3. Bölüm

944 Words
Genç kız onun sözleri ile dayanamayarak “Yani tüm hayatım bu dört duvar arasında geçecek öyle mi?” diye sormuştu. Seichi omzunu sallayarak “Bir süre için, proje tamamlanana kadar,” dedi. Misaki içinden bu adamın kafayı yediğini düşünmeye başlamıştı. Fazla çalışmaktan aklını sulatmıştı. Evet kesinlikle öyle olmuş olmalıydı. Son bir çırpınış ile “Ya özel hayatım. Ya sevgilim varsa? Ya bakmam gereken bir ailem varsa? Ya özel bir işim çıkarsa?” diye ardı ardına sorular sormuştu. Soruları ile genç kız Seichi’nin bakışlarının odak noktası haline gelmişti. Genç adam gayet sakin bir şekilde “Ne gibi özel iş?” diye sormuştu. Karşılık olarak kız burun kıvırmış ve “Belki de evliyimdir. Ya da görmem gereken ve ayrılmak istemediğim bir sevgilim vardır” diye onu kışkırtmıştı. Seichi kaşlarını kaldırarak “Özellikle şirketten evli olmayan birini istemiştim” dedi. Sonra da ekledi. “Evli misin?” diye. Bu durum genç adamın canını sıkmaya başlamıştı. Şuanda çalışması gerekirken vaktini boşa harcıyordu. Genç kız ise onun sözlerine gülümseyerek “Daha evlenmek için kafayı yemedim” dedi. Seichi beklenmedik bu cevap karşısında şaşırmıştı. “Bu durumda uzun süre evlenmeyi düşünmüyorsun yani?” diye sormuştu. Neden sorduğunu bile bilmiyordu. Birden ağzından öyle bir kelime çıkmıştı. Genç kız fazla özel konulara girdiklerini düşünerek susmayı tercih etmişti. Onun suskunluğunu fark eden Seichi bakışlarını genç kıza odaklamıştı. Dikkat ile onu süzüyordu. Sonra kısa ters bir bakış atarak ki daha çok alaycı bir hali vardı " Öylece duracak mısın?" diye sormuştu. Onun sorusunu anlamayan Misaki ne diyeceğine bilememişti. Sonra onun delici bakışlarına karşın yutkunarak "Anlayamadım?" diye sormuştu. "Yani yemek demeyecek misin? Bundan sonra yemeğe vakit bulamayabilirsin" dedi. Misaki gözlerini kısarak ona bakmıştı. Bu adamın neden bahsettiğinden haberi yoktu. Başını olumlu anlamda sallayan Misaki "Teşekkür ederim, aç değilim" diye cevap vermişti. Genç adam onun sözleriyle ile umursamaz bir şekilde omuzlarını saklamıştı. Sonra hafif gülümseyerek "Sen bilirsin" diye karşılık vermişti. Onun gülümsemesi ile duramayan genç kadı gözlerini ondan alamıyordu. Seichi bunu fark edince tekrar ona bakmadan konuşmuştu. "O zaman temizliğe başlayabilirsin ama önce odanı gör istesen?" Misaki onun sözleri ile kaşlarını kaldırmıştı. Merakla "Odamı mı?" diye sormuştu. Onun masum sorusu ile Seichi yeniden gözlerini ona çevirmişti. "Kalacağın oda bu katta… Üst kat tamamen bana aittir. Bu evde iki tane çalışma odası vardır. Biri bu katta diğeri de üst katta. Ayrıca benim odam ve ailem için hazırlanmış iki oda daha var üstte" dediğinde Misaki dayanamayarak imalı bir sesle" Acaba sevgililerini içinde bir oda hatırladınız mı?" diye sormuştu. Seichi'nin yüzü onu sorusu ile değişmişti. Sinirlenerek "Üzerine vazife olmayan konulara burnunu sokma" diye ona sertçe çıkışmıştı. Misaki onun sözlerine aldırmamıştı bile. Sadece gözlerini ona dikerek bakıyordu. Seichi parlak mavi gözlerden bakışını kaçırırken Misaki kendisine gelerek "Bana hangi odanın hangi katta kimin kaldığı değil benim kalacağım odayı gösterirseniz sevinirim. Çünkü ne siz odanız ne de başka bir odayı merak etmiyorum. Ayrıca özel eşyalarınızı dokunmam, çalışma odanızı her gün ama evin diğer bölümlerini haftada iki kez temizlerim. Ayrıca yemek yapmam ve boş zamanlarında istediğim gibi davranırım" dediğinde genç adam şaşkınlıkla ona bakakalmıştı. Kızın şart koşmasından hoşlanmamıştı ve son olarak Misaki'nin " Ve en önemlisi benim odadan uzak duyacaksınız" dediğinde Seichi sinirden dişlerini çıkmıştı. Normal koşullarda şuana kadar genç kızı kapıya koymuştu ama aklında arkadaşının sözleri vardı. " Seichi dostum. Bu son şansız kimse seninle çalışmak istemiyor. Sana hizmetçi bulmak aya çıkmaktan zor ol aya başladı. Kimse seni temponda çalışmak istemiyor. Neden daha ılımlı davranıyorsun. Adını şimdiden kara listeye yazdılar. Daha az çalışma saatleri ayarlayarak mısın?" diye. Genç adam yakınlaşmaya çalışarak dişlerinin arasından " Tamam başka" diye ona karşılık vermişti. Bu kızda elinden kaçırmak istemiyordu. Sadece bir kaç hafta ona katlanacak proje bitimi ile ona bunun hesabını soracaktı. Misaki onca şartı kabul eden genç adamdan şüphelenmeye başlamıştı. Bu hiç normal değildi. İkisi de birbirine bakarak gülümsese de akıllarından bin türlü tilki dolaştırıyordu. Anlaşan ikili bir süre sessizce birbirine bakmıştı. Gözlerini ilk kaçıran genç kız olmuştu. Sonrasında sessizliği de yine o bozarak "Annemi arayıp iş bulduğumu ve bir kaç hafta gelemeyeceğimi söylemeliyim" diyerek telefonunu eline almış ve odasına yönelmişti. Genç kız koridoru geçerken aklında hala genç adamın ne yapmaya çalıştığını anlamaya çalışıyordu. Karşı taraftan çalan telefon sesi ile kendisine gelmişti. Öyle ki "Alo" sesi ile gülümseyerek " Merhaba anne" diye yüksek sesle konuşmaya başlamıştı. Konuşmasına devam ederken bir yandan da arkasını kolluyordu. Genç adamın onu dinleyip dinlemediğini düşünürken gerisi geri dönerek kısık bir sesle konuşmaya devam etmiş ve salonun kapısından gizlice bakarak genç adamın ne yaptığını görmüştü. Seichi değil Misaki'yi dinlemeyi puanda yanında dahi olsa onu fark etmeyecek kadar yemeğine dalmış iştahla lokmaları ağzına atıyordu. Genç kız derin bir iç çekerek tekrara odasına doğru ilerlemeye başlamıştı. Koridor boyu oldukları döşenmiş olan tablolar dikkat çekiciydi. Bunlar sanat eseri gibi görünüyordu ama hiç birinde kime ait olduklarına dair isim yazmıyordu. Bir tanesinin önünde durarak kıkırdamaya başlamıştı. Elinde pro ile çizilmiş adamın bıyıklarını eli ile kapatarak "Tıpkı içerdeki uyuz" diye söylenmiş ve elini ağzına kapatarak gelmesine devam etmişti. Odasının kapısına geldiğinde ise duraksayarak gülümsemişti. Uzun zaman sonra ilk kez bir odası olacaktı. Ranzalarda yatmakta bıkmıştı. Ama odayı girdiğinde resmen şok yaşamıştı. Gördüğü manzaraya karşın sinirlenerek "Sen benimle dalga mı geçiyorsun be adam" diye içten içe çığlık atmıştı. Gözleri ateş saçıyordu ve odanın kapısını sertçe kapatarak sinirli bir şekilde salona tekrar dönmüştü. Seichi odanın sert bir şekilde kapanan kapısı ile başını o tarafa çevirmiş ve çevirmesi ile Misaki’nin “siz benimle dalga mı geçiyorsunuz?” diye bağırması bir olunca genç adam ağzına attığı son lokmayı yutamayarak öksürmeye başlamıştı. Sonrasında ise Misaki tedirginlik ile ona yaklaşarak hırsını alırcasına sırtına vurmaya başlayınca Seichi ona engel olarak son bir caba ile lokmasını yutmuştu. Sonra da zorlukla konuşmaya çalışarak “Siz neden bahsediyorsunuz?” diye sormuştu. Sonrasında ise genç kızın sözleri ile nerede ise kahkaha ile gülecekti. *** umarım bölümü beğenmişsinizdir.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD