Genç kız sinirini saklamayarak konuşmasına devam ediyordu. “Siz gerçekten şaka gibisiniz? Bu gerçekten şaka olmalı. Nasıl olurda bana o odayı verirsiniz? Bariyere bir yer yatağı atsaydınız?” dediğinde genç adam olanları kavramaya çalışıyordu. “Neden mobilyaları beğenmedin mi? Bilseydim yer yatağı da kurardım” dediğinde genç kız çığlıklar içinde yerinde tepinerek bağırmaya başlamıştı. “Mobilya mı? Ne mobilyası. Allah aşkına oda bomboş.” Dediğinde Seichi kendisine hakim olamayarak kahkaha atmaya başlamıştı.
“Boş mu?” diye tekrarlayan genç adam kendisini tutamıyordu. Misaki ise daha da sinirlenerek ona bir tekme atmıştı. “Sen neye gülüyorsun? Bu komik mi? Senin aklından zorun olduğunu düşünmüştüm, yanılmadığımı görüyorum” dediğinde Seichi onun bu tavrına sinirlenmesi gerekirken gülmesini acı içinde keserek “Mobilyaları kapatmış olmalıyım” dediğinde genç kız şok olmuştu.
Misaki onun sözlerini anlayamamıştı. İçinden ‘Kapatmak, nasıl kapatmak’ diye geçirse de ona imalı bir bakış atan genç adam yerinden doğrularak odaya doğru ilerlemeye başlamıştı. Misaki ise onu takip ediyordu. Az önce çıktığı boş odaya yönelen genç adamın kafayı yemiş olduğunu bile düşünüyordu.
Genç adam ona alaycı bir ifade ile bakarak kapıyı açmıştı. Misaki onun bunu bilerek yaptığını düşünüyordu. Kapıdan içeriye girmeyen genç adam onun da yanına yaklaşmasını beklemişti. Seichi genç kızın arkasından söylendiğini duyabiliyordu. Bu ona sadistçe bir haz vermeye bile başlamıştı.
Genç kız odanın kapısına geldiğinde içerinin ferahlatıcı krem rengine bakmıştı. Oda sanki eve göre biraz daha küçük olmasına rağmen duvarların diğer bölgelere göre daha düzgün olduğunun da farkındaydı. Seichi ise onun yanına gelmesi ile gülümsemiş ve odaya bakarak derin bir iç çekmişti. “Gerçekten de boş görünüyor değil mi?” diye sorunca genç kız ters bir şey söylememek için kendisini zor tutmuştu.
Sonrasında ise Misaki’yi omuzlarından hafif iteleyerek odanın içine ilerletmiş ve bir noktada sabit kalmasını söyleyerek yeniden kapının yanına gitmişti. Genç kız gerçekten gergin hissediyordu. Tanımadığı bir adam ile bir evde yalnızdı ve bu evin her tarafı egzotik geliyordu. Seichi onun şaşkın bakışları arasında duvarda bulunan birkaç düğmeye basınca odanın iki dakika içinde hazırlanışı şok olmuş gözlerle izleyen Misaki’ye bakmıştı.
Genç kız duvardaki birkaç düğmeye basılması ile kendi kendine hareket eden duvarlar karşısında şaşkına dönmüştü. Boş gibi görünen odanın pürüzsüz duvarlarından bir tanesi hareketlenerek aşağıya inmiş ve ardından kocaman yatak odanın tam ortasına yerleşmişti. Yatakla birlikte monte olmuş ve oldukça şık komodinler ise göz alıyordu. Ayrıca yerden yükselen birkaç mobilya parçası odanın sağ köşesinde hoş bir masa halini almıştı. Misaki şok içinde pencerenin hemen pervazının yanından hareket eden mekanizmaya bakmıştı. Mekanizma altından hoş bir perde pencereye kapanmıştı. Ayrıca hemen yanında duvarın ters dönmesi ile abajur ve çiçeklik meydana çıkmıştı. Duvarın her bir yanı şık tablolarla dolmuştu. Etrafı taşlarla süslü oval boy aynasına ise bayılmıştı. Duvarda ise sürgülü dolap sanki hala duvarla bir bütün gibiydi. Üstelik tavandan sarkan lamba da oldukça pahalı görünüyordu.
Misaki ağzı aç9ık bir şekilde odaya bakarken yutkunmadan edememişti. Seichi ise onun şaşkın yüzü ile eğleniyordu. Kızın şok olduğunu ağzı açık oluşundan anlamaması mümkün değildi. Misaki birden hıçkırmıştı. Sonrasında ise utanarak ağzını tutunca genç adam bu kez gülmesini saklayamamıştı.
Misaki şaşkınlık ile odaya göz atarken Seichi başka bir düğmeye basarak yatağın hemen karşısında bulunan duvardan dev bir plazmanın çıkmasını sağlamıştı. Ayrıca sinema sisteminin de olduğu bu plazmanın altında da yapay olduğu bir şömine de vardı. Yatağının hemen başucunda ise yatakla birlikte piyasaya çıkan küçük güvercin şeklindeki abajurlar ise göz alıyordu.
