Gök son ışık hüzmeleri ile yanarken karanlık maviliği kirletmeye başlamıştı. Ortada daha kimsecikler yoktu. Stresten tırnaklarımı yiyecek durumdaydım. Konteynırlar arasında kim bilir kaçıncı voltamı atıyordum. Bir kaç kere etrafı aradım. At büyüklüğünde ki kurtlar iyi saklanmışlardı. Ses bile çıkartmıyorlardı. Sky da yoktu. Pes edecektim ağlayıp çığlık atmak istiyordum ama babama kavuşma arzum beni ayakta tutuyordu. Limandan esen soğuk rüzgar bedenimi titretti. Ancak soğuk iyiydi, insanı anın aksiyonuna hazırlıyordu. Aklım düşünceler de geziniyordu. Ama kimseler de tek bir zihin kuruntusu yoktu. Elimde ki saate baktım sonra diğer elimdeki broşa ve kolyeye. Bunlar için gerçekten can feda edilebilir miydi? Yada savaş çıkar mıydı? Uğruna savaşacağım tek kişi babamdı. Sanırım insan ailesi i

