayatının en monoton gününü geçirdin desene Eczacı Hanım?