Odada bir dinlenme koltuğu ve hatta küçük bir kitaplık bile vardı. Az önce küçük görünen oda şimdi kocaman bir ev gibi görünüyordu. Duvarların arkasından başka bir şey çıkacak mı diye bakınan genç kız Seichi’nin gülen yüzü ile karşılaşınca hemen toparlanarak ona etkilendiğini belli etmemeye çalışsa da bunda başarılı olamamıştı.
“Başka bir şeye ihtiyacın var mı?” diye soran genç adam yüzünde ki gülümsemeyi gizleyememişti. Genç kız ise şaşkınlık ile “Yok” derken sesi o kadar tuhaf çıkmıştı ki o sesin kendisinden çıktığına bile inanamamıştı. Genç kız biran nefes alamadığını hissetmişti. Sonra itiraf etmek zorunda kalmıştı. “Bu… bu dahiyane bir şey…” dedi genç adamın yüzüne bakarken. Bunu oldukça samimi söylemişti. Seichi onun bu samimiyetinden bir adım geri atarak hemen yüzünün ifadesini ciddileştirerek “beğendiğine göre işe hemen başlayabilirsin!” dediğinde genç kız dişlerini öfke ile sıkmıştı.
Gen adam ifadesini hiç bozmayarak odadan çıktıktan sonra Misaki küçük bir çığlıkla koşarak yatağın üzerine atlamıştı. Seichi onun çığlığı ile yerinde durarak gülümsemiş ve Misaki’nin yan dönerek komodinin üzerinde ki kumandalardan birini alarak televizyonu açmak için düğmesine basması ile aynı zamanda “Umarım yatağın içinde kalmazsın!” demesi ile Misaki’nin bastığı dümenin yatağın kapanmaya başlaması bir olmuştu. Genç kız üzerinde oldu yatağın kapanmaya başlaması ile telaşlanarak hızla yataktan aşağıya atlarken elinde ki kumandanın televizyon değil odanın komut kumandası olduğunu anlamıştı. Derin bir nefes alarak kapanan yatağa bakarken “Oh… Nerede ise tost oluyordun kızım. Daha dikkatli olmalısın!” diyerek korku ile son klik sesine dikkat çekmişti.
Elini kalbinin üzerine koyarak deli gibi atan kalbini sakinleştirmeye çalışıyordu. Son anda yataktan atlayabilmişti. Sonrasında ise Seichi’nin “Lisa” diye onu çağırması ile hemen salona geçmişti. Genç kız merakla masasının başında oturan genç adama bakarak “evet” diye yanıt verince Seichi ona bakmayarak “Odan ile oynaman bittiyse artık işinin başına dönebilirsin. Malum etraf çok dağınık” dediğinde genç kız sinirini belli etmemek için yumruğunu sıkmış ve “Elbette Bay Seichi” demişti.
Genç kız kısık sesle söylenerek salondan alt kata giderken Seichi kısık gözleri ile onu izlemeye başlamıştı. Dudakları hafif kıvrılmış olan genç adam bu gün gerçekten eğlenmişti. Önceki hizmetlilerin sürekli itaatkâr olması hoştu ama bu kız ona karşılık verdikçe kendisini daha iyi hissediyordu. Ama fazla zaman kaybettiğini düşündüğü içinde içi hiç rahat değildi.
Onun gözden kaybolması ile hemen çalışmasına dönen Seichi sürekli aynı şeyleri düşünmeye başlamıştı. Bu aslında onda sık olan bir durum değildi ama son birkaç gündür kendisini toparlayamamıştı. Sanki birisi fikirlerini çalıyormuş, düşünce gücünü yok ediyormuş gibi geliyordu. Beğenmesi oldukça zorlaşmıştı. Başka mimarların balıklama atlayacağı projelere burun kıvırır olmuştu.
Yoğun geçen birkaç hafta sonra bu gün uyduğu birkaç saat ona çok iyi gelmişti. Bu uyku ona en az bir hafta yeterdi. Tabi bu bir hafta Misaki içinde zor geçecek gibiydi. Tekrar salona elinde temizlik malzemeleri ile dönen Misaki, çalışmaya başlayan yeni patronuna bakıyordu. Onu uzaktan izleyen genç kız ne kadar da ciddi bir ifadesi olduğunu düşünürken, genç kızın kendisine baktığını hisseden Seichi yüzünü hafif ona dönerek gözündeki yakın gözlüklerinin üzerinden ona bakmaya başlamıştı. Onun bu bakışı karşısında Misaki gülmek için kendisini zor tutmuştu. Seichi bu şekilde çok komik görünüyordu. “Bir şey mi söyleyecektin?” diye soran genç adam, onun neden kendisine bu şekilde dikkatli bakmaya devam ettiğini anlayamamıştı!!