Yeşil gözleri karanlıkta bile keskin duruyordu. Bana bakmıyordu sanki beni tartıyordu. Dudaklarıma baktığını fark ettim. O an içimde bir şey buz gibi oldu. “Tarık Ağa ne yapıyorsunuz,” dedim. Sesim titredi. “Ben yanlış anlaşıldım sanırım.” Kaşları daha da çatıldı. Çenesi kasıldı. “Üstümden kalkar mısın,” dedi. Ses tonu soğuktu. Emir gibiydi. Hiçbir duygu yoktu. Hemen doğruldum. Kucağından kalktım. Geriye doğru bir adım attım. Ellerim istemsizce göğsümde birleşti. “Üzerinizi örtmek istemiştim,” dedim. Gözlerim yerdeydi. Utançla karışık bir şaşkınlık vardı. “Ben…” dedi. “Özür dilerim normalde bir kadını kucağına çekecek kadar saçmalamazdım.” Tarık Ağa bana baktı. Uzun uzun baktı. O bakışta öfke vardı. O bakışta kontrol vardı. O bakışta anlam veremediğim bir gerilim vardı. Yeşil gözler

