Bölüm 10 🦋

5000 Words
Kalb ağrımı yok sayarak kalktım oturduğum yerden ve daha fazla vakit geçmeden aynanın karşına geçip yarama pansuman yapmaya çalıştım. Bu zamana kadar her şeyi kendim yapmıştım, bir pansumanı başaramayacak değildim ya sonuçta. Önce tişörtümü güzelce yuları sıyırdım ve düşmemesi için bir kısmını bağladım, sonra bandajımı çıkartıp kenara koydum. Önceki haline bakarak biraz düzelme vardı, hemşirenin dediği gibi aynadan kendime bakarak pansumanı yaptım ve hazır bandajı alıp üstüne kapattım, işte bu kadardı, istedikten sonra kendimin başaramayacağı bir şey yoktu. Elimde ki çöpleri çöp kocasına atarken aklımda hala sidranın dedikleri vardı, göz boyamak için miş, düşündükçe gerçekten kalbim ağrıyordu, daha fazla oyalanmadan, banyoya girip abdestimi aldım, abdest alma işim bittikten sonra aynada kendime baktım, gözlerimin altı ağlamaktan ve uykusuzluktan biraz kızarmış gibiydi, çok fazla tınlamadan yine elimi yüzümü kurulamak için havluya yöneldim. Yönelmemle yine havlunun olmadığını görmem bir oldu, kendi kendime söylenmeye başladım; "yine mi ya, evde havlu kıtlığı var sanki, bir kerede şurada havlu olsun ya" diye söylenerek çıktım banyodan. Ağızımın içinde bir şeyler söylenirken kapıyı kapatıp yüzümü kaldırmamla sidra ile karşı karşıya geldim. Elinde havlu gözlerin de yaş, üzgün bir şekilde bana bakıyordu, biraz gözlerimin içine baktıktan sonra yusufun dedikleri aklıma gelerek, gözlerimi kaçırdım. Gözümü ondan çekmemle titreyen sesiyle konuşması bir oldu; "doruk, özür dilerim, ben çok üzgünüm gerçekten, çok ama çok özür dilerim" dedi hıçkırarak Tekrar ona baktığım da elinde ki havluyu bana doğru uzattı. İçim acıyordu onu böyle görmek üzgün görmek canımı her şeyden yakıyordu, ama beni de paramparça etmişti, sevdiğim de o benim tek göz yaşına kıyamazken o beni ne hallere sokmuştu. Elimde ki havluya bakıp sonra bakışlarımı sidraya çevirdim; "gerek yok ben kendim alırım" dedim soğuk bir sesle ve ondan bakışımı çekip giyinme odasında olan havlu dolabından bir tane havlu alıp içeri geldim, elimi yüzümü sildikten sonra havluyu banyoya astım. Bunları onun yanında yapmıştım, çünkü bir daha yapmaması odama gelmemesi için. Parçalarımı düzelttikten sonra terliklerimi giyip odanın kapısına yöneldim, sidra hala banyoya yakın bir yer de havlu ile bekliyordu, ağladığına emindim çünkü omuzları hareket ediyordu. Kapıdan çıkmadan sidraya bakıp; "gördüğün gibi banyomda artık havlum var gelemene gerek yok" dedim sert bir şekilde ve bir şey demesini beklemeden kapıdan çıktım. Ellerimi yumruk yapıp dişlerimi sıktım, onu bu şekikde bırakmak beni fazlaca üzüyordu ama o benim kalbimi kırmıştı üstelik onarmak yerine daha fazla kırmıştı, daha fazla beklemeden aşağa indim. Yusuf secdalerin başın da bizi bekliyordu aynı zaman da da telefonuna bakıyordu. Ben aşağa inip yusufun yanına geldiğim de, sidranın da merdivenlerden indiğini gördüm, yüzü gözü kıpkırmızı olmuştu, bakışlarımı ondan çevirip Yusufa döndüm; "Sen bu gün okula mı gidiceksin" diye sordum, kendi yerimi ayarlarken Yusuf oturduğu yerden kalkıp, yanıma geldi ve oda seccade sinin önünde durdu, bana bakıp; "evet önce okula ondan sonra bankaya gideceğim,ondan sonra da staj için bir kaç evrağım eksikmiş onları ayarlayacağım" dedi sıkıntılı bir şekilde. Kafamı sallayıp onayladıktan sonra, kaşlarımı çatarak; "ben sana demiştim samsuna gitmeden hallet diye bak bana ne kadar rahatım gitmeden hallettim şimdi boş boş takılıyorum" dedim hafif alayla Yusuf sıkıntılı Bir şekilde nefes verip konuşmaya başladı; "valla haklısın kardeşim, boşladım erteledim, şimdi uğraşıyorum" dedi oflarken Elimi kaldırıp omuzuna koydum, hafif gülerek; "halledersin kardeşim sen, sıkma canını, hadi kılalım da yatalım uykum var" dedim. Yusuf 'tamam' anlamında kafasını salladıktan sonra namaz için saf olduk ve namazımı kıldık. Sidra ise sadece namaz kılmış başla hiçbir şey yapmamıştı, normalde bizimle güler eğlenir şakalaşırdı ama bu gün sadece namaz kılıp dua etmişti, sonra ise yine bir şey demeden yukarı odasına çıkmıştı. Biz de gün içinde neler yapacağımızı konuşup odalarımıza geçtik, gerçekten çok uykum vardı, bunu kendimi yatağa atınca anlamıştım. Uzun zamandır derin bir uyku çekmiyor gibiydim sanki, o kadar rahat