Boğaz ve köprü

1022 Words
Güzellik de eglenmene bak diyor. Her şeyin çaresi bulunur. Ben İstanbullu değilim İstanbul’da bir yakadan diğer yakaya nasıl geçilir bilmiyorum. Ama tek bildiğim arkadaşa ve güzelliğime güvenmek. Hem gece yarısı olmuş güzelliğimi bu İstiklal caddesinde yalnız bırakacak değilim. Ha bu arada guzelligim beni bırakmadın ne habeeeer ? Güzellik güzellik deyip duruyorum ama ismini öğrenmenizi isterim. İsmi Peri. Aynı peri kızları gibi dalgalı uzun saçlara sahip her bir kıvrımı sanki kendi içinde dans ediyor. Gözleri ela ışıkta bal rengine dönüşüyor karanlıkta lacivert de çalıyor. Uzun ki boyu aynı servi. Beli incecik elleri hele uzun ve ince. Dünyadaki tüm müzik aletlerini çalabilecek ellere sahip. Kasları gür ve gözlerine ahenk vermiş dudakları dolgun her adımı bir as zade’nin yürüyüşüne benziyor. Hatta bu benzetme ona yakışmaz Çin kraliyet ailesindeki kadınlar parmak uçlarında süzülerler ya işte öyle yürüyor. Artık izninizle sayın okur ona Perim demek istiyorum. On parmağındaki marifetleri kenara bırakıp ellerimden tutsun istiyorum. Ben bunlarla dövünürken bir kulübe giriyoruz. Muazzam bir kulüp Amerikan Horror filmlerinden fırlamış dansçılar ortada dans ediyorlar. Kimisinde hemşire kıyafeti var ellerinde de kanlı bıçaklar. Çok güzel bir dans kareografisi sergiliyorlar. Ben peri ve arkadaşı Güzide hayran hayran seyrediyoruz. Sakin olun okur ben tabii ki de periyi seyrediyorum. Bu arada ben ilk defa böyle bir dans izliyorum. müziğin ritmine kendimizi kaptırıyoruz bir taraftan piyi süzüyorum bir taraftan da içecek bir şeyler almayı düşünüyorum bara yaklaşıp su alıyorum. Tabii ki de başka bir şey içmeyecektim. Hemen açıp suyu içiyorum serinliyorum bu yaşadıklarım beni fazlasıyla terletti. Bir günde çok fazla yaşadım aşık olmak sanırım bunları gerektiriyor. Daha ne yaşadın ki dediğinizi duyar gibiyim. Biliyorum duyuyorum lütfen bekleyiniz. Daha bir şey yaşamadım peri o kalabalıkta bulmak için ilerliyorum. O da nesi Peri’nin etrafında iki erkek. Peri’nin çekiciliğini güzelliğini sadece ben görmemiş sadece ben düşmemişim o cazibe ağına. Peri de durumdan rahatsız. Beni görünce bana doğru yürüyor yüreğimi bir sızı saplanıyor etrafımdaki çoğu erkek Perime bakıyor. O güzelim saçlarına hepsi eminim ki düşecek onu kimselerle paylaşmam ben arkadaşı olanları görmüyor ve durumdan memnun dans ediyor pistte. Perimle ortada buluşuyoruz çıkalım mı diyor sen bilirsin diyorum. Ama yüreğim o dudaklarından öpüyor bu cümlenin. Rakiplerimin sıfıra inmesini sadece peri ve benim kalacağım bir dünya istiyorum. Güzide’yi çağırıyor çıkalım diyor. Güzide ortamı sevdi tabi ben burada aşkıma darbe yiyecegim o güzeldi dans edelim diyor. Ama peri ısrarcı çıkalım diyor ben de içimden Yasin indirecegim hop dediğinizi duyar gibiyim sizi bu sefer kırmıyor adak olarak diyorum peri benim aşkım olduğu gün indirecegim Yasin’i felak ve nas’ı . Acıktım diyor peri siz acıkmadınız mı? Acıkmaz olur muyum acıktım ama sana senin sevgine senin gözlerine . Hem de tam 27 yıldır açım bir gündür falan değil. Güzide de acıkmış olacak ki bu öneriyi fazla mızmızlanmadan Kabul ediyor. Çıkıyoruz gudubet kulüpten. Şükürler olsun kurtulduk yarabbi. Tabi saat olmuş gece 01.00. İstiklaal hala canlı ama lokantalar kapanmış. Köşede islak hamburgerci ve bir de Burger King açık. Ortak seçeceğiz diyecegimiz yeri ama peritaş’ın kökünü yiyeceğiz dese de kabul ederdim tabii. En son burger’a karar verdik aldık oturduk sessizce yemek yemeye çalışıyoruz. Arada bir iletişim kuruyoruz güzide merak Edip soruyor nereliyim ne yapıyorum diye. - Adanalıyım diyorum devlet memuruyum okullarda muhasebecilik yapıyorum fazla bir heyecanla Aksiyonlu iş değil peki sizler ne iş yapıyorsunuz? Güzide sigortacı olduğunu Perim ise arkeolog olduğunu söylüyor mistik şeyleri nereden sevdiğini şimdi daha iyi anlıyorum . Bana kendilerinden bahsediyorlar güzide ile aynı evde yaşıyorlarmışmış çok fazla eğlenceli geçiyormuş yaşamları. Arada bir eğlenmeye ve eski dostlarıyla buluşmaya çıkıyorlarmış. Güzide sürekli İstanbul’da oluyormuş ama Perim ise sürekli gezmek zorundaymış. Yazları kazıda geçiriyormuş kışları İstanbul Üniversitesi’nde Anadolu tarihi coğrafyası derslerine girdiginden bahsediyor. Her yeri tarih olan bir şehrin en güzel ya tarihçi gezdirebilir ya da bizim kız diyor güzide. İstanbul sokaklarından çok ben Peri’nin damarlarında gezmek istiyorum onun her yaptığını her hissettiğini bilmek istiyorum . Sohbetler birbirini açıyor ilgimi belli etmeye çalışıyorum periye. O da nazik tebessüm ediyor herkesin merak ettiği soruyu soruyorum ona. - arkeoloji Türkiye’de çok fazla imkan sahip değil diye biliyorum bu sizi çok etkilemiyor mu? ( sevgilin var mı diye sordum sandınız değil mi? ) izninizle ben ona zaman tanımak istiyorum benimle aynı duyguları hissetsin istiyorum. - tabii ki de bizi çok etkiliyor mezun olmuş bir çok arkeolog iş bulamıyor hepsi de cevher üstelik sorun ne oluyor peki dersen kimisi müzelere yerleşiyor memur olarak kimi bizim gibi okullarda ders veriyor kimi kazıya katılıyor ve kaybedilen kısımlarız da var onlardan da bahsetmek isterim belli bir kısmı yurt dışına eğitimini tamamlamak için gidip oradaki arkeologlara katılıyor diğer kısmı ise kaçakçılığı bulaşıyor. Bu en üzücü kısmı işte Türkiye’nin zengin medeniyetlerinden kalma kalıntılar kaç kuruş duskunu insanla yurt içinde ya da yurtdışına kaçırıp satıyorlar yıllık ortalama kaçırılmaya çalışılan tarihi eser sayısı 40.000’den fazla. Ne kadar keskin ve ne kadar bilgili konuşuyor her her parmağındaki marifetler şimdilik iki. diğerlerini de merakla bekliyorum onunla farklı bir dünyayla tanışacağım hissine kapılmam çok mu yanlış sevgili okur bence değil de emin olayım diye soruyorum. -peki sence bunu değiştirmek için ne yapmalı diyorum - Anadolu ilk Çağlar’dan itibaren yani Paleolitik’ten itibaren yerleşilmiş bir bölge ilk medeniyetlerin kurduğu Mezopotamya bile topraklarına giriyor. Mağaralar inler höyükler bir çok medeniyet yaşamış bu topraklarda binlerce de kalıntı bırakmış aslında arkeolojinin en fazla iş yapacağı ülke Türkiye. Ama biz bunu iyi kullanmıyoruz işte bunun için de eğitimin nitelikli hale getirmek mezun sayısını azaltmak ve yüksek puanlarla üniversiteyi az öğrenci almak. Beni her türlü aydınlatıyor peri gülümsüyorum . Gecenin bu saatinde fazla yüklendiğimin farkındayım teşekkür ediyorum saate bakıyorum gayriihtiyari. Endişelenmem benim için değil peri ve güzide için. Saat 3:30 olmuş yemek bitince kalkıyoruz. Taksim meydanından bir taksi çeviriyor peri Üsküdar’a diyor taksiciye ben taksicinin yanına öne oturuyorum peri ve güzide ise arkaya oturuyorlar . Onlar kadıköy’de oturuyorlarmış o yüzden beni bırakıp geçmek istediler bunu kabul etmek istemedim ama misafir olduğumu ima Edip arkadaşlarımı da kaçırmama sebep olduğunu söyleyerek ikinci bir cümle kurmamamı istedi peri. Hem güzel hem bilgili hem de kararlı ve ve otoriter bir okyanus olsa peri içinde boğululmacağıma emin olup atlardım buna eminim . Bugün benim için her şeyin ilkiydi ve devam ediyordu ilkler. şimdi de Boğaziçi Köprüsü’nden yeni adıyla 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nden geçiyorduk. Bu yaşıma kadar İstanbul’a gelmemistim taksim’e gitmemiştim bir perii’ye aşık olmamış ve hiç iki kıtayı birbirine bağlayan bir köprüden geçmemiştim.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD