Gördüğü rüyalar; bir lavdı ve hayatını yakıp kavurdu.
Gözlerindeki kanlı yaşlar hiç akmaktan kendini alı koyamadı.
Canhıraş kabusların eseriydi o kanlar...
Yaş, yüzünü yalayıp geçerken Kıvırcık Bey geldi.
Kabuslarının karanlığına, aydınlığı hatırlattı.
Meyus ruhuna ilaç gibi geldi. Kabusları onunla birlikte aydınlığı kabullendi.
Onun ruhu iyileşirken aynı zaman süveyda açıldı, kalbinin orta yerinden.
Kanata kanata açtılar o karanlığı, serzenişlerini duymadan.
İyileşen ruhu bu sefer dilhun oluverdi.
Uzuvları ise onun vücuduna geldiği için Tanrıya yakındı.
Süveydaya her bir günah eklenirken kabuk bağlayan yaraları kanadı.
Kıvırcık Bey sardı, onlar durmadan kanadı.
Kanadı da kanadı...