ve güzel uyumuştum ki birinin omuzuma dokunması ile derin uykudan ayrıldım ama hala gözlerim kapalıydı. "doruk , doruk, ya doruk hadi artık kalk öğlen oldu" sidranın beni uyandırma sesimi duyuyordum, başta bana rüya gibi gelmişti ama sonradan yine omuzumda bir dürtme hissedince gerçekten yanımdakinin sidra olduğunu anladım ama gözlerimi açmakta zorlanıyordum. Sidra sürekli adımı söylüyordu kalkmam için ama sadece ağzımın içinde bir şeyler söyleyip yine uyuyordum. En sidra kızmış olacak ki Biraz yüksek sesle; "yaa doruk ne diyorsun hiç bir şey anlamıyorum kalk artık" diye bağırdı. Derin bir nefes alıp oflayarak; "güzelim sal beni ya uyumak istiyorum" diye mızırdandım. Kısa bir sessizlik oldu, gitti diye düşündüğüm sırada kıza güzelim dediğim kafama dank etti,bütün uykum kaçmıştı ama gözlerim hala kapalıydı. Sidra beni hala uyuyor sanacak ki; "ya doruk hadii, abimle seni beklıyoruz bak, kahvaltı da hazır kalk artık" dedi bıkkınlıkla Hiç tepki vermeden sanki uyumaya devam ediyormuş gibi davrandım, sidra ise kendi kendine söyleniyordu. "ya of, ah abi Ah, affettir kendini diyorsun adam yataktan zor kalkıyor, ben ne ara kendimi affettircem, uyuyor gibi duruyor ya, uyuyordur zaten yoksa kalkardı şimdiye kadar, ne kadar güzel uyuyor ya bebek gibi aynı, offf şuan evli olmuş olsaydık çoktan üstüne atlamıştım, ama şimdi elimden bir şeyde gelmiyor, ah salak kafam Ah " Diye diye kendi kendine söyleniyordu, söyledikleri kalp ritmimi hızlandırsa da yine de bozuntuya vermeden uyuyor gibi yapmaya devam ettim. Sidra Biraz daha yakınıma gelip yatağa oturdu yada dizini koydu çok anlamıyordum ama yatağa çöken ağırlıktan yanıma geldiğini anlamıştım, bir süre öyle durduktan sonra, elleriyle saçlarımı sevip, biraz daha yaklaşıp burnunu saçlarımın arasında gezdirdi. Önceki doruk olsaydı şimdi sidrayı bu şekilde utandırmak vardı ama anın büyüsünü bozmamak için, uyumaya devam ettim yani numara yapmaya. Sidra ise işi ileri götürüp bu sefer boynuma doğru yaklıştı nefesini hissediyordum, kendimle mücadele ediyordum resmenn belli etmemek için, Derince bir içine çektikten sonra geri çekilip hem şakaklarıma hemde yanağıma bir öpücük kondurup, geri çekildi, içimden derin bir oh çekerken yaşadığım anın güzelliği ile sırıtmamak için kendimi zor tuttum çünkü sidra hala içerideydi, herhangi bir çıkma girişimi olmamıştı. Kısa bir Süre sonra fotoğraf çekme sesi geldi, ne yani sidra benim resmimi çekmişti, ufak bir kıkırdama duymuştum sonra yine kendi kendine konuşmaya başladı; "gerçekten abimin dediği kadar varmış yani o kadar şey yaptım hiçbirine tepki bile vermedi, hoş gerçi verse rezil olmaktan başka bir şey geçmez elime, malum yerle bir ettim adamı, kendime sözüm olsun da alkışlayım kendimi" dedi sonunu biraz yüksek sesle Bende bunu fırsat bilerek derin bir nefes alarak kıpırdandım ve hala gözlerim kapalı sanki uyanmak istemiyormuş edası vererek konuşmaya başladım; "deminden beri susmadın ya, bık bık sürekli bir şey söylüyorsun ne dediğin de anlaşılmıyor" diye söylendim Kısa bir sessizliğin ardından sidra ; "kahvaltı hazır doruk aşağıda seni bekliyoruz" dedi sesini soğuk çıkarmaya çalışırken, sanki az önce beni öpen kendisi değildi... :) Yüzümü sidradan tarafa dönüp, gözlerimi açtım, o yeşil gözleriyle gülerek bana bakıyordu, ona baktığımı anlayınca, bakışlarını kaçırıp gülüşünü soldurdu. Derin bir nefes alarak, yataktan kalktım ve kendime gelebilmek için dirseklerimi dizime koyup başımı ellerimin arasına aldım ve soğuk Bir ses tonuyla, sidraya bakmadan "geliyorum" dedim. Ben biraz o şekilde kaldım, kendine gelmeye çalışıyordum ama göz ucuyla kapı tarafına baktığım da sidranın hala orada olduğunu gördüm. Olduğum pozisyonu bozup başımı kaldırıp sidraya baktım; "Bir şey mi diyeceksin" diye sordum uykulu ses tonumla Sidra kafasını sallayıp elleriyle oynamaya başladı, belirli bir süre geçtikten sonraa konuşmak için derin bir nefes aldı. "özür dilerim doruk gerçekten ben düşünmeden hareket ettim seni üzdüm, ne olur beni affet, ben böyle soğuk olmak istemiyorum, gerçekten çok özür dilerim" dedi mahçup bir şekilde Oturduğum yerden kalkıp, sidranın karşına geçtim, gözlerinin içine bakarak ellerimi iki yana açtım; "Olur sen soğuk olmak istemiyorsan olmayız, benim ne hissettiğim