Pusu

2829 Words

Gül Çiçek Demir “Gül...Gül...” Omzumda hissettiğim ufak dokunuşlar ile irkildim. Uykunun derinliklerinden çıkasım yoktu. Zira okyanus kokusuyla harmanlanmıştım, yastığım ise sevdiğim adamın göğüsüydü. Yayıldıkça yayıldım. Burası benim yatağım olmak için genişti sonuçta. Arda’nın güldüğünü bedeninin titremesinden anlamıştım. O eşsiz gülüşünün sesi kulağımı doldurdu. Parmakları saçlarıma doğru yol aldı “Gül’üm...artık kalkmamız gerekiyor” şimarık bir kız çocuğu gibi omuz kaldırdım. Daha sıkı sardım kollarımı bedenine “Kalkmayacağım” diye de mızmızlandım üstelik. Şuan bunun bile ne kadar büyük bir nimet olduğunu kalbimin en derinliklerinde hissetmiştim. Her zaman güçlü durmak zorunda kalan bedenim ve ruhum Ardanın yanında kendisini usulca kenara bırakıyor ve çocukken hatırladığım şimarıkl

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD