Hikayesi Ayyuzluguzel
author-avatar

Ayyuzluguzel

HAKKINDAquote
Yazar çizerim, dünyamı boyarım hepsi bu! ınsta: ayyuzlu_guzel
bc
CEO’nun Bebeği
Güncellenme zamanı May 16, 2026, 12:56
Gördüğüm adamla yutkundum, bu az önceki adamdı. Barış Soylu, holdingin patronu. Neden dalga geçer gibi davrandığını şimdi anlıyordum. Gözleri anında beni buldu ve orada bir süre kaldı. Bense başımı eğip saklanmaya çalıştım. Arkamdaki kızlar “Çok yakışıklı.” diye söyleniyordu. “Evet ama korkutucuymuş aynı zamanda.” dedi bir diğeri. “Ofise çağırmasını istersin ama çağırınca da muhtemelen ağlarsın.” dedi bir diğeri. Arkama dönemiyor sadece ellerime bakıyordum. Bir kız daha hülyalı hülyalı konuştu, “O tıpkı bir kurumsal kahraman!” diye söylendi. Başımı kaldırıp ona baktım. Gözleri benim üzerimdeydi. “Bilmenizi isterim ki buradaysanız, bilin ki en iyisinizdir demektir.” dedi. Takım elbisesi tam, tıraşı temiz. Saçları özenle taranmış. Az önceki yarı çıplak halinden eser yok, gözleri hariç. “Bayan İnan!” diye seslendi. Bakışları üzerimde durdu. “Evet…” diyip ayağa kalktım, bir an bacaklarımı güçsüz hissettim. “Ekibime atanacaksınız.” dedi. Aynı anda diğer sesleri bastırarak “Evet efendim.” diyip yerime oturabildim. Diğer kızlar “Çok şanslı…” “Onun altında mı çalışacak?” “Bunun için öldürebilirdim. Onunla birebir toplantıları hayal etsene.” dediler. Hayal etmeme gerek yoktu az önce onu gerçekten doğal olabilecek haliyle görmüştüm ve her bana baktığında adeta midemde kelebekler uçuşuyordu. O öğleden sonra cam duvarlı toplantı odasında onu gömleksiz gördüğüm gerçeğini düşünmeyen biri gibi olmak için elimden geleni yapıyordum. İçeri girdiğimden beri yanaklarım iş birliği yapmayı reddediyor ve yanıyordu. Masanın öbür ucunda kafasını kaldırıp öyle bir bakış attı ki bunu farkettiğini belli etti. “Oryantasyondan kurtulmak için zamanın var mı yoksa çalışmaya hazır mısın?” diye sordu. “Hazır ve iyiyim.” dedim 3 saattir gözümün önünden atamadığım dövmeyi silebilirmiş gibi.
like
bc
Seks kölesi
Güncellenme zamanı May 6, 2026, 03:45
Ah oh dayanamıyorum lütfen içime gir! Daha sert… ımmhh çok daha sert! Ohh çok iyi! Yırtılıyor sanki içim deliğim doldu, dopdoluyum. Ah hayır orospu değilim, seks severim. Sadece sikilmek istiyorum. Deli gibi. Sikilmek, sikişmek sadece doyamıyorum sekse…Ah! Ah! Gökyüzünde süzülüyorum şu an. Oh çok iyiydi. Son itişler… sanırım o da bitiyor. Seks partnerim iyiydi bugün etkileyici bir performans gösterdi. Beğendim. Az dinleneyim gideceğim.“Bir tur daha bebeğim?!” Ah yo ama sanırım hayır diyemeyeceğim tekrar okşamaya başlar başlamaz ıslandı amcığım. Oh çok iyi hissettiriyor amcığıma dilini sokuyor şu an. Döl ve zevk sularımız karışık olduğu halde iştahla yalıyor, sömürüyor, emiyor. Ah dili içime giriyor ah tanrım muhteşem hissediyorum. Ah şimdide parmağı içimde. Parmağıyla becerirken meme uçlarımı emiyor, ısırıyor. Bu adam harika. Oh.. oh.. dayanamıyorum çığlık çığlığa boşalmak istiyorum. Ah geliyorum diye bağırdım. Hemen değil güzelim diye cevap verdi. Sikini amıma hızaladı ve kökledi. Kalın penisi amımı yırttı sanki. Saniyelik acı hazza dönüştü. Çok büyük çok doluyum. Ah! Ah! Ah! İçime pompalıyor durmaksızın geliyorum, geliyorum ahh ah… bu kadar vahşi ve ilkel sikilmemiştim. Seks kölesi gibi hissediyorum kendimi arkama döndürdü köpek pozisyonundayım arkadan girerken sert biçimde memelerimi yoğuruyor, iki parmağını ağzıma verdi. Çok şiddetli boşalıyorum. Sanırım çığlıklarımı bastırsın diye parmaklarını ağzıma verdi çünkü dayanamıyorum çok sert. Çok kalın. Daha önce böyle yarak yemedim oh harika hissediyorum kendimi. Hızlandı. Yardırıyor içime, döllerini hissediyorum son itişle içimde hala belimden tutuyor. Yığılıyor arkama. Nefeslerimizi düzenlemeye çalışıyoruz ikimizde. Terliyiz ve odadaki seks kokusu çok yoğun menilerden yapış yapış her yerimiz yatakta öyle. Misyoner pozisyonla başlayan sevişmemizden sonra bu epey yordu beni. Sanırım uyuyacağım. Üzerime çarşafın örtüldüğünü hisettim ve gözlerimi yumdum…
like
bc
Zalim’in Sıla’sı
Güncellenme zamanı May 18, 2026, 02:54
Öz annem ben bebekken ölmüştü. Babam ben iki yaşındayken Gülçin anneyle evlenmiş, Gülçin anne bana hep öz annem gibi bakmıştı. Benimle bir annenin ilgilenmesi gerektiği gibi ilgilenmiş hem sevgimi hem saygımı tam anlamıyla kazanmıştı. Ona anne diye hitap ediyor, dışardan her gören bizi öz anne ve kızı sanıyordu. Öyleydik de gerçekten. Ama oğlu hiç annesine benzemiyordu. Giyindim, göz rengime uyan mavi bir gömlek elbise giydim, kemerle belimi ortaya çıkardım. Sarı uzun dalgalı saçlarımı ise açık bıraktım. Beyaz spor ayakkabılarımı giyerek çantamı da omzuma astıktan sonra odamdan çıktım. Annem “Bebeğim, Koray seni bıraksın.” diye önerdi. “Anne gerek yok, kendim gidebilirim.” dedim. “Biliyorum tatlım, ama belki buraya alışmasına yardımcı olabilirsin. O da hiç olmazsa burayı ziyaret etmeye devam edebilir. Lütfen Sıla.” diyip elimi tuttu. “Pekala anneciğim.” diyip elini sıktım. Arabam vardı. Küçük bir araba olmasına rağmen benim üniversiteye gidip gelmeme yetiyordu. Koray’ın arabası son derece lüks ve pahalı bir spor arabaydı. “Bununla mı gideceğiz?” diye şaşkınlıkla sordum. Hemen arkamda olduğunu farketmemiştim, geriye döndüğümde öyle ki neredeyse burun buruna duruyorduk. Geri çekildim ve o da bir adım ileri attı. Sert yüzünde anlayamadığım bir ifade vardı. Normalde hiç gülmeyen adamlar olur, Koray’da bunlardan biriydi. Gözleri kızgınlıkla bakıyor gibiydi ama neden kızgın olsun ki diye düşünüyordum bir yandan. Geri doğru bir kaç adım ilerlediğimde “Benden korkman yersiz.” dedi. Sanki ilk defa sesini duymuşum gibi geldi. Masada hiç bana yönelmemiş ve benimle konuşmamıştı. Ses tonunu duyunca dudaklarım aralandı. “Senden korktuğum yok.” diyebildim neyse ki. “Atla küçük kız.” dedi ve arabasının şöför koltuğuna doğru ilerledi. Üzerimdeki baskısı gittiği için memnun olsam da birazdan onun yanına oturacağım düşüncesi beni yeniden rahatsız etti. Bu rahatsızlık adlandıramadığım türden bir sıcaklık yayıyordu öyle ki bunaldığımı hissettiriyordu bana. Arabanın üstünün açık olması sevindirici tek özelliği olabilirdi şu an. Onun sedir ve nane kokulu esansını alsam da açık havada dağılıyordu. Yolu tarif etmek istesem de o navigasyonla beni götürdü. Omuz silkerek üzerinde durmadım zaten onunla iletişimde bulunmak istemiyordum. Yan gözle ona baktım. Siyah bir tişört ve siyah bir kot pantolon vardı. Kol kasları hatta bacak kasları bile vücudunun sporla şekillenmesi için yıllar harcağını gösteriyordu. “Gördüğünü beğendin mi?” dedi bana doğru bakmadan. Tanrım! Nasıl da yakalanmıştım?! Başımı yana çevirdim ve dışarıya bakıyormuş gibi davranmaya çalıştım. “Sana baktığım yok.” diye kızgınlıkla söyledim. Bir gülme sesi ama kısacık sürdü o kadar kısa ki, yanlış mı duydum diye düşündürdü. Ona geri baktığımda yüz ifadesinin bir çelik kadar sert göründüğünü farkettim. Mırıldandığımı bile farketmemiştim ki Koray’ın buz gibi bakışlarla trafik ışıklarında bana doğru baktığını farkettim. “Kendi kendine mi konuşuyorsun?” diye sordu. Sorusu daha fazla onla kalmak istemediğimi farkettirdi bana. Bende arabadan indim ve ilk defa gözlerinde ufak da olsa bir şaşkınlık görmek beni mutlu etti.
like
bc
O Benim Bodyguard’ım
Güncellenme zamanı May 4, 2026, 12:58
‼️Yaş farkı içermektedir.‼️ Paris’ten döndüğüm ilk gün. Daireme çıkar çıkmaz onu görüyorum. Benim dairemde benim mutfağımda kendine yumurta pişiriyor. Sanki mutfak onunmuş gibi. Burası kendi dairesiymiş gibi rahat. Atletik vücuduyla kol kasları giydiği tişörtten belli olan üst gövdesiyle, biscolata erkekleri kadar yakışıklı ve ağız sulandırıcı. Ama onu görünce daha çok kızıyorum. “Ne işin var mutfağımda? Dairemin anahtarını koy ve defol git!” diyip hiddetle arkama bakmadan gidiyorum. O ise odamın kapısına varmadan sesi yükseliyor. O hiç oralı değilmiş gibi “Kahvaltı yapmak istiyorsan fazladan yumurta pişirdim.” diye rahat bir tavırla karşılık veriyor. Dönüp orta parmağımı yüzüne doğru kaldırıyorum ve odamdan içeri giriyorum. Babamın en yakın arkadaşlarından. Özel koruma şirketinin sahibi. İlk aşkım. Demir. Yarattığım sansasyonlardan sonra babam beni korumam için onu görevlendirmiş olmalı. Çünkü o benden nefret eder ve zamanla ona duyduğum ilk aşk karşılık görmememden dolayı nefrete dönüşmüş durumda. Bende onu en az onun beni sevmediği kadar nefret ediyorum şimdi. “Neden kabul etti ki?!” Öyle acıktım ki burnumu sürterek onun pişirdiği herhangi bir şeyi yemek istemiyorum. Telefonumu elime aldığımda Sude’den mesaj olduğunu görüyorum. “Sürtük geldin mi? Partiye gel!” yazmıştı. “Ne partisi sabah sabah?” yazdım. Anında cevap geldi “Gel kendin gör!” diye yazmıştı bu sefer. “Tamam geliyorum.” yazdım ve hemen kalktım. Aklıma Demir’i kızdırmak için bir fikir geldi. Kısa bir duş alıp iç çamaşırı giymeden siyah straplez bir elbise giydim. Hani eğilsem kadınlığım açığa çıkacak kadar mini olanlardan. Göğüslerimi oldukça sıkı sarıyordu bu elbise. Saçlarımı hafif ıslak bıraktım. Kırmızı bir dudak parlatıcısı sürdükten sonra hazırdım.
like
bc
Karanlığın Bakiresi
Güncellenme zamanı Apr 29, 2026, 08:18
“Balayımızın üçüncü günü ve biz seninle daha sevişmedik Tavşan.” dedi sesi boğuk ve pürüzlüydü. Baskısı yoğunken gözleri daha da kararmıştı. “Ah hayır!” dedim karnımda baskısını hissettiğim sertliğe sürtünmemeye çalışarak. Sertliğine sürtünmek istiyordum. “İstemiyor musun?” dedi sesi alçak tehlikeli. Sanki bir sınırı aşacaktık cevabımla, aramızda hissedilen elektrik kıvılcımlara dönüşecekti. Sessizleştim ama güçlü elleri hala vücudumun üstünde gezinirken ona hayır demek oldukça güçtü. Aciz ve cılız çıkan sesime lanet ettim. “İstemiyorum.” “Bana bak!” dedi Nigel, buyurgan bir tonla. #2026TR-İlle de Sen
like
bc
Patron’un Esiri
Güncellenme zamanı Feb 26, 2026, 06:39
“Bacaklarını aç! Masanın üzerine eğil!” dedi sert bakışlarıyla. “Ama bu etek çok kısa efendim.” diye itiraz etmek istedim. Yüzüne baktığımda yutkunup susmak zorunda kaldım.Dediğini yapmaktan başka çarem yokmuş gibi hissediyordum. Sert yüzünde hiç bir mimik oynamıyordu. Sanki isteği çok sıradan bir şeydi. Bu işi almaktan başka çarem yoktu. Sözleşmeyi defalarca okumuştum ve durumumu ölçüp tartmıştım. Zorunlu olmak bir yana benden istediği şeyi yapmak için engel olamadığım bir heyecan hissi de yaşıyordum. Hafif uzun siyah saçlarıyla sert yakışıklı çehresi kasıklarımda ağrıya sebep oluyordu. Bakışları avını izleyen bir avcı gibiydi. O bakışlar hem buz gibi bakıyor, hem de için için beni yakıyordu.
like