çok ta önemli değil sonuçta" dedim alayla Sidra bu dediğime daha çok üzülerek ; "doruk lütfen bak gerçekten çok pişmanım, istemeden yaptım valla bak" dedi yalvarır gibi Kafamı sallayarak banyoya doğru ilerledim, ve içeri girmeden omuzun üstünden bakıp ; "aşağı in sidra kırkınlığım özür dilemekle geçmez" dedim soğuk sesimle sonra bir şey demesini beklemeden içeri girip kapıyı kapattım. Dudağımın kenarına ısırıp gülmemek için elimi yumruk yapıp ağzıma koydum:) Elbette onu üzmek hoşuma gitmiyordu ama bu şekilde beni düşünüyor ve affetmem için çaba gösteriyor olması çok hoşuma gidiyordu. Banyodan biraz daha oyalandıktan sonra çıkıp giyinme odasına gitttim, tişörtümü çıkartırken biraz acısada başka tişört giyerken sanki öncekilere bakarak daha kolay giymiştim, altıma da günlük eşofmanımı giydikten sonra ev terliklerimi giyip ağır adımlarla aşağa indim. Sidra ve Yusuf çoktan masaya oturmuşlardı. Sidra dirseğini masaya dayamış elini de çenesinin altına koymuş önünde ki tabakla sadece bakışıyor gibiydi. Daha fazla oyalanmadan mutfaktan içeri girip; "günaydınn" dedim hafif enerjik Bir sesle Sonra kendime çay doldurup sidranın karşına oturdum, bana ufak bir bakış atıp tekrar tabağı ile oynamaya devam etti. Yusuf ağzında ki lokma bitince; "ne günaydını ya valla öğle olmuş baya uyumuşuz" dedi hala ağzına bir şeyler atarken Ben ise çayımdan yudumlayıp Yusufa dönerek; "sabah ezanından sonra uyuduk normal değil mi bu akşam öyle yapmayalım ya hiçbir şey yapmadan yorgun oluyor insan" dedim tabağıma birşeyler alırken Yusuf beni onaylayıp göz ucuyla sidraya baktı, ağzında ki lokma bittikten sonra; "sidra onlar oyuncak değil, yemek, neden yemiyorsun" diye sordu Sidra elinde ki çatalı kenarı bırakıp, abisine baktı; "yiyesim yok, karnım aç değil ondan" dedi üzgün bir şekilde Yusuf bir şey demeden önce bana bakıp göz kırptı hayırdır der gibi, omuz silktim sadece ve önüme dönüp yemek yemeğe devam ettim. Kısa bir süre sonra sidra ayağa kalkarak; "ben doydum, bana alışveriş merkezinin yerini söyler misin abi taksi ile geçeyim, hem arkadaşıma da söylemedim daha nereye gideceğimi" diye soran bakışlarla Yusufa baktı. Yusuf "doruk bırakacaktı seni taksi nereden çıktı" diye kaşlarını çattı Sidra önce bana bakıp sonra yusufa dönerek; "gerek yok ya ben kendim giderim, zaten yaralı doruk, oda yatar dinlenir" dedi şalının ucuyla oynarken Derin bir nefes vererek, çayımdan yudumladım ve konuşmaya başladım; "ben gayet iyiyim, hem benim de islerim var beraber çıkarız, ama önce duş almam lazım, geç kalırmıyız duşa girsem" Diye sordum Sidra nefesini vererek ; "doruk gerçekten gerek yok, Ben kendi başımın çaresine bakarım seni varlığımla daha fazla rahatsız etmek istemiyorum" dedi sesi titreyerek Çayımdan bir yudum alıp, sidraya baktım; "sidra senin varlığından rahatsız olduğum falan yok bunu nereden çıkardın Allah aşkına" dedim hafif sitemle Sidra başına kaldırıp bana baktı; "benimle adam akıllı konuşmuyorsun özür diliyorum kabul etmiyorsun, ne yapayım daha bilmiyorum ki" Dedi gözlerin den yaş akarken Derin bir çekilde nefesimi dışarı verip konuşmaya başladım; "kalbim kırık çünkü sidra ne bekliyorsun anlamadım ki her şeye sineye çekip sana sarılmamı falan mı" dedim biraz kızgın bir şekilde Yusuf araya girerek; "Sidra yaptığın büyük bir hataydı, doruktan hemen eskisi gibi olmasını bekleme, kendini onun yerine koy ve öyle düşün ve artık ağlama" dedi gözlerini büyüterek bende araya girerek "evet artık gerçekten ağlama dayanamıyorum, beni kırdığına mı düzeleyim yoksa ağladığına mı şaşırıp kalıyorum" dedim sinirle Sonra daha fazla bir şey duymak istemediğim için ayağa kalkıp kapıya doğru yöneldim, çıkmadan tekrar sidraya dönüp; "yukarı çıkıp duş alıcam minimum 10 dakikaya kapıdayım sende hazırlan sonra çıkarız" dedim ve çıktım Hızlı ve sinirli adımlarla odaya geldim, ara ara kendi kendime söyleniyordum, daha fazla oyalanmadan duşa girdim, hastane pisliğini üstümden atmak iyi gelmişti. Çok fazla oyalanmadan Banyodan çıkıp üstümü giyindim klasik bakımımı yaptıktan sonra saçlarımı da düzenleyip parfüm sıkıp ayakkabılarımı giydim, sonra telefon ve cüzdanımı alıp aşağa koşar adım indim sidra kapıda beni bekliyordu. Hızla yanına gidip "geldim" dedim kapının önüne geçerek, sidra