Karadenizin sisli ve yağmurlu havası semalarda belirmişti. Kurt Selim, oğlunun bulaştığı işten nasıl çıkaracağını bir türlü bilemiyordu. Salak salak işler yapmış, bir hırs uğruna Karedenizin, hatta bütün Türkiyenin en güçlü mafya babasından birine ihanet etmişti. O gün o masa da Arda’nın onu bilerek denediğinin elbet farkındaydı. Elinde ki ince belli bardağı sıkı sıkı tutuyor, yaylanın en uç zirvesinde sislerin arasında ki evinde oğlunu saklamaya çalışıyordu. Ne kadar başarılı olduğunu bilmiyordu bile. Rus Şahin gibi gücü çoktan tükenmiş birine nasıl güvendi? Aklı hayali bunu bir türlü almıyordu. “Selim abi ne edecuk?” Başını yana eğdi Selim, kendisi de bilmiyordu. Bir kere infaz emri verilmişti. Ama masadan bunun için onay çıkmadığından bir şey yapmadığını sanıyordu. Ancak son öğrendi

