Can ve Bade, kasabanın en kuytu sokaklarını, terk edilmiş evlerini, Pazar yerini ve kırsal sınırlarını aramışlardı. Toprakta en ufak bir iz, bir pençe darbesi, kırık bir dal, kopmuş bir kıyafet parçası aradılar. Ancak evin yolunu tuttuklarında elleri bomboştu. Ne gözle görülür bir işaret vardı, ne de kurt adama dair en ufak bir koku… Onların gözünde bu kasaba sessiz, sıradan bir yerden ibaretti. Eve girdiklerinde, odanın köşesine sinmiş Atlas’ı buldular. Yatağın kenarında dizlerini karnına çekmiş, korkuyla titriyordu. Gözlerinde uykusuzluğun kızıllığı ve içsel bir panik vardı. Can ağır adımlarla yaklaşıp onun önüne çömeldi. “Dinle Atlas,” dedi yumuşak ama ciddi bir ses tonuyla. “Artık hayatında bazı yasaklar var. Bunları öğrenmezsen hem kendini, hem de başkalarını tehlikeye atarsın. Her