göz ucuyla bana bakıp kafasını çevirdi çok fazla geçmeden tekrar gözlerini açarak bana baktı, yutkunarak; "doruk bu ne hal " diye bir tepki verdi. Üstümde bir şey var sanıp hatta ilk başta yaram kanadı sanmıştım, kendime bakıp sonra aynadan baktım kendime herhangi bir kusur görmeyince tekrar sidraya dönüp; "ne varmış halimde ya, bakdım bir şey yok" dedim sakinlikle Sidra kollarını kavuşturup, tek kaşını kaldırarak; "podyuma çıkıcaksın galiba doruk süslenip püslenmişsin" dedi sitemle Çapkın bir gülüşle sidraya bakıp; "Hee sen onu diyorsun, bu benim her zaman ki halim ya alış bu halime, hem bana diyorsun ama kendini hiç görmüyorsun, kahverengi pileli etekler, yeşil swethler falan baya uyumlu baya güzel yani, asıl benim işim zor dışarıda kavga etmesem bari, karakola düşmek istemem "dedim gülerek Sidra ise her söylediğim cümlede daha çok gülüyordu onu bu şekilde görmek beni mutlu etmişti. Daha fazla oyalanmadan dışarı çıkıp arabaya bindik, kısa bir sessizliğin ardından sidra konuşmaya başladı; " doruk ben arkadaşıma bir yer demeyince o bana söyledi, oraya gidebilir miyiz" diye sordu Bende kafamı sallayıp; "tabi olur elbette, söyle bana yerini gidelim hemen" dedim yola bakarken. Çantasından telefonunu çıkarıp bana doğru uzattı lokasyona baktığım da bize çok yakın olduğunu farkettim. Telefondan gözlerimi çekip tekrar yola baktım ve ; "bizim eve baya yakın burası ya 10 dakika sonra oradayız istersen söyle arkadaşına" dedim önüme bakarken 'tamam' deyip eline telefonu alıp arkadaşına msj yazdı, bir kaç dakika sonra tekrar bana dönüp; "arkadaşım gelmiş avm nin girişinde bekliyormuş" dedi Sadace kafamı salladım zaten az kalmıştı, hatta geldik bile sayılırdı. Yaklaşık bir 5 10 dakika sonra avm nin önüne gelmiştik, uygun bir yere park edip arabadan indik ve yavaş yavaş yürümeye başladık, kapının önüne geldiğimiz de sidra durup sağına soluna baktı sanırım arkadaşını arıyordu, bir kaç dakika sonra Bir yere odaklanıp 'heh orada' dedi ve o tarafa doğru yürümeye başladı, bende arkasından yavaş adımlarla ilerledim. Sidra arkadaşının yanına çoktan varıp sarılmıştı bile, arkadaşı da aynı sidra gibiydi kapalı ve nerden baksan aynı boyda sayılarlardı. Yanlarına geldim de arkadaşının bana arkası dönüktü, ben onlara bakmamak için sağa sola bakıyordum, onlar ise sarılma işi bitmiş ayak üstü sohbet ediyorlardı, klasik kız milleti işte, ben hala sağa sola bakarken sidranın sesi ile onlara döndüm; " abimin arkadaşı..." diyemeden arkadaşı lafını tamamladı "doruukkkk, inanmıyorum karşılaşacağımızı hiç düşünmezdim'' dedi şaşırak Kaşlarımı çatarak kıza baktım siması tanıdık geliyordu ama çıkaramıyordum, biraz hafızamı zorladıktan sonra sonunda kim olduğunu hatırlamıştım. Kaşlarımı kaldırıp, hafif gülümseyerek; "Rabia, hahaha şaka gibi demek sidranın arkadaşı sensin" dedim bende onun gibi şaşırarak. Dünya gerçekten çok küçüktü, bir daha ne zaman göreceğim dediğim kız şuan sevdiğim kızın arkadaşı olarak yanımda duruyordu, Rabia ben kaza yapmadan önce tanıştığım kızdı. Hala şaşkın şaşkın bakıyorduk birbirimize, sessiliğ bozan sidra oldu; "siz.. Siz nereden tanışıyorsunuz ki '" diye tedirginlikle sordu, oda şaşırmış görünüyordu gerçi daha çok kıskanmış gibi bakıyordu ama olsun bu durum aşırı hoşuma gitmişti. Benim yerime Rabia konuşmaya başladı; "doruk yolunu kaybetmişti, ben biraz yol göstermiş olabilirim" dedi göz kırparak Bende onun bu haline gülerek; "evet doğru söylüyor, o kadar güzel yol gösterdi ki sonunda laa yaptım" dedim gülerek Rabia şaşırarak; "ciddi misin yoksa şaka mı yapıyorsun" diye sordu Bende kafamı iki yana sallayarak, kafamla avm nin kapısını gösterdim ve; "hayır çok ciddiyim,içeride geçelim Cafe de oturur konuşuruz" dedim gülerek ve Rabia ile yürümeye devam ettim. Rabia kapıya kadar nasılsın iyi misin gibi klasik sorular sordu ve bende düzgünce cevapladım Kapıya geldiğimiz de yanımda sidranın olmadığını farkına vardım, durup arkaya doğru baktım, sidra kollarını göğsün de birleştirmiş sinirle yanımıza doğru yürüyordu, ikimizin yanına geldiğin de sinirle bana bakıp; "beni sonunda farkına varmanız ne kafar güzel doruk bey, sohbetiniz baki olsun" dedi sinirle ve alayla Sonra bizi dinlemeden yine sinirle içeri girip hızlı hızlı Cafe ye yürümeye başladı