Pantolonuna sıra geldiğinde ellerim titredi. Bunu saklayacak halim de yoktu zaten. “Bakma öyle,” dedim, “ilk defa yapıyormuşum gibi.” Zaten öyleydi. Gerçekten aklım uçtu sanırım benim. Ama nasıl uçmasın. Gönül ister düzgün bir kaynanam olsun ana gibi anlatsın ama nerede. Bahoz hiçbir şey demedi. Sadece başını hafifçe eğdi. Sanki “tamam” der gibi. Onun bu sessiz kabullenişi beni daha çok cesaretlendirdi. Acele etmedim. Acele edersem düşerim gibi geldi; hem kelimelerde hem hareketlerde. Düğmeyi çözerken nefesimi tuttum. O an fark ettim; sadece ellerim değil, aklım da titriyordu. Bunu da atlatırsak, dedim içimden, gerisi kolaydır herhalde. Pantolon indi. Bahoz olduğu yerde kaldı. Ne ileri geldi ne geri çekildi. “Şimdi oturacağız. ” Sesi çocuk gibi değildi ama saf bir merak vardı için