biraz öyle arkasından baktıktan sonra Rabia nın sesi ile ona baktım; "kıskanan katil civciv dehşet saçtı" dedi gülerek Bende onun gülüşüne gülerek kahkaha attım, komiğime gitmişti. Ah sidra Ah, seninle gerçekten çok işim var, benim kıskanç ama güzel mi güzel sevgilim... biz sidranın arkasından gülerek bakarken rabia bana dönüp : ''sanırım ona sevdiğini söyledin, sidra çok kapalı bir kızdır öyle hemen duygularını belli edemez senin için zor oldu mu onunla anlaşmak '' diye sordu derin bir nefes alarak rabia dan yana döndüm ; ''aslında çok zor olmadı ama bana inanmadı,yani ona senin için değişirim demiştim hatta bunu yusufla da konuştum herşey tamamdı benim için sidra içinde öyle sandım bir gün sabah kaltım ve dünyanın en mutlu adamı oldum bana yakın oldu sarıldı elimi tuttu ama bana beni sevdiğini söyledi ben bizim olacağımıza o kadar çok inandım ki akşam konuşmak istediğin de ilişkimiz için konuşacak sandım ama o bana veda etti ,ve ben en çok kırıldığım yerden sevdiğim kadın tarafından bir kez daha kırıldım ,anlayacağın güzel başladı ama kötü bitti ama en kötüsü onun değişmek istediğimi sırf onun gözünü boyamak için olduğuna inandı ve bir kez daha kırıldım şimdi ise toparlamaya çalışıyor ama çokta beceremiyor '' dedim gülerek rabia üzgün bir şekilde bana baktı tuttuğu nefesi verip konuşmaya başladı : ''sidra ile çocukluktan beri arkadaşız benden hiçbir şeyi gizlemez senin yusuf abi için kan verdiğin gün sidra seni kahraman ilan etmişti ,o günden sonra hiç dilinden düşmedin gençlik zamanlarında bile hep sen vardın onun için şimdi neden bu şekilde yaptığını anlayabiliyor musun ,'' dedi merakla bana bakarak ben ise ne demek istediğini anlamamıştım ,hayır anlamında kafamı sallayıp ona baktım ,rabia gülerek konuşmaya devam etti ; '' şaşırdı çünkü ne yapacağını nasıl davranacağını bilemedi seni sürekli ilişki insanı değil olarak adlandırdı bize kendide buna inandı ve sen ona seni seviyorum deyince ne yapacağını bilemedi bu kadar basit, seninle kavga edip ağladığı gece beni aradı sadece ağladı biliyor musun ona inanmak istiyorum ama yapamıyorum diye saatlerce ağladı elbette yaptığı hata ama bilmeyerek yaptı ,ona ceza vereyim derken bunu sakın unutma olur mu '' dedi tedirgin bir şekilde kafamı sallayıp konuşmaya başladım : '' hiç bu açıdan bakmamıştım ,evet senin dediğin gibi düşünürsem zaten onu affetmem an meselesi bu şekilde daha hızlı olacak sanırım ,ama şuan ikimiz yanına gitmezsek gerçekten katil bir civ civ olabilir '' dedim gülerek rabia da aynı şekilde bana eşlik ederek avm nin kapısından içeri girdik,sidra kafenin birine geçmiş kollarını göğsünde bağlamış sinirle bize bakıyordu ,biz hızlı adımlarla yanına geçip oturduk direkt oturmamızı beklemeden konuşmaya başladı ; '' oo maşallah çok erken geldiniz gelmeseydiniz ya ne gerek var '' dedi sinirle bu haline sadece güldüm çünkü kıskanan bir adet sidra aşırı güzeldi ,benim yerime rabia daha erken davranıp söze atıldı ; ''abartma kanka ya alt tarafı ayak üstü sohbet ettik ,yemedik yani sevgilini '' dedi gülerek sidra oturduğu yerden doğrularak boğazını temizledi ,yanakları al al olmuştu bir şey demek için ağzını açacaktı ki ondan önce ben davranıp ; ''öyle bir girişimde bulunsaydın elinden alamazdım söyleyim, , evde yusuf u elinden zor alıyorum abi sevgili demiyor canımıza okuyor cidden'' dedim gülerek , sidra da bu dediğime gülmüştü . evet haklıydım kalbimi kırmıştı beni en çok yaralı olduğum yerden vurmuştu ama bilmiyordu ki ve rabia haklıydı senelerce ona çok farklı izlenimler sergilemiştim şimdi bu şekilde davranması çok normaldi ,aklıma gelen ilk şey ona kendimden bahsetmekti acaba bunu yarın akşam bir yemek te denesem rızası olur muydu yada teklifimi kabul edermeiydi gerçi Yusufun anlattıkları aklıma gelince bunun çokta olası bir durum olcağını sanmıyordum ,peki yanımızda rabia ve Yusuf olsa yinede uygun olmaz mıydı bunu gidince direkt yusuf a soraktım. rabia ve sidra kendi araların da baya sohbete dalmışlardı,ilk başta ki hidradan eser yoktu şimdi ,kısa bir süre sadece onları izledim ve sonra araya girip konuşmalarını böldüm ; '' eee kızlar okul için lazım olan şeyler ne ona göre bende kalkıp bir şeyler almam lazım ve sidra üzgünüm eve biraz erken gitmemiz gerek ,biliyorsun yusufla çalışmam var geçe kalınca uyuyamıyorum '' dedim düz bie sesle sidra biraz düşünerek rabia ya baktı ; ''okuldan verilmeyen bir kaç kitap var bide kırtasiyeye uğramam lazım ,oradan alacaklarımız var başkada yok he bide vakit kalırsa bir kaç mağaza gezeriz diye düşünmüştüm '' dedi mahcup bir şekilde kafamı tamam anlamın da sallayıp ; '' ee madem öyle kalkalım da işlerimizi halledelim ondan sonra eve geçeriz ,rabia sende gelmek ister misin hem evde daha çok vakit geçirirsiniz '' dedim dudaklarımı yukarı kaldırarak sidra sevinçle el çırpıp mutlu mutlu rabia ya ya baktı ,rabia düşünceli bir şekilde sidra ya bakıyordu ,biraz öyle kaldıktan sonra ''tamam olur '' dedi mahcup bir gülüşle ,sidra sevinçle rabiaya ya sarıldı . onlara gülerek öyle bakarken yan masada oturan bir topluluğa değdi gözüm adamın biri sürekli sidra ya bakıp gülüyordu ,anında çenem kasılı ve ellerim yumruk oldu ,demek kıskanmak böyle bir şeydi .mesela o adamı yerin dibine sokmak istiyordum . biraz daha izledim belki başka yöne bakıyordur diye ama yok hala mal mal sidra ya bakıyordu daha fazla dayanamayarak ayağa kalktım ,sidra şaşkın bir şekilde bana baktı ; '' siz oturun burada ben geliyorum bir arkadaşı gördüm de '' dedim sidra ya bakarak tamam der gibi kafasını salladı ve bende kızların yanından ayrılıp o çocukların olduğu masaya geldim,masaya bşraz daha yaklaşıp ''selam gençler '' dedim ,sidra ya bakan çocuğun sandalyesine bir elimi diğer elimi ise yanında duran arkadaşının sandalyesine koyarak . çocukalrın bir kaçı benim selamıma cevap verirken tam karşım da duran çocuk söze girerek ; '' hayırdır kardeş bir şey mi oldu '' diye sordu aratlı bir şekilde hafif doğrularak sinirle güldüm ve sidra ya bakan çocuğun omuzunu tutarak konuşmaya başladım ; '' elbette oldu yoksa ben durup dururken psikopat gibi bir masayı basmam ,mesela bu omuzunu sıktığım arkadaş deminden beri benim eşime bakıyor ve bunu ayan beyan yapıyor oluşu azıcık sinirimi zıplatmış olabilir ''' dedim dişetimi sıkarak aynı zamanda çocuğunda omuzunu sıkıyordum çocuk ise bana şaşırmış bir şekilde bakıyordu,omuzunu sıktığım çocuk ise acı içinde kıpırdanmaya başlamıştı bile ,bakışlarımı karşımda ki çocuktan çekip omuzunu sıktığım çocuğa baktım sert bir şekilde ve dişlerimi sıka sıka konuştum; ''bana bak lan ,ya gözlerini önüne çevirirsin yada ben yerinden çıkartır eline veririm ,gözlerini ve bakışlarını karımın üzerinden çek yoksa fena olacak '' dedim öfkeli bir şekilde çocuğun korkuyla yutkunduğunu gördüm ,sonra sesi titreyerek '' ''bilmiyordum abi kusura bakma birdaha bakmam '' dedi telaşla çocuğun omuzunu var gücümle bir kez daha sıkıp ,yanağına hafif iki kere vurdum ve ; '' aferin akıllı çocuk '' dedim gülerek '' iyi eğlenceler size gençler '' diyerekte yanlarından ayrıldım ve kızların yanına gittim bizim masaya geldiğim de masanın üstün de duran telefon ve arabanın anahtarını alıp kızlara baktım ; '' hadi kalkalım '' dedim onlara bakarak ,ikiside kafasını sallayıp ayaklandılar çantalarını aldıktan sonra kasanın olduğu tarafa döndüler bir kaç adımda hemen sidra nın yanına gelip elini tuttum ,başını kaldırıp bana şaşkın şaşkın baktı,hiç bana öyle bakmamalıydı o çocuklara eşim demiştim elbett elinden tutacaktım çünkü kasa onların olduğu yerde kalıyordu . sidra hala bana anlamayan gözlerle bakıyordu bende çaktırmadan diğer elimle yüzüne sevip; '' şu yüz ifadeni değiştir ve cafe den çıkana kadar elimi tut başka bir şey istemiyorum'' dedim gülerek sidra hemen kendine gelerek zoraki bir şekilde gülümsedi ve '' tamam '' dedi , rabia ise kahkaha atmamak için kendini zor tutuyordu anlamıştı bunu neden yaptığımızı , biz yavaş yavaş kasaya kadar geldik ve parayı ödemek için elini bıraktım ,hesabımı ödedikten sonra ikisine de elimle işeret edip yolu işaret ettim rabia önden geçerken sidra yanımda durmuş bana bakıyordu ''ne oldu '' diye sordum tek kaşımı kaldırarak sidra tamamen bana dönerek ve birazda bana yaklaşarak ; '' kişililik bozukluğu mu var sen de '' dedi hafif kızgın bir sesle umursamaz bir şekilde kaşlarımı kaldırarak ''ne alaka şimdi '' diye sordum dik dik bana bakarak ; ''evde yüzüme bakmıyorsun arkadaşıma sevgilim diyorsun şimdi de elimi tutuyorsun ,hiç anlamıyorum doruk seni gerçekten '' dedi sıkıntılı bir şekilde kafasını çevirerek güldüm onun bu haline ve bir şey demeden yine elini tutup yürümeye başladım ,biraz zaman sonra sidra ya dönüp ''anlayacaksın az sabret '' dedim gözümü kırparak hiçbir şey söylemeden söylemeden yürümey devam ettim .hala sidra nın elini tutuyordum ,ne o elimi bırakıyordu ne de ben o şekilde istediğimiz mağazaya kadar yürüdük ,içeri girdğimiz de bile sidra nın elini bırakmadım ,hem sidra hem de ben alacaklarımızı alarak mağazadan çıktık ,kızlar eşarp şal ve kıyafet satılan bir yere girmek istediler başımla onaylayıp oraya giderken hemen bir kaç mağaza uzakta olan bir dükkan dikkatimi çekti sidra için oradan güzel bir hediye alabilirdim , kapıdan içeri girmek üzereyken bir anda durup kızlara baktım ,sidra nın elini tuttuğum için ister istemz ben durunca biraz sendelemişti ,meraklı gözlerle bana bakan rabia ve sidra ya bakıp ; '' ben şurada bir mağaza gördüm siz girin buraya fazla sürmez 5 10 dakikaya buradayım '' dedim gülerek sidra bana yaklaşıp .; '' hangi mağaza ki o yakın mı '' diye sordu sağa sola bakarken kafamı iki yana sallayıp '' bu tarafta değil ya karşı tarafta ,had ben kaçtım '' dedim elini bırakarak ve hızla başka yöne doğru türemeye başladım ,bir süre sonra arkama baktığım da kızların içeri girdiğini gördüm ,hemen gördüğüm dükkana koşarak gittim içeri girdiğim de gerçekten çok güzel hediyelik eşyaların olduğu çok güzel bir yerdi ,ben sidra ya yüzük almak istiyor dum o yüzden yüzlerinolduğu yere gidip çeşitlere bakmaya başladım. istediğim tek taş yada herhangi klasik bir yüzük almak değildi.tamamen farklı ve özel bir şey almaktı . biraz reyonlarda gezindikten sonra yüzüklerin içinden bir tanesi dikkatimi çekti. çiçek şeklinde idi ve görünüşü gerçekten muhteşem görünüyordu . satıcı arkadaşı çağırdıktan sonra beğendiğim yüzüğü göstererek hediye paketi yapmasını söyledim ,anında özel bir kutuya koyup hemencecik paket yapmıştı,parayı ödeyip çıktım mağazadan ve belli olmaması için yüzük kutusunu çekerimin cebine koydum ve kızların yanına gittim mağazaya geldiğimde ortalıkta sadece rabia vardı ve kıyafetlere bakıyordu ,rabianın yanına geldiğim de kaşlarımı çatarak '' sidra nerede '' diye sordum rabia biraz irkilerek kabinleri gösterdi ''kabin de kıyafet deniyor '' dedi başımı o yöne çevirip biraz o tarafa ilerledim rabia ise yine kıyafet bakmaya devam ediyordu,kabinin yakınında olan kıyafet askılığına yaslanıp sidra nın çıkmasını bekledim ,bir sür sonra kapı açıldı ve konuşarak dışarı çıktı ; '' rabia sence de biraz saçma durmadı mı '' diye sordu hala üstünü incelerken ben ise ona gülerek bakıyordum bol paça kumaş bir pantolon ve üstüne de aşırı bol bir sweeht giymişti . benden herhangi bir ses çıkmayınca kafasını kaldırıp bana baktı ,ilk gördüğünde biraz şaşırdı ve biraz öyle bana bakmaya devam etti bende yaslandığım yerden kalkıp yanına geldim gülerek ; '' yani uzaktan bakınca aslında gayet güzel duruyor ama ( ellerimle sweeht i tutup ) sanki bu çok bol içinde kaybolmuş gibisin '' dedim biraz değişik bir şekilde bakıp kafasını sallayıp kendine gelmeye çalıştı ben ise sadece ona gülüyordum sonra yanımdan ayrılıp biraz uzakta olan aynın karşısına geçip üstüne bakmaya başladı bende hemen yanına geldim ,aynadan bana bakıp ; '' güzel olmamış yani '' diye sordu ''kızmazsan söylerim düşüncelerimi'' dedim gülerek aynı şekilde bana karşılık vererek kafa salladı '' çok senin tarzın değil gibi duruyor sidra sanki sana emanet verişimi gibi '' dedim dudaklarını büzüp aynada iyice kendine baktı ,sonra omuzlarını düşürüp ofladı ; '' bir türlü karar veremiyorum ya bir kaç bir şey alayım dedim ama henüz karar veremedim '' dedi sıkıntılı bir şekilde biraz daha yanına gelerek arkasına geçtim ve aynadan ona baktım ''birazda beraber bakalım mı '' diye teklif sundum biraz düşünür gibi yapıp sonra gülerek ; '' olur tamam ,üstümü değiştireyim geliyorum hemen '' dedi ve koşarak kabine gitti bende onu beklerken sağa sola bakmaya başladım ,renkli ve güzel şeyler vardı .ben sidra gelene kadar elime birkaç bir şey almıştım bile kısa bir süre sonra sidra da bana katıldığın da elimde ki bir kaç bir şeyi eledikten sonra yine aynı mağaza için de gezinmeye devam ettik . saatin nasıl geçtiğini anlamamıştım ama sidra ile çok güzel vakit geçirmiştim ,artık çıkmamız gerektiğini söylediğim de elimdeki kıyafetleri bakıp 'içlerinden bir kaçını elemem lazım ,hepsini alamam ' dedi ,daha bana elini uzatmadan yanından geçip kasaya doğru ilerledim ,arkamdan 'hayır olmaz doruk ya ' diye bağırsa da duymadan devam ettim .kasaya varmadan rabia gözüme ilişti o da kasa yakınlarında elindeki kıyafetler de eleme yapıyordu ,onuda yanına gidip elinde ve masada olan bütün kıyafetleri alıp birey demesine izin vermeden direkt kasaya geldim ve bütün eşyaları oraya bıraktım . kızlar ardımdan ne kadar bana bağıralarda onları dinlemeden karttan geçip kıyafet poşetlerini alıp onlara döndüm ,ikiside ellerini göğsünde bağlamış bana kızgın kızgın bakıyorlardı ,yanlarına gelerek gülüp ''bişi yok ,bişi yok '' dedim sempatik bir şekilde ikisi de bir süre sonra gülmeye başladı . güle oynaya çıkmıştık avm den her ne kadar yol boyu rabia dan ben sana borcumu ödeyeceğim lafını duydukça çıldırsam da sonunda eve gelebilmiştik . kapıyı çaldığımız da kapıyı söylene söylene gelen yusuf açmıştı ''sonun....'' devamını diyemeden kitlenip kalmıştı, yufusun bakışlarını takip ettiğim de rabiyaya baktığını gördüm ,rabia ise ne yapacağını şaşırmış yanakları al al olmuştu , aniden aklıma gelen şeyle gülüp yusufla rabianın ortasına girip Yusuf a el salladım ,yusuf yutkunarak kendine gelmeye çalıştı ve demin ki halinden eser kalmamış bir şekilde '' hoşgeldiniz '' dedi ve kapıyı sonuna kadar açıp içeri geçti . arkamı döndüğüm de rabia başını eğmiş elleriyle oynuyordu,sidra ya baktığımda göz kırptım ne oluyor gibisinden ,biraz yanıma yaklaşıp '' anlatırım bir ara '' dedi ve içeri geçti ,rabia yanımdan geçerken önünde durup kaşlarımı çatarak ; ''ne oluyor rabia '' diye sordum rabia gözlerini kaçırarak ; '' sorma doruk söyleyemem çünkü sidra ile konuşursunuz '' dedi ve içeri girdi ben ise kafam da bir ton kurmuşluğumla içeri geçip kapıyı kapatıp salona geçtim , Rabia ve sidra bir koltukta oturuyor Yusuf ise tekli koltuğa geçip elini yaslayarak önüne bakıyordu. Kızlar ise bir konu hakkında fısır fısır konuşuyor arada da oflayıp duruyorlardı. Bende elimde ki poşetleri bir yere bırakıp yusufun yanın daki tekli koltuğa attım kendimi, yusuf o kadar dalgındı ki yanına oturduğumu bile farkına varmamıştı,elimle koluna dokunduğum da irkilerek bana baktı; '' ne oldu doruk " dedi sert bir sesle Kaşlarım çatarak Yusufa yaklaştım biraz; " Yusuf sen iyi misin ne oldu birden bire ne bu sinir, sana sormadan Rabia yı davet ettim diye mi bu sinir, ben sidra nın arkadaşı mutlu olur diye düşündüm "dedim sakin bir ses tonuyla Yusuf tuttuğu tüm nefesi verip eliyle başını tuttu ve ; " sorun o değil doruk, sorun "dedi devamını getiremeden. Biraz daha Yusufa yaklaşıp; " bahçeye çıkalım mı konuşuruz hem" dedim tedirginlikle yüzüne bakarken. Kafasını sallayıp bir anda ayağa kalktı,sidra ve Rabia bize baktı kısa süre Yusuf ise hiç onlara bakmadan bahçe kapısına doğru yürüdü. Kızlara kısa bir bakış attıktan sonra bende yusufun peşine takılıp yanına geldim. Yusufun yanına vardığım da derin derin nefesler alıp vermeye çalışıyordu,arada volta atıyor arada ise eliyle ensenini ovalıyordu, çok sıkıntılı görünüyordu ben ilk defa yusufun bu haline şahit olmuştum. Daha fazla dayanamayarak Yusufun karşısına geçtim ve; "Yusuf ne oluyor oğlum anlatsana, bir sıkıntı mı oldu" dedim merakla yüzüne bakarken. Yusuf yerinde durup bir kaç nefes egzersizi yaptıktan sonra bana dönüp; "siz Rabia yi nerde buldunuz, sidranın arkadaşımla buluşacağım dediği kız Rabia mıydı" diye sordu Bende kafamı sallayıp; "evet avm ye gittiğimiz de bizi kapıda bekliyordu, üstelik çocukluktan beri arkadaşlarmış sen hiç bilmiyormuydun burada olduğunu okuduğunu falan" dedim Yusuf hışımla kafasını bana döndürüp; "burada mı okuyormuş" diye sordu şaşırarak Kafamı sallayıp; "evet sidra ile aynı okuldalar" Yusuf ellerini saçlarından geçirerek yine aynı şekilde nefes alıp vermeye başladı bir süre sonra ise kendi kendine söylenmeye başlamıştı ama ben hiçbir şey anlamıyordum, sonunda dayanamayıp kızarak; "Yusuf ne oluyor artık söyler misin" dedim Yusuf gözleri dolarak bana baktı; "Rabia benim sevdiğim kız doruk" dedi gözünden yaş akarken.